Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4436 E. 2026/3134 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4436
- Karar No
- 2026/3134
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1463 E., 2025/1512 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/306 E., 2025/107 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 3161 (yeni 6 19... parsel) sayılı mera vasıflı taşınmazın 853,00 m²'lik kısmına ev, bir adet yapı ve duvarla çevrili avludan oluşan yapılar yapmak suretiyle davalı tarafından tecavüzde bulunulduğunu, söz konusu tecavüz Karaman Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğünün 08.06.2022 tarih ve 3091/07 sayılı kararıyla tespit edildiğini, Tarım İl Müdürlüğünce dava konusu meranın eski hâline getirilmesi için yapılacak masraf toplamda 853,00 m² yer için 2.104,84 TL olarak tespit edildiğini, davalının mera olduğunu sabit olan taşınmaza vaki müdahalesinin men'i ve yapmış olduğu yapıların kâl'i ile dava konusu taşınmazın bozulan mera vasfının tekrar eski hâline getirilmesi için gereken 2.104,84 TL eski hâle getirme bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkilinin ataları tarafından yapıldığını ve yapımından bugüne kadar yaklaşık 150-200 yıldır kullanıldığını, bu kullanım söz konusu taşınmazın mera vasfını kazanma tarihinden çok eskiye dayandığını, müdahalenin men'i davası için gerekli olan el atmanın haksız olması şartının sağlanmadığını, bu nedenlerle davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davanın kabulüne 6 19... parsel sayılı mera vasıflı taşınmazın Fen Bilirkişi ....'in 24.03.2025 havale tarihli raporunda A harfi ile gösterilen 36,00 m²'lik ev, B harfi ile gösterilen 511,00 m²'lik ağıl, C harfi ile gösterilen 36,00 m²'lik yapı, D harfi ile gösterilen 270,00 m²'lik avlu ve 54 m²'lik ihata duvar kısmına davalının el atmasının önlenmesine, el atılan kısımdaki yapıların kaldırılmasına, 2.104,84 TL eski hâle getirme bedelinin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin dava konusu taşınmazı atalarından miras kalmak suretiyle yaklaşık 150-200 yıldır malik sıfatıyla aralıksız kullandığını, bu kullanımın taşınmazın mera vasfı kazanmasından çok önceye dayandığını, bu nedenle müdahalenin haksızlığından söz edilemeyeceğini, dosya kapsamında Harita Genel Müdürlüğünden eski tarihli hava fotoğraflarının celp edilmesiyle yapıların 1930-1940-1950 yıllarında dahi mevcut olduğunun tespit edileceğini, ayrıca mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla kullanım süresinin ispatlanacağını, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden ilk tapulama tutanağının getirilerek olağanüstü zamanaşımı süresinin başlangıç tarihiyle birlikte hukuki durumun belirlenmesi gerektiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713. maddesi gereğince mülkiyet hakkınını kazandığını, bu nedenle el atmanın hukuka uygun olduğunun kabulü gerektiğini, kadim mera iddiası bulunmasına rağmen köyün kuruluş tarihi araştırılmaksızın hüküm kurulduğunu, Yargıtayın benzer dosyalarda kapsamlı araştırma yapılması gerektiğine dair içtihatlarına rağmen Mahkemece eksik incelemeyle hüküm verildiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile dava kabul edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, meraya el atmanın önlenmesi, kâl ve eski hâle getirme bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.