Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5020 E. 2026/2961 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5020
- Karar No
- 2026/2961
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1780 E., 2025/1728 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/639 E., 2025/69 K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Karaman ili, .... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve tapunun 6 32... parsel numarasında kayıtlı 914.118,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 20.02.1979 tarihinde yapılan kadastro tespiti ile mera vasfı ile senetsizden ... adına tapuda tescil edildiğini, tescil işlemi sonrasında dava konusu 6 32... parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından resen yapılan ifraz işlemleri sonucunda mera niteliğinden çıkartıldığını, ifraz işlemi sonucunda oluşan ... Mahallesinde bulunan 14 33... parsel numaralı taşınmazın 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesi kapsamında kalmadığını belirterek davalı adına olan tapusunun iptali ile tapuda kayıtlı olduğu vasfı ile ... adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın evveliyatında mera olarak tapuda müvekkili Belediye adına tescil olduğunu, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 hükmüne göre de davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, esas yönünden de haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu edilen taşınmazın evveliyatında kadastro tespitinde "mera" vasfı ile davalı ... adına tescil edildiği, 03.05.2005 tarihi itibariyle belediye sınırları içerisinde, 01.01.2003 tarihinden önce kesinleşmiş imar planı içerisinde "yol ve park alanında" kaldığı, taşınmazın çevresinin yoğun yerleşim yeri olarak işgal edildiği, gecekondu önleme bölgesinde kaldığı, her ne kadar yol ve park alanı olsada yerleşim yeri olarak işgal edildiği, mera niteliğini yitirdiği, mera niteliği ile kullanılmasının teknik açıdan mümkün olmadığı, yerleşim, işgal ve yapılaşmanın 01.01.2003 tarihinden önce var olduğu, 4342 sayılı Kanunun geçici 3. maddesindeki koşulların oluştuğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamına ve toplanan delillere göre mevcut delillerin takdirinde ve hükmün dayandığı gerekçede bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı, çelişkili ve yetersiz olduğunu, 4342 sayılı Kanunun geçici 3. maddesinde sayılan koşulların gerçekleştiğine dair dosyada yeterli delil bulunmadığını, taşınmazın park vasfında olması karşısında yerleşim yeri olarak işgalinden söz edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın 4342 sayılı Kanunun ve 3194 sayılı İmar Kanunu gereğince tapusunun iptali ile Hazine adına tescili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince davacı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.