Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/9387 E. 2024/12856 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/9387
Karar No
2024/12856
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2076 E., 2020/342 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ve müdafinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza süresi yönünden yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.09.2018 tarihli ve 2018/46 Esas, 2018/247 sayılı kararı ile Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 05.05.2020 tarihli ve 2018/2076 Esas, 2020/342 sayılı kararı ile Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.02.2022 tarihli, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemi özetle; 1.Hiçbir celse bizzat mahkeme huzurunda savunma yapılmadığına, 2.Tanıkların sanık hazırken dinlenilmediğine, soru sorma hakkının kullandırılmadığına, 3.ByLock tespitinin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, 4.ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı bulunmadığına, CGNAT verilerinin mahkumiyet kararı verilmesi için yeterli olamayacağına ve, 5.Takdiri indirimin yetersiz gerekçe ile uygulanmadığına ve 6.Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1-Sanığın temyiz dilekçesinde, bizzat duruşmaya getirtilmeden SEGBİS sistemi ile dinlenmesi sonucu savunma hakkının kısıtlandığını belirttiği görülmekle, ilk derece yargılaması aşamasında Gaziantep H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu olarak bulunan sanığın, hükümden önce 25.08.2017 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı KHK’nın 147 nci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen zorunluluk halinin ne olduğuna dair gerekçe gösterilmeden, yargılamanın hiçbir aşamasında mahkeme salonunda hazır bulundurulmaksızın SEGBİS yöntemiyle savunması alınıp hüküm kurularak 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında aynı Kanun’un 196 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına muhalefet edilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanmış olması; 2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16.MD-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ve Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarih ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağı dikkate alınarak, istinaf aşamasında dosyaya gönderilen 53776 ID numaralı detaylı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunup diyecekleri sorulması, ayrıca savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanakların ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, gerekirse tanık sıfatıyla anlatımlarına başvurularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması; 3-Sanığın örgütsel faaliyetleri hakkında esaslı anlatımlarda bulunan ancak talimat mahkemesi aracılığıyla dinlenilmiş olan tanıklar ... Ç., ... A. ... E. ve ... U. isimli şahısların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci ikinci ve beşinci maddeleri gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenilmesi, sanık ve müdafiine soru sorma hakkı tanınması ve soruşturma aşamasındaki beyanları ile çelişki olması halinde çelişkinin giderilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması; 4-Kabul ve uygulamaya göre de; İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararının 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun 5 ve 22 nci maddeleri gereğince güvenli elektronik imza ile imzalandığı belirtildiği halde, 221228 sicil numaralı zabıt katibi tarafından elektronik olarak imzalanmamış olması nedenleriyle sanık ve müdafinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri hususlar yerinde görüldüğünden sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 05.05.2020 tarihli ve 2018/2076 Esas, 2020/342 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/9387, K. 2024/12856, T. 31.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-9387-e-2024-12856-k-9cc1de37f701