Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2399 E. 2026/3809 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2399
- Karar No
- 2026/3809
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/930 E., 2025/1155 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/320 E., 2024/412 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat .... ile davalı vekili Avukat ... ve diğer davalı vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin daha derinlemesine incelenmesi heyetçe zorunlu görüldüğünden 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 24/1 maddesi ve Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 21/3 maddesi uyarınca görüşmenin bırakıldığı 15.06.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 2012 Ocak ayı içerisinde davalı şirkete ait hastanede nöroşirurji uzmanı olarak görev yapan davalı Dr. ... tarafından muayene edildikten sonra bel fıtığı teşhisi konulduğunu ve lazer tedavisi uygulandığını, ancak işlem sonrası gerçekleşen enfeksiyon nedeniyle başka bir hastanede tedavi görmek zorunda kaldığını, yaşanan olaylar sonucu müvekkilinin yatalak hale geldiğini ileri sürerek; fşimdilik 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; müvekkili hastanenin sterilizasyonla ilgili her tür tedbiri alıp uyguladığını, tüm tedavinin müvekkili ... ve ekibinin kontrol ve gözetimi altında gerçekleştiğini, müvekkillerinin üzerlerine düşen özen yükümlülüğüne uygun olarak ve hassasiyetle tüm ihtimalleri değerlendirdiğini, enfeksiyon komitesine hemen başvuru akabinde enfeksiyon olabilme ihtimali gözetilerek uyarıda bulunulduğunu ve bölümün kapatıldığını, hastalar ile bölüm cihaz ve sterilizatörlerden kültürler alındığını ve radyo frekans cihazı, ilgili teknik servise gönderilerek ayrıntılı rapor istendiğini, cihazla ilgili bir probleme rastlanılmadığını, olasılıklar kapsamında tedbiren tüm sıkıntılı hastalara çiftli antibiyotik tedavisi başlandığını savunarak, davanın reddini ve HDİ Sigorta A.Ş.'ye ihbarına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147. maddesinde vekalet sözleşmesinden doğan alacaklar için zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu düzenlenmiş ise de, davalı doktorun eyleminin haksız fiili de içerdiği ve söz konusu doktor hakkında açılan ceza davasında mahkumiyet kararı verilmiş olduğu, TBK'nın 72/1 maddesi gereği tazminat davasının cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması halinde ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağının belirtilmiş olması karşısında davada zamanaşımı süresinin dolmadığı ve davalı tarafça ıslah ile arttırılan tutar yönünden zamanaşımı definde bulunulmuşsa da, maddi kaybın tam olarak öğrenilmesinin ancak bu husustaki bilirkişi raporunun tebliği ile mümkün olduğu ve zamanaşımının da zararın ve zarar verenin öğrenilmesinden itibaren başlayacağı kuralı gereğince zamanaşımına yönelik davalı itirazının yerinde olmadığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur durumu, olayın ağırlığı gibi özellikleri göz önünde tutularak manevi tazminata hükmedildiği ve alınan hesap raporu uyarınca davanın kabulü ile, 2.402.013,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 7.912,11 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 2.409.925,71 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının zamanaşımına yönelik itirazının yerinde olmadığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur durumu, olayın ağırlığı gibi özellikleri göz önünde tutulduğunda somut olayda davacı lehine talep edilen manevi tazminatın hak ve nesafete uygun miktarda olduğu gerekçesiyle; davalılar vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekilleri; davanın kısmi dava olduğu, ıslah tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, zararın 23.08.2013 tarihli raporla öğrenildiğini, kısmi davada faiz başlangıcının ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren başlayacağını, maluliyet raporunun hükme esas almaya elverişli olmadığını belirterek; kararın bozulmasını istemişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekilin özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Hükme esas alınan raporların Yargıtay denetimine elverişli olduğu, davacının uğradığı zararın tam olarak öğrenilmesinin ancak bu husustaki bilirkişi raporunun tebliği ile mümkün olduğu ve zamanaşımının da, zararın ve zarar verenin öğrenilme ile başlayacağından, davalıların zamanaşımına yönelik itirazının yerinde olmadığı, dava konusu olay aynı zamanda haksız fiil niteliğinde olduğundan ve TBK'nın 117.maddesi gereği haksız fiilde fiilin işlendiği tarih itibariyle temerrüt gerçekleşmiş sayıldığından davacının talebiyle bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren tüm alacaklara faiz işletilmiş olmasının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.