Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4845 E. 2026/2703 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4845
Karar No
2026/2703
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/846 E., 2025/1038 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli (Konya) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/216 E., 2024/293 K.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.06.2018 tarihli sözleşme ile davalı şirketin Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 13 48... No.lu parselde kayıtlı B3 blok, 60 No.lu bağımsız bölümü 187.000,00 TL bedel ile müvekkiline satmayı vadettiğini, sözleşmeye göre gayrimenkulün tapusunun 31.03.2021 tarihinde devredileceğinin taahhüt edildiğini, müvekkilinin sözleşme gereği edimlerini zamanında ve eksiksiz şekilde ifa ettiğini, davalı Şirketin gönderdiği fesihnameden de anlaşıldığı üzere 12.000,00 TL'lik kısmın tapu devri aşamasında ödeneceğinin kararlaştırıldığı halde tapuyu teslim etmeyeceklerini bildirdiklerini, inşaatın yüksek oranda tamamlanmış olmasına rağmen davalının teslimi gerçekleştirmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın müvekkili adına tesciline, talebin reddi halinde taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedelinin davalı Şirketten alınarak müvekkiline ödenmesine, talebin kabul edilmemesi halinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi uyarınca müvekkili tarafından ödenen sözleşme bedelinin ve yapılan masrafın ödeme günlerinden itibaren işleyecek en yüksek yasal faizi ile birlikte davalı Şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartlarının oluşmadığını, taraf teşkilinin sağlanmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacı tarafın satış bedelini ödemediğini, yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu belirterek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüketici işlemi niteliğindeki işbu sözleşmede satıcının sözleşmeden dönmesini mümkün kılan herhangi bir durumun söz konusu olmadığı, davacı tarafından sözleşme kapsamında belirlenen ücretin büyük oranı davalı satıcıya ödenmiş olup, bakiye miktarın ödenmediği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tüketici tarafından bu miktar kasten geciktirilmemiş olup satıcı tarafından sözleşmeye aykırı olarak bedel talep edildiğinden sözleşmenin ifa edilmesinden çekinen tüketicinin ödeme yapmamış olmasının satıcının sözleşmeden kaynaklı edimlerini ifa külfetinden kurtarmayacağı gibi edimlerin iadesi bakımından da Kanunun 45. maddesindeki külfetlerin satıcı tarafından yerine getirilmediği anlaşıldığından öncelikle dava tarihinde davaya konu edilen dairenin değeri tespit edilerek dava değeri olan bu miktar ile sözleşme kapsamında tüketicinin ifa etmesi gereken kısım ile ifa edilen miktar oranlanmak suretiyle, evin davacıya tescil edilebilmesi koşulu olan bakiye alacağın vadeli hesaba depo ettirilmesi yoluna gidilerek davanın kabulüne, dava konusu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, kararın kesinleşmesi halinde vadeli hesapta nemalandırılan 112.299,46 TL'nin davalıya nemasıyla birlikte ödenmesi için ilgili bankaya müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı ile davalı Şirket arasında imzalanan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalı Şirketin inşaatını üstlendiği taşınmazdan bir adet daireyi davacıya sattığının anlaşılmasına, tarafların, alıcı durumundaki davacı ve yüklenici durumundaki davalı olmasına; inşa halindeki taşınmazın satın alınması konusunda yapılan yazılı sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 183 ve sonraki maddelerinde düzenlenen “alacağın temliki” hükümlerine tabi ve geçerli olmasına, davacının daire bedelinin 175.000,00 TL'lik tutarının ödenip bakiye kısmının rayiç bedeline oranlama suretiyle birlikte ifa kuralı gereği depo edilmiş olmasına göre İlk Derece Mahkemesi kararında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafın davasını ispatlayamadığını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin fahiş ve hatalı hesaplandığını, delillerin toplanmadığını, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, HMK'nın 114. maddesindeki dava şartlarının oluşmadığını, taraf teşkilinin sağlanmadığını, davanın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın satış bedelini ödemediğini, yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu, kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olduğunu, tanıkların dinlenmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön ödemeli konut satım sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil; olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4845, K. 2026/2703, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4845-e-2026-2703-k-6097f28e6b2c