Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/4216 E. 2026/3514 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/4216
Karar No
2026/3514
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/903 E., 2025/1315 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Arpaçay Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/298 E., 2025/111 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; dava konusu 564 parsel sayılı taşınmazın Telek Köyü Tüzel Kişiliği adına tapuda kayıtlı olduğunu, ancak tapu kaydının beyanlar hanesinde "üzerindeki ağaçların ... oğlu ....'a aittir" şeklinde şerh bulunduğunu, muhdesata ilişkin ağaçların ... tarafından dikilmediğini, kim tarafından dikildiğinin de bilinmediğini, hata ile muhdesat şerhi verildiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının beyanlar hânesinde bulunan muhdesat bilgilerinin terkinine karar verilerek taşınmazın davacı Köy Tüzel Kişiliği adına "Cumhuriyet Meydanı" vasfıyla tapuya kayıt ve tescilini, mahkeme aksi kanaatte ise ağaç değerlerinin tespiti ile bedelinin mahkeme veznesine depo ettirilerek muhdesat şerhinin terkinine karar verilerek taşınmazın Köy Tüzel Kişiliği adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, taşınmazın hatalı olarak Köy Tüzel Kişiliği adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmaz üzerindeki ağaçların murisine ait olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki dava aidiyetin tespiti davası ise de şerhin tespit sırasında konulması nedeniyle davanın ayrıca kadastro tespitine itiraz yönü de bulunmakta olup kadastro tespitinin 03.05.1985 tarihinde kesinleştiği ve dava tarihi itibariyle 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddinekarar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hak düşürücü sürenin geçmediğini, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığını, eksik inceleme ve araştırmayla karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro öncesine ilişkin tapu kaydının beyanlar hânesinde yer alan muhdesat şerhinin terkiniistemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/4216, K. 2026/3514, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-4216-e-2026-3514-k-11e4e79a64a2