Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4897 E. 2026/2973 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4897
- Karar No
- 2026/2973
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/4631 E., 2025/1476 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/458 E., 2023/424 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 18 69... parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduğunu, dava konusu taşınmazın imar planında kamusal alan olarak belirlendiğini, 11.03.2021 tarihli belediye encümeni kararıyla kamulaştırılmasına karar verildiğini, kamulaştırma bedelinde uzlaşılamadığını, taşınmaza hukuki el atma yapıldığını, davacının mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, bu el atma nedeniyle müvekkilinin taşınmazının kullanamadığını, davalı İdarece kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili istemiyle dava açıldığını iddia ederek dava konusu taşınmazın imar planında kısıtlı olduğu dönemden itibaren başlayacak ecrimisil değerinin tespit edilerek bu bedelin davalı İdareden davacının payı oranında tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yargı yolu itirazının bulunduğunu, dava konusu taşınmaza fiili el atma bulunmadığını, taşınmazın kamulaştırılmasına karar verildiğini, bedel tespit ve tescil davasının derdest olduğunu, taşınmazın imar planında 1984- 2015 yılları arasında ilkokul alanında kaldığını, 2015 yılı sonrasında imar planında belediye hizmet alanı, kapalı pazar yeri, bölge otoparkı, sosyal tesis ve çok amaçlı salon olarak belirlendiğini, zaman aşımı def’inde bulunduğunu, ecrimisil şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "... mahallinde icra edilen keşif sonrası bilirkişi heyeti tarafından 03.02.2023 keşif tarihiyle, dava konusunun boş arsa vasfında olduğu, üzerinde herhangi bir yapı muhdesat olmadığı, nebati toprak örtüsü ile olduğu şekliyle bulunduğu, yol cephesine bir sıra araç park edildiğinin gözlendiği, davalı idare tarafından dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı gibi taşınmazın davacı tarafından kullanılmasına engel olunmadığı, kaldı ki; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 10. maddesinde yer alan kısıtlama konulan gayrimenkullerin kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirildiği döneme kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen hakların devam edeceğine ilişkin düzenleme uyarınca umumi hizmetlere ayrılan taşınmazın maliki tarafından kullanılmasına engel olunmadığından davacının ecrimisil bedeli olarak tazmini gereken bir zararı bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Dava konusu taşınmazda fiili işgal bulunmadığı ve taşınmazdan yararlanmanın engellenmediği gerekçesiyle ecrimisil ödenemeyeceği yönündeki tespitin hiçbir hukuki izahının bulunmadığını, 2. Taşınmazın imar planında kamusal alan olarak belirlenmesi nedeniyle kamulaştırılmasına karar verilmesi ile hukuki el atma oluştuğunu, zira taşınmazın uzun yıllardan beridir imar planında kamusal alanda kaldığını, hukuki el atmanın da fiili el atma gibi taşınmaza kısıtlama getirdiğini, 3. Ecrimisil istemli davanın kabul edilebilmesi için mülkiyet hakkı sahibinin taşınmazını gerektiği gibi kullanamamasının yeterli olduğunu, 4. Bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın 10 araçlık açık otopark olarak kullanılabileceğinin değerlendirildiğini ve buna göre hesaplama yapıldığını, hesaplamanın hatalı olduğunu, emsal seçimlerinin doğru olmadığını, imar planında kısıtlanma tarihinden itibaren ecrimisile hükmedilmesi gerektiğini, 5. Bilirkişi raporuna itirazı hakkında karar verilmeden davanın reddi cihetine gidildiğini, 6. Dava konusu taşınmazın sosyal tesis alanı olarak belirlenerek; belirlenmeyen taşınmazlara kıyasla alt bir konuma getirildiğini, sosyal donatı alanında kalan taşınmazların maliklerinin mağdur durumuna getirildiğini, sosyal donatı alanlarında kalan taşınmazların kamulaştırma ve ecrimisil bedeli tespiti aynı planda konut, ticaret vs. gibi alanda kalan taşınmazlara kamulaştırma ve ecrimisil bedelinin aynı miktarda tespit edilmesi gerektiğini, 7. İmar planında fedakarlık yapmak zorunda bırakılan sosyal donatı alanı, yeşil alan, pazar yeri ve sosyal tesis gibi alanlarda kalan parsel sahipleri imarzede, diğer parsel sahipleri konut ve ticaret alanı gibi alanlarda kalarak imarzade olmasının Anayasa'nın eşitlik ilkesine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, 8. Dava konusu taşınmaz; malikinin takdirine bırakılmış olsaydı şehrin ortasında kalan yerin bu şekilde kullanılacağını düşünmenin akla uygun olmayacağını, 9. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.