Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5051 E. 2026/3043 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5051
- Karar No
- 2026/3043
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1776 E., 2025/1725 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/636 E., 2025/66 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Karaman ili, .... Mahallesi, 6 32... parsel sayılı taşınmazın 20.02.1979 tarihinde yapılan kadastro tespiti ile mera vasfı ile senetsizden ... adına tapuda tescil edildiğini, tescil işlemi sonrasında dava konusu 6 32... parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından re'sen yapılan ifraz işlemi sonucunda Yeşilada Mahallesi, 14 09... , 13... parsel numaralı taşınmazlar olarak yeniden davalı adına tescil edildiği, 14 09... , 13... parselin de ifrazı sonucu 15 20... , 15 42... , 15 67... , 29 61... , 14 33... parsel ve ... Mahallesinde bulunan tapunun 16 82... parsel olarak belediyle adına tescil olduğunu, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Merkez Denetimince düzenlenen 03.04.2017 tarihli ve 2017/3-3 sayılı inceleme raporu ile taşınmazın mera vasıflı olarak Kamu Orta Malları Siciline kaydedilmesi gerektiği şeklinde rapor düzenlendiğini ileri sürerek dava konusu Karaman ili, Merkez ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan 16 82... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın mera vasfı ile Kamu Orta Malları Siciline tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama sonucunda 4342 sayılı Mera Kanunu'nun geçici 3. maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede; dava konusu edilen taşınmazın evveliyatında kadastro tespitinde "mera" vasfı ile davalı ... adına tescil edildiği, 03.05.2005 tarihi itibariyle belediye sınırları içerisinde, 01.01.2003 tarihinden önce kesinleşmiş imar planı içerisinde "yerleşim yeri" içerisinde kalarak yerleşim yeri olarak işgal edildiği, taşınmazın mera niteliğini yitirdiği ve mera niteliği ile kullanılmasının teknik açıdan mümkün olmadığı, yerleşim, işgal ve yapılaşmanın 01.01.2003 tarihinden önce var olduğu, 4342 sayılı Kanun'un geçici 3. maddedeki koşulların oluştuğu, dinlenen mahalli bilirkişilerce de doksanlı yıllarda yerleşim yeri olarak kullanıldığı anlaşıldığından taşınmazın 4342 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi kapsamında kaldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın evveliyatının mera olduğu, dosyada mevcut bilgi ve belgelerle taşınmazın 4342 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi kapsamında kaldığının söylenemeyeceğini, taşınmazın 01.01.2003 öncesinde de madde kapsamında olduğunu ispat eder delillerin mevcut olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mera iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince davacı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.