Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5211 E. 2026/1928 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5211
Karar No
2026/1928
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1545 E., 2025/1703 K.m Şirketi vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 25.07.2018 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/266 E., 2021/561 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; Bodrum Vergi Dairesinin mükellefi dava dışı ...'ın 13.06.20 04... .12.2007 tarihleri arasında Bodrum/Muğla adresinde restaurant işletmesi bulunduğunu, adı geçen mükellef adına yine aynı adreste Bodrum ... Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı davalı şirketin kurulduğunu, söz konusu şirketin müdürünün ... olduğunu, ...'ın aynı adreste şirket kurmasının ve aynı unvanla aynı faaliyette bulunmasındaki amacın şahıs işletmesinden doğan borçları nedeniyle karşılayabileceği hacizlerden kaçınmak olduğunu ’ın bedelsiz veya değerinden çok düşük bir bedelle hissesini devrederek şirket ortaklığından ve müdürlüğünden ayrıldığını, ...'ın 07.02.2018 tarihi itibarıyla 401.596,60 TL vergi aslı, 885.177,22 TL de gecikme zammı olmak üzere toplam 1.286.773,82 TL vergi borcu bulunduğunu, şirket yönetiminde olması nedeniyle hak kazanmış olduğu huzur hakkının tahsili amacıyla davalı şirkete gönderilen 89/1 ihbarnamesine yapılan itirazın gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 338. maddesi gereğince 89/1 haciz ihbarnamesine itiraz eden şirket aleyhine tazminat davası açıldığını ileri sürerek; ...’in şirketten alması gereken huzur hakkı olan 20 14... yıllarına ait toplam 328.597,00 TL için yapılan 89/1 haciz ihbarnamesine haksız ve gerçeğe aykırı itirazı nedeniyle tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili şirket tarafından yönetim kurulu üyesi ...’a herhangi bir huzur hakkı ödemesi yapılmadığını, bu nedenle 79/1 haciz ihbarnamesine doğru beyanda bulunulduğunu, şirketten herhangi bir ücret, huzur hakkı veya alacağı da bulunmadığını, davacının 89/1 değil, 79/1 haciz ihbarnamesi gönderdiğini, haklı ve hukuki gerekçelerle 79/1 haciz bildirisine itiraz edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar dava dilekçesinde davalıya 89/1 haciz ihbarnamesinin gönderilmiş olduğu belirtilmiş ise de, dosya kapsamına alınan evrak içeriklerinden davalıya gönderilen ihbarnamenin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a istinaden gönderilen 79/1 haciz ihbarnamesi olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının ...'a borcunun bulunmadığının tespit edildiği, usulüne uygun olarak tutulan defterlerin davalı lehine delil olarak kabul edilmesi gerektiği, bu hali ile davacının, davalının haciz ihbarnamesine karşı doğru beyanda bulunmadığı yönündeki iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; davalı şirketin usulüne uygun olarak düzenlenen açılış ve kapanış tasdikleri bulunan ve sahibi lehine delil koşullarını taşıyan 2014, 2015, 20 16... yıllarına ait şirket defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda; davalı şirketin dava dışı kamu borçlusu ... adına tahakkuk etmiş borç alacak bedeli kaydına veya ödeme yapıldığına dair kayıta rastlanmadığına ve şirketin 2014 tarihinden sonra yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödemediğinin belirlendiği haciz ihbarnamesi tarihi itibariyle dava dışı vergi dairesi borçlusunun davalı şirketten bir alacağının bulunmadığı, aksinin de davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dava dışı asıl borçlu olan ... tarafından 11.07.2023 tarihinde dava konusu borçların ödemesi nedeniyle davanın konusuz kaldığını, bu nedenle davanın reddi yönünde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece dava konusu borç sona erdiğinden davanın konusuz kaldığına karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davanın açılmasına davalı ve asıl borçlu sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinden davalının sorumlu bulunduğunu, işlemlerin muvazaalı olması ve amme alacağının tahsilinden kaçınmak maksatlı olması nedeniyle davalının yargılamaya sebebiyet verdiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haciz ihbarnamesine yapılan haksız itiraz iddiasıyla tazminat istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, dosya kapsamında yapılan incelemede dava dışı borçlunun davalı şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığının tespit edilmesine, ihbarnameye konu borcun dava dışı borçlu tarafından ödendiği ve davanın konusuz kaldığına dair iddianın davacı tarafça temyiz aşamasında ileri sürülmüş olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5211, K. 2026/1928, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5211-e-2026-1928-k-8a6ab2967bcf