Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5056 E. 2026/3373 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5056
Karar No
2026/3373
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1781 E., 2025/1729 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/147 E., 2025/194 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Karaman ili, .... ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan 6 32... parsel numarasında kayıtlı mera vasıflı taşınmazın davalı ... Belediyesi Başkanlığı adına tapuda kayıt ve tescil edildiğini, davalı tarafından res'en yapılan ifraz işlemi sonucunda taşınmazın 581,464,00 m²'lik kısmın ... ... Mahallesi 17 86... parsel numarasında iki ayrı miktar düzeltmesinden sonra 602.884,00 m² yüzölçümü ile yine davalı ... Belediyesi adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazın Belediye Encümen Kararı ile kamu orta malı siciline kaydedildiğini, taşınmazın 33.803,00 m²'si üzerinde Karaman Belediyesince yapılan imar uygulaması ile taşınmazdan DOP payı kesildikten sonra geriye kalan 21.971,95 m² kısmında 2 numaralı Gecekondu Önleme Bölgesinde kalan 208 taşınmazın oluşturulduğunu, belediye meclislerinin meraların sadece yararlanma ve kullanma şekillerini değiştirme yetkilerinin bulunduğunu, taşınmazı özel mülkiyete dönüştürme ve satma yetkilerinin bulunmadığını, mera vasfından çıkarılan ve ... Mahallesinde bulunan 16 49... parsel sayılı taşınmazın 82/572 hissesinin 4342 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi kapsamında da kalmadığını ileri sürerek, dava konusu 16 49... parsel sayılı ve arsa vasıflı 572,13 m² yüzölçümlü taşınmazın davalı ... adına olan 82/572 hissesinin tapu kaydının iptali ile taşınmazın tapuda kayıtlı olduğu vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, yapılan imar uygulaması sonucunda taşınmazın arsa niteliği kazandığını ve yürürlükteki imar planına göre dava konusu taşınmazların konut alanında kaldığını, taşınmazın üzerinde yapılaşma olduğunun sabit bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli ve 2024 147 Esas, 2025/194 Karar sayılı kararında "...dava konusu edilen taşınmazın evveliyatında kadastro tespitinde mera vasfı ile davalı ... Belediyesi adına tescil edildiği, dava konusu taşınmazın 01.01.2003 tarihinden önce kesinleşmiş imar planı içerisinde kaldığı, yerleşim yeri olarak işgal edildiği, mera niteliğini yitirdiği, mera niteliği ile kullanılmasının teknik açıdan mümkün olmadığı, yapılaşmanın 01.01.2003 tarihinden önce var olduğu ve taşınmazın 4342 sayılı Mera Kanunu'nun geçici 3. maddesi kapsamında kaldığının anlaşıldığı...." gerekçesiyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinın 19.09.2025 tarihli, 2025/171 Esas, 2025/1729 Karar sayılı kararı ile "...istinaf başvurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Hükmün eksik incelemeye dayalı olduğunu, b. Dava konusu taşınmaz yönünden 4342 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinde sayılan koşullar gerçekleşmediği hâlde İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı değerlendirmelerde bulunulduğunu, c. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ve işgal ile yapılaşmanın 01.01.2003 tarihinden önce var olduğuna dair hava fotoğraflarının delil olarak mevcut olmadığını, d. Dava konusu parselin üzerinde yapı bulunmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, 4342 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. hükmü uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince temyiz eden davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/5056, K. 2026/3373, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-5056-e-2026-3373-k-009d02c0d88c