Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/20204 E. 2023/1644 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/20204
Karar No
2023/1644
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/852 E., 2020/1023 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Van 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2019 tarihli ve 2018/153 Esas, 2019/500 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun ) 3 üncü maddesi delaletiyle aynı yasanın 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.10.2020 tarihli ve 2020/852 Esas, 2020/1023 sayılı Kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine; 2. Davada şartları oluşmadığından, gizli tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına; 3. Tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığına ve çelişkili olduğuna; 4. Sanığın dernek üyeliğinin suç sayılamayacağına; 5. Sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına; 6. Sanığın hata hükümlerinden faydalanması gerektiğine 7. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkin olup, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın 17/25 Aralık 2013 tarihinden sonra da örgüt tarafından düzenlenen sohbetlere düzenli olarak katıldığı ve evinde sohbet düzenlediği, 2015 yılında Van İline geldiğini beyan eden tanık Ö.Ç.'ın, tanık H.Ç.'nın ve açık tanık anlatımları ile beyanları teyit edilmiş olan gizli tanık WHDK9327WH'ın beyanları incelendiğinde sanığın Van İlinde örgüte önemli ölçüde finansal destek sağlayan kişilerden olduğu aynı zamanda etrafında bulunan kişilerden de himmet, burs ve kurban bağışı adı altında para toplayarak örgüte verdiğine dair beyanlarının olduğu tespit edilmekle, sanığın eylemlerinin sürekliliği, çeşitliliği ve yoğunluğu dikkate alındığında FETÖ/PDY terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek, bilerek ve isteyerek örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu kanaatine varılarak sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde, 17/25 Aralık 2013 tarihinden sonra da örgüt tarafından düzenlenen sohbetlere düzenli olarak katıldığı ve evinde sohbet düzenlediği, Van ilinde örgüte önemli ölçüde finansal destek sağlayan kişilerden olduğu aynı zamanda etrafında bulunan kişilerden de himmet, burs ve kurban bağışı adı altında para toplayarak örgüte verdiğine dair beyanların bulunduğu belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak, Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, gerek yakalandıktan sonra yargılama aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin niteliği ve faydalılık derecesi nazara alındığında ve gerekse sanık müdafiinin temyiz aşamasında sanığın etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğine ilişkin sunmuş olduğu 20.02.2023 ve 09.03.2023 tarihli dilekçelerin ekinde bildirilen ve sanık tarafından imzalanmış bulunan 20.02.2023 tarihli dilekçesi itibarıyla, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı anlaşılan sanığın duruşmada hazır edilerek ayrıntılı bir şekilde beyanlarının alınması, daha sonra vermiş olduğu bilgilerin, sanığın örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun doğruluk ve faydalılık durumunun ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre sanık hakkında yargılama sürecinde etkin pişmanlıkta bulunulan aşama da gözetilerek belirlenen cezadan dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerekirken yeterli ve hukuki olmayan gerekçe ile 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığının kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.10.2020 tarihli ve 2020/852 Esas, 2020/1023 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Van 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/20204, K. 2023/1644, T. 28.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-20204-e-2023-1644-k-991a10a82991