Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4233 E. 2026/2698 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4233
- Karar No
- 2026/2698
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/709 E., 2025/933 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/185 E., 2021/18 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 14.03.2017 tarihinde 952 parsel, A10/B Blok, 1 No.lu bağımsız bölümü dava dışı ... şirketinden satın aldığını, bu tarihte taşınmazda ikamet edip kendisine daireyi gösteren kişinin davalı olduğunu, müvekkiline düzenli olmayan aralıklarla aylık 1.500,00 TL ödeme yapıldığını, ödemelerin davalı tarafından yapıldığı düşünülerek davalıya karşı kira bedelinin tespiti davası açıldığını ancak davalı, kiracı olduğunu kabul etmediğinden davanın reddine karar verildiğini, davalının hukuki nedene dayalı olmaksızın taşınmazı işgal ettiğini ileri sürerek taşınmazdan tahliyesini, 2018 yılı Mart ayından itibaren ecrimisilin ait olduğu aydan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin dava dışı şirket ile satış sözleşmesi imzaladığını ancak şirketin devri yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine müvekkili ile dava dışı firma arasında 23.02.2017 tarihinde protokol imzalandığını, bu protokolde dava dışı müteahhit şirketin, müvekkilinin ödediği satış bedeli ile taşınmaza yaptığı masraf karşılığı 129.000,00 TL'yi 18.05.2017 tarihinde davalıya ödemeyi taahhüt ettiğini, ödemenin yapılmasını müteakip 7 gün içinde taşınmazın tahliyesinin kararlaştırıldığını, ancak ödemenin yapılmadığını, müvekkilinin yaşadığı sıkıntıları bildiği hâlde piyasa rayicinin altında satılıyor olmasını fırsat bilen davacının taşınmazı satın aldığını, dava dışı firmadan kira bedeli aldığını, bu durumda davacının müvekkilinin taşınmazı kullanmasına rıza gösterdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının, dava konusu taşınmazı arada herhangi bir hukuki ilişki olmaksızın kullandığı, haksız işgalci konumunda olduğu gerekçesiyle davalının müdahalesinin men’ine ve taşınmazdan tahliyesine, 22.865,64 TL ecrimisil bedelinin 01.03.2019 tarihinden, 9.082,74 TL ecrimisil bedelinin ise 20.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dava dışı Hatice Nayci tarafından davacıya 19.03.2018 tarihinde "Mart 2018 Kira Teslimatı" açıklaması ile ödeme yapıldığı, bu tarihten sonra bu şekilde yapılmış bir ödeme mevcut olmadığı, 2018 yılı Mart ayına ilişkin bu ödemenin ecrimisil bedelinden düşülmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere davanın kısmen kabulü ile bağımsız bölüme vaki müdahalenin men’i ile davalının taşınmazdan tahliyesine; 19.263,00 TL ecrimisil bedelinin 01.03.2019 tarihinden, 8.108,65 TL ecrimisil bedelinin 20.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava dışı satıcı firmanın, müvekkili ile yaptığı 23.02.2017 tarihli sulh anlaşmasının 5. maddesi gereğince müvekkilinden kira bedeli veya ecrimisil talep etmemeyi taahhüt ettiğini, satıcı firma tarafından davacının hesabına düzenli olarak kira bedeli yatırıldığını, davacının satıcı müteahhit firmayla anlaşarak müteahhit firmanın ödediği bedel karşılığında müvekkillerinin taşınmazı kullanmasına rıza gösterdiğini, davacının Marmaris 1.İcra Müdürlüğünün 2018/2701 Esas sayılı dosyası ile yapmış olduğu takip ve dava dosyası içinde bulunan kira bedellerine ilişkin hesap dökümlerinin muvafakatin delili olduğunu, müvekkilinin bilgisi dışında davacı ile dava dışı firmanın kendi aralarında anlaşarak satım sonrası TBK’nın 129.maddesinde belirtilen şekliyle üçüncü kişi müvekkil yararına kira ilişkisi kurduklarını, davalının taşınmazı ariyet alan olarak kullandığını, belirtmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.