Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4882 E. 2026/2702 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4882
Karar No
2026/2702
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1777 E., 2025/757 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Anamur 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/222 E., 2023/258 K.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ... Mahallesi, 847 ada, 18... parsel sayılı taşınmazlarda hissedar olduğunu, davalının taşınmazlar üzerinde bulunan fırın ve müştemilatları, hatta müvekkillerine ait çevre parsellerdeki müştemilatları müvekkillerinin izin ve rızası dışında kullandığını, işbu sebeple müvekkillerinin hissesine denk düşen miktarda geriye dönük 5 yıllık ecrimisil talep ettiğini ve davalının müvekkillerinin hissesine yönelik el atmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap verme süresinden sonra sunduğu beyan dilekçesinde; dava konusu taşınmazın hissedarı ... ile aralarında ... Noterliğinde 24.09.2014 tarih ve ... yevmiye numarası ile yapılmış resmî kira sözleşmesi olduğunu, dava konusu taşınmazı davacılar murisi ... ölmeden önce de davalının kullandığını, özetle davacıların böyle bir kira ilişkisinin olmadığını bilmemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kullanım konusunda bir çekişmenin bugüne değin yaşanmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinde müdahalenin önlenmesi talebinin sadece zemine yönelik olarak hasredilmediği, taşınmaz üzerindeki tüm muhdesatı da kapsar nitelikte talepte bulunulduğu, davalı tarafın iki haftalık cevap süresi içerisinde davaya cevap vermediği, bu nedenle taşınmazda kiracı olduğu ileri sürülerek bu iddiasını ispatlamaya yönelik belge ve kayıt göstermesine, tanık dinletme talebinde bulunmasına izin verilmediği, yapılan keşif, mahkeme gözlemi, taraf ve tanık beyanlarından; davalının 8 47... parsel üzerindeki davaya konu fırını yaklaşık 10 yıldır, 8 47... parsel üzerindeki depoyu yaklaşık 5-6 yıldır kullandıkları ve davacıların taşınmazını kullanmasına engel olduğu, davalının taşınmazı kullanmakta üstün bir hakkı bulunmadığı, davacı tarafların mülkiyetten kaynaklanan üstün hakkı bulunduğu ve el atılan kısmın davacıların hissesine düşen toplam 5 yıllık ecrimisil bedelinin 238.543,01 TL olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davacılar adına tapu kaydının mevcut olduğu, davalının bir paydaşlığının ya da korunması gereken üstün bir hakkının bulunmadığı, davalının davacıya ait taşınmazın fen bilirkişisi tarafından ölçümlenen kısmına el attığının sabit olması karşısında Mahkemece el atmanın önlenmesi davasının kabulüne karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı, dinlenen tanıkların el atılan yeri uzun süredir, davacıların murisi ... 'ün ölümünden önce de davalının kullandığını belirtmeleri nedeniyle davalının ecrimisil talebi yönünden kötüniyetli olduğunun kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacıların ecrimisil talebinin reddine, el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dinlenen tek tanığın beyanı ile davalının iyiniyetli olarak addedilmesi neticesinde ecrimisil talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, davalının istinaf dilekçesinde ecrimisile hükmedilmesine itiraz etmediğini, sadece ecrimisil için öngörülen faiz başlangıcına itiraz ettiğini, davalı bu yeri diğer hissedar ...'dan kiraladığını ileri sürse de ... isimli kişiye de hiç para ödemediği için dava dışı bu kişinin Anamur Sulh hukuk Mahkemesinde açtığı alacak davası bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu parseldeki kullanımının parsel hissedarlarından olan ... ile ... Noterliğinde yapılmış kira sözleşmesine dayandığını, kiralayan hissedar ...'ün tapudaki hissesinin davacıların hissesine oranla daha fazla olduğunu, davacıların kullandığı belirli bir yer olmamasına rağmen el atmanın önlenmesi kararı verilmiş olmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, kararın mevcut hâli ile infazda tereddüt oluşturacağını, müşterek mülkiyete tâbi taşınmazda müdahalenin men'i kararı verilebilmesi için pay çoğunluğunun sağlanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4882, K. 2026/2702, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4882-e-2026-2702-k-319f942bda75