Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/35773 E. 2023/1286 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/35773
- Karar No
- 2023/1286
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/955 E., 2022/1063 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz davasının esastan reddiyle hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2019 tarihli ve 2018/317 Esas, 2019/310 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanunu'nun beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 08.12.2020 Tarihli ve 2019/1782 Esas, 2020/1369 sayılı Kararı ile; "İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunun 07.05.2018 tarih ve 2018/55544 Sr, 2018/20579 Esas 2018/3069 İddianame numaralı iddianamesi ile 23.05.2018 tarih ve 2018/64161 Sr, 2018/23559 Esas 2018/3601 iddianame numaralı iddianamelerinin bulunduğu, sanığın üzerine atılı suçla ilgili olarak düzenlenen her iki iddianameye göre usulüne uygun şekilde iddianame kabul kararı verilip verilmediğinin uyap üzerinden yapılan incelemede görülemediği gibi fiziken dosyada yapılan incelemede de görülemediği, İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2018 günlü 2018/298 sayılı iddianame kabul kararının 2018/3601 iddianame nolu iddianame için verildiği sanık hakkında dosyada ve uyapta bulunan diğer iddianame olan birden fazla sanıklar ile birlikte düzenlenen 07.05.2018 tarih ve 2018/55544 Sr, 2018/20579 Esas 2018/3069 iddianame numaralı iddianamenin kabulüne dair veya iade edildiğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin uyap üzerinden görülemediği fiziken de yapılan incelemede görülemediği, Yapılan UYAP sorgulamasında, 07.05.2018 tarih ve 2018/55544 Sr, 2018/20579 Esas 2018/3069 İddianame numaralı iddianame ile sanık hakkında iddianame tanzim edildiği, silahlı terör örgütü eyleminin temadi eden suç olması iddianamenin kabulüne kadar olan eylemlerin tek suç kabul edilip birleştirilerek değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması sebebiyle sanık hakkında düzenlendiği görülen kabul veya iade konusunda herhangi bir karar bulunmayan iddianameye ilişkin soruşturma evrakının akıbetinin araştırılarak, iddianame düzenlenmemiş ise buna dair belgelerin getirtilip denetime elverişli bir şekilde dosyaya konulması, iddianame düzenlenmiş ise buna dair iddianame kabul kararı sanığın usulüne uygun sorgusunun yapılarak iddianamelerin esas numarası aldığı dava dosyalarının birleştirilmesine dair birleştirme kararının verilmiş olmasının zorunlu olması nedeniyle usul eksikliği bulunduğu görülmüştür. Diğer taraftan; İstinaf mahkemelerinin yargı sürecine girmesi ve göreve başlamasıyla birlikte iki dereceli yargılama hakkı sanıklar bakımından getirilmiştir. İlk derece mahkemesince yargılama gerçekleştirilerek delillerle temas edilmekte, ikinci derece olan istinaf mahkemesi ise, ilk derece mahkemesinin kararındaki hukuka aykırılıkları tespit edip, giderebilmekle birlikte yeniden hüküm kurmakta, ancak ilk derece mahkemesi gibi yeniden yargılama yapmamaktadır. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede: Sanık hakkında dosyada ve uyapta bulunan mahkumiyet hükmü dışındaki diğer iddianame olan birden fazla sanıklar ile birlikte düzenlenen 07.05.2018 tarih ve 2018/55544 Sr, 2018/20579 Esas 2018/3069 iddianame numaralı iddianamenin kabulüne dair veya iade edildiğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin uyap üzerinden görülemediği fiziken de yapılan incelemede görülemediği, silahlı terör örgütü eyleminin temadi eden suç olması iddianamenin kabulüne kadar olan eylemlerin tek suç kabul edilip birleştirilerek değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması sebebiyle sanık hakkında düzenlendiği görülen kabul veya iade konusunda herhangi bir karar bulunmayan iddianameye ilişkin soruşturma evrakının akıbetinin araştırılarak iddianame düzenlenmemiş ise buna dair belgelerin getirtilip denetime elverişli bir şekilde dosyaya konulması iddianame düzenlenmiş ise buna dair iddianame kabul kararı ile bu iddianameye göre sanığın usulüne uygun sorgusunun yapılarak iddianamelerin bulunduğu dava dosyaların birleştirilmesine dair birleştirme kararının verilmiş olmasının zorunlu olması nedeniyle CMK 289/1 maddesi uyarınca mutlak hukuka aykırılık hali oluştuğundan CMK'nın 289/1 inci maddesi uyarınca; Kabule göre de; Sanığın eyleminin üyelik veya yardım boyutunda kalıp kalmadığını takdiri için Uyap örgütlü bilgi suçlar bilgi bankasından sanık hakkında gerekli araştırma yapılarak başkaca herhangi bilgi veya belgenin olup olmadığının tespit edilmesinin zorunlu olması, Emniyet Genel Müdürlüğü Tembis sistemi üzerinden gerekli araştırmanın yapılarak sanık hakkında yurt genelinde yürütülen soruşturmalar kapsamında herhangi bir bilgi veya belge olup olmadığının, tespit edilmesinde zorunluluk bulunması,bu hususlar tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun örgüt üyeliği veya örgüte yardım eylemi kapsamında taktiri gerekmesi nedeniyle , Kurulan hükümde Hukuka aykırılık bulunduğundan, 7188 sayılı yasa uyarınca yapılan yasal değişiklik uyarınca hukuka aykırılıkların kovuşturma şartına ilişkin ve ancak ilk derece mahkemesince giderilebilir nitelikte hukuka aykırılıklar olması nedeniyle, CMK'nin 280/1, 289 uncu maddesi uyarınca, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, sanık müdafinin istinaf talepleri nedeniyle, BOZULMASINA," karar verilmiştir. 3. İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2021 tarihli ve 2021/4 Esas, 2021/66 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanunu'nun beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2021/955 Esas, 2022/1063 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.09.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemlerinde özetle; Sanık hakkında eksik inceleme ve araştırma sonucunda usûl ve kanuna aykırı şekilde mahkûmiyet kararı verildiğine, İstinaf Dairesinin bozma gerekçeleri kapsamında yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan araştırma sonucunda yeni delil elde edilmemesine rağmen sanığın hukuki durumunun tayininde hatalı değerlendirme yapıldığına, yine İstinaf Dairesinin bozma kararının aksi yönündeki bu kararı tekrar kaldırması gerekirken, bu kez hiçbir dayanak göstermesizin, istinaf başvurusunu reddetmiş olmasının hukuka aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın örgüt üyesi olmadığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, dosyada kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, sanığın ByLock programını kullanmadığına, ayrıca sanığın söz konusu programı kullandığına dair dosyada yeterli delil bulunmadığına, sanıktan ele geçen cep telefonunda ByLock kalıntısının tespit edilmesinin sanığın ByLock kullandığı anlamına gelmeyeceğine, bu kalıntıların başarısız bir yükleme işlemi ya da "Morbeyin" uygulamasında ortaya çıktığı gibi, ByLock ile aynı kodları kullanan başka bir programın yüklenilmesine dair izler olabilme ihtimali de olduğuna, sanığın kredi çekmek amacıyla Bank Asyada hesap açtırdığına, mahkumiyet hükmüne esas alınan telefon görüşmelerinin karşı taraflarının mahkemede tanık olarak dinlenilmemesinin sanığın savunma hakkının ihlali mahiyetinde olduğuna, sanığa atfedilen eylemlerin suç teşkil etmediğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame kapsamında mahkemece yapılan yargılama sonucunda, tüm kovuşturma evrakı ile delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi suretiyle; Bank Asyanın terör örgütüne ait bir finans kuruluşu olduğu anlaşılması üzerine devletçe alınan tedbirlerden sonra örgüt liderinin açık medya kaynaklarından örgüt üyelerine bu bankaya para yatırmaları talimatını verdiği, sanığın ... Katılım Bankasında herhangi bir hesabı ve çalışması yokken ilk defa Şubat 2015 tarihinde hesap açtığının ve bu tarihte hesabına yatırdığı parayı 1 ay sonra yine hiçbir işlem yapmadan çektiğinin dosyadaki belgeler ve bilirkişi raporu ile tespit edildiği, sanığın örgüte yeni üye kazandırma, mevcut üyelerin bağlılıklarını arttırma, yardım ve himmet toplama ve dini bilgiler verildiği aldatmacasıyla faaliyet yürüterek gerçekleştirdiği sohbet toplantılarına katıldığına ilişkin iletişim tespit tutanağı ve tanık O. T.'nin ifadesi, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında da örgütün tutuklu ve mağdur yakınlarına ilişkin yardım toplama, maddi-manevi olarak örgütün halen var olduğunu hissettirmek adına örgüt üyelerinin sohbet toplantıları düzenlediği ve sanığın (Eylem 4-7-10-13-21 olarak belirtilen fiziki takip tutanaklarında belirtilen) bu sohbet toplantılarına katıldığı, örgüte ait finans kuruluşu olan Bank Asyanın mali yönden güç duruma düşmesi üzerine yapılan destek çağrıları üzerine sanığın bilirkişi raporu itibariyle Bank Asyada herhangi bir hesabı ve çalışması yokken ilk defa Şubat 2015 tarihinde hesap açması ve bu tarihte hesabına yatırdığı parayı 1 ay sonra yine hiçbir işlem yapmadan çekmesi, tanık O. T.'nin sanığın örgütün sohbet toplantılarına dinleyici olarak katıldığını beyan etmesi, CMK'nın 135 inci maddesi kapsamında verilen mahkeme kararına istinaden yapılan iletişimin tespitine ilişkin tapeleri değerlendirme raporu, İzmir Emniyeti Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 09.11.2018 tarihli sanıktan elde edilen cep telefonunda ByLock kalıntısı tespit edildiğine dair rapor ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde sanığın üzerine atılı FETÖ-PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olduğu kabul edilmiş, dosya içerisindeki fiziki takip tutanaklarına göre sanığın 15 Temmuz 2016 tarihinden sonra dahi FETÖ'nün organize ettiği toplantılara katıldığının tespit edilmiş olması, teknik takip tapeleri ve tanık O.'nun beyanına göre, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmadığına ilişkin savunmasına itibar edilmediği anlaşılmakla; sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve böylelikle üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu kanaatine varılmış, netice ceza olarak 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile verilen hükümlerde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından herhangi bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. 2.BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; Bank ... nezdindeki hesap hareketlerinin incelenmesi neticesi hazırlanan bilirkişi raporuna göre, sanığın yaptığı işlemlerin örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eder nitelikte olduğu görülmüştür. 3-Dosya kapsamına göre etkin pişmanlık hükümleri kapsamında sanık hakkında beyanda bulunan tanık O. T.'nin "sanığın örgütün görünen yüzünün ortaya çıktığı tarihten sonra da örgütün sohbet adı altındaki toplantılarına katıldığı" yönünde anlatımlarda bulunduğu, ayrıca sanık hakkında 5271 sayılı Kanunun 135 inci ve 140 ıncı maddeleri kapsamında alınan mahkeme kararları ile tespit edilen tape ve teknik takip kayıtları dikkate alındığında tanık beyanının doğrulandığı, yine sanıktan ele geçen dijitallerin incelenmesi neticesinde düzenlenen raporda; cep telefonunda "ByLock" uygulamasına ilişkin kalıntılar tespit edildiği anlaşıldığından, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2021/955 Esas, 2022/1063 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.03.2023 tarihinde karar verildi.