Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/34156 E. 2023/886 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/34156
Karar No
2023/886
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/428 E., 2022/559 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2021/211 Esas, 2022/95 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,, hak yoksunluklarına cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2022/428 Esas, 2022/559 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.08.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanığın temyiz istemi özetle ; 1-Hts kaydında görüşme kaydı tespit edilen kişilerler mesleği sebebiyle görüştüğüne, örgütbel olduğuna ilişkin delil bulunmadığına, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin ihlal edildiğine, 2-Tanık beyanlarının duyuma dayalı olduğuna, kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik beyanda bulunan tanık beyanlarının kabule alınmasının hukuka aykırı olduğuna, 3-Bank ... hesabının maaş hesabı olduğuna, mobing ile para yatırdığına, destek sağlama kastı bulunmadığına, 4-Somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine ve sair sebeplere ilişkindir. B. Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle ; 1-Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 2-Bank ... hesabının 30.10.2010 tarihinde açılan maaş hesabı olduğuna ve talimat ile işlem yapmadığına, 3-Hts kapsamında görüştüğü tespit edilen kişilerin FETÖ'nün kurumlarında çalıştığı için mesleğinden dolayı irtibat halinde bulunduğu kişiler olduğuna, ardışık arama niteliğinde olmadığına, 4-Kod isim kullanmadığına ve bu hususun tanık beyanı ile sabit olduğuna, tanık beyanlarının soyut ve gerekçesiz olduğuna, şüphede sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiğine, dosya kapsamında mahkumiyete yeter somut delil bulunmadığına ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkemece yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde; sanık soruşturma aşamasında alınan beyanlarında etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde beyanda bulunarak örgütle olan irtibatı ve iltisakı noktasında bir takım anlatımlarda bulunmuş ise de mahkeme huzurunda etkin pişmanlığa yönelik bir irade ortaya koymamıştır. Bu açıdan sanığın anlatımlarının örgütle irtibatını ortaya koyan, tevil yollu ikrar içeren beyanlardan oluştuğu değerlendirilmiştir. Sanık söz konusu ifadelerinde örgüte müzahir kurumlarda uzun süre çalıştığını, bu dönemler içerisinde öğrenci ve velilere yönelik olarak yapılan sohbet adı altındaki toplantıları organize ettiğini beyan ettiği, ifadelerin devamında küçük bölge imamlığı görevinin ne olduğuna ve yapılan toplantıların ne şekilde işlediğine ilişkin bilgiler verdiği, bu ifadelerinden sanığın örgüt içerisindeki işleyişe ve küçük bölge imamlığı görevi ile alakalı bilgilere hakim olduğu, mahkeme huzurunda dinlenilen tanıkların önceki ifadeleri ile aynı doğrultuda olacak şekilde sanığın Maltepe bölgesinde esnaf abiliği yaptığına ilişkin anlatımlarda bulundukları, tanık beyanları ve sanığın ikrar içerikli beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanığın tanık beyanlarına yönelik olarak yaptığı savunmasına itibar edilemeyeceği, sanığın örgüt içerisinde Maltepe küçük esnaf abisi olarka faaliyet yürüttüğü değerlendirilmiştir. Sanığın telefonunda yapılan incelemelerde tespit edilen mesaj kayıtllarına bakıldığında ‘’uzak müşteri’’ olarak kayıtlı kişiyle üstü kapalı şekilde hakkında aynı suçtan işlem yapılan kişilerin yurt dışına giriş çıkışları ile ilgili iletişim halinde olduğu, yabancı ülkede olduğu anlaşılan söz konusu kişiden şahsıların Signal irtibatlarını istediği, bu şekilde mesaj tarihlerine de bakıldığında sanığın halen gizlilik esasını benimseyerek örgüt faaliyetlerine devam ettiği, sanığın bu hususta aşamalarda yaptığı savunmalarının tutarsız, suçtan kurtulmaya matuf ve kısmi ikrar içeren beyanlardan ibaret olduğu, bunun yanında sanığa ait Bank ... hesap hareketleri ve buna ilişkin bilirkişi raporları incelendiğinde örgüt liderinin bankanın fonlanmasına dair çağrı tarihi ile uyumlu olacak şekilde, Şekerbank’tan kredi çekmek suretiyle hesabında artış gerçekleştirdiği, söz konusu bakiye artışının bankanın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü'ne yardım maksadıyla Bank ...'ya para yatırılmasına dair tipik eylem örgüsüne uyduğu, sanığın Bank ... hesap hareketlerindeki işlemlerin örgütsel saikle gerçekleştirildiği, sanığın bu hususta da tevil yollu ikrar içeren beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanık ile örgüt arasında organik bağın kurulmuş olduğuna, sanığın örgüt hiyerarşisinde yer alarak, mensubiyet, teslimiyet, gizliliği benimseyen icrai bir yaşam tarzı ile yoğunluk, çeşitlilik ve süreklilik arz eden eylemlerde bulunan bir örgüt mensubu olduğuna kanaat getirilerek sanığın sübut bulan suçtan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 314/2. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı Kararında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. b) BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür. c)Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgütün Maltepe yapılanmasından küçük bölgeci olarak faaliyet yürüten çalıştığı durumda örgütsel toplantıları organize eden ve örgüt liderinin talimatı üzerine FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de bankacılık işlemleri yapan sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2022/428 Esas, 2022/559 sayılı Kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/34156, K. 2023/886, T. 01.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-34156-e-2023-886-k-7023d5878b74