Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/3261 E. 2026/3019 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3261
Karar No
2026/3019
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1183 E., 2026/205 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/285 E., 2019/87 K.

Bölge Adliye Mahkemesinin davacılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, davanın niteliği itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 1977 yılında müvekkillerinin murisi ... adına tescil edilen bir kısım taşınmazın sonradan haksız olarak mera parseli içinde bırakıldığını, bu yerlerin yüz yılı aşkın süredir müvekkilleri ve ataları tarafından kullanıldığını ileri sürerek, taşınmazların mera olarak tescilinin iptali ile müvekkilleri ve murisin diğer mirasçıları adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; mera tahsis kararının kesinleşmesinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, mera tespit ve tahsis kararının kesinleştiğini, taşınmazlar devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kayıt malikinin tespiti ile davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, mera tahsis kararının kesinleşmesinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, taşınmazlar devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup özel mülkiyete konu olamayacağını, ayrıca TMK'nın 713. maddesinde belirtilen koşulların gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 3. Dahili davalı ... cevap dilekçesinde; davanın yasal süresi içinde açılmadığını, taşınmazların Hazineye ait olduğunu, devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerin zilyetlikle kazanılmayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mera Kanunu 21. maddede düzenlenen 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka ve kamu düzenine aykırılık bulunmadığı belirtilerek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, mera komisyonunun tespit çalışmaları sırasında taşınmazın "davalı" olduğunu, devam eden mahkeme sürecine rağmen taşınmazın mera olarak tahsis edilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu, mera komisyonunun komşu mahallelere ilan yapmadığını, müvekkilleri ile husumetli olan köy muhtarının mera komisyonunda üye/bilirkişi olduğunu, tahsis kararının yolsuz olduğunu ve müvekkilleri lehine kazanım şartlarının gerçekleştiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasındaki uyuşmazlık, mera tahsis kararının iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/3261, K. 2026/3019, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-3261-e-2026-3019-k-9abfd9e6b7de