Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/14050 E. 2023/1628 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/14050
- Karar No
- 2023/1628
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1947 E., 2019/789 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz itirazlarının esastan reddiyle hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkrasındaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine; 5271 sayılı Kanunu’nun 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2018 tarihli ve 2017/193 Esas, 2018/207 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası yollamasıyla 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 221 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.05.2019 tarihli ve 2018/1947 Esas, 2019/789 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kesin olmak üzere esastan reddine karar verilmiştir. 3. 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkrasındaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemlerinde özetle; 1. Hakkında usûl ve kanuna aykırı şekilde mahkûmiyet kararı verildiğine, 2. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 3. Hakkında lehe olan ceza verilmesine yer olmadığına ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik hükümlerin uygulanması gerektiğine, 4. Hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bozulmasına, 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Suç vasfı yönünden; sanık ... hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla TCK'nın 314/2 maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, sanığın 667-677 sayılı KHK ile kapatılan FETÖ/PDY ile iltisaklı Isparta Eğitim Gönüllüleri Derneğine yönetim kurulu üyesi olduğu, yine örgütle iltisakı nedeniyle KHK ile kapatılan Aktif Eğitim Sendikasına 2014 yılında üye olduğu, çocuklarının 2016 yılının II. dönem eğitim yılına kadar FETÖ/PDY terör örgütü iltisaklı ve KHK ile kapatılan Özel Altınbaşak Okullarında öğrenim gördükleri, sanığın birden fazla yurtdışına giriş çıkış yaptığı, beraber gittiği kişilerin kollukça düzenlenen 25.10.2017 tarihli araştırma tutanağına göre genelde FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı kişiler olduğu, sanıktan ele geçen dijitaller üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 21.03.2018 tarihli dijital veri analiz raporunda materyallerdeki verilerin 21.07.2016 - 25.07.2016 tarihleri arasında olduğu, fabrika ayarlarına döndürmüş olabileceği kanaatinin bildirildiği, örgüte müzahir olan Bank Asyayı kurtarmak için FETÖ/PDY terör örgütü liderinin örgüt elemanlarına bankaya neleri varsa yoksa satsınlar talimat ve çağrı tarihleri olan Ocak 2014, Eylül 2014 ve 2015 Şubat aylarında binlerce örgüt üyesinin bankada hesap açtığı ve varsa banka hesaplarına para yatırarak örgüte yardım sağladıkları tarihlere denk gelen tarihlerde sanık ...'nın 16.01.2014 tarihinde Banka Asyada hesap açtığı ve 2014 Ocak ve Eylül ayların da çağrı tarihlerine tekabül eden tarihlerde yüklü miktarda para yatırdığı, paranın başka bankadan çekilerek yatırıldığı ve bir süre sonra tekrar çekilerek başka bankaya yatırılması, sanığın örgüt ile irtibatlı olması ve diğer delillerde nazara alındığında sanığın örgüt liderinden gelen çağrı üzerine para yatırdığı ve bu durumun örgütsel ilişki olduğunun kanaatine varıldığı, 03.10.2017 tarihinde Emniyet Müdürlüğünden gelen inceleme raporunda sanığın örgüte müzahir 16.12.2014 tarihinde Zaman Gazetesine yönelik operasyonu protesto gösterisine katıldığı, gösterinin örgüte müzahir ve örgüt üyelerinin üye olduğu KHK ile kapatılan Aktif Sen tarafından düzenlendiği ve sanığın bu gösteride fotoğraf ile teşhis edildiği yine aynı şekilde 03.02.2015 tarihli örgüte müzahir Bank Asyaya yönelik operasyonu protesto için yapılan gösteriye de katıldığı, Bank ... '...' yazılı döviz taşıdığının tespit edildiği, Sanığın adına kayıtlı GSM hatlarına ilişkin HTS dökümlerini içeren analiz raporu incelendiğinde; FETÖ/PDY örgütü iltisaklı 365 şüpheli veya sanıkla irtibatının bulunduğu, ilgili HTS raporunda görüştüğü kişiler araştırıldığında bir çoğunun Mahkemece FETÖ/PDY şüphelisi olarak yargılandığı, sık görüştükleri arasında bir çoğunun FETÖ/PDY ile iltisaklı olan kurum ve işyerlerinde çalışan kişiler olduğu ve görüştükleri arasında örgütün mahrem imam olarak tanımladığı sanıkla aynı işi yapmayan veya sanığın günlük hayatı içerisinde olması muhtemel olmayan başka işle iştigal eden veya başka illerde yaşayan kişiler olduğunun görüldüğü, sanığın görüştüğü kişiler arasında mahrem imam olan örgütün Ankara Büyük Bölgesi-Ankara ili örgüt mensubu emniyet mensuplarına imamlık yaptığı saptanan A. E., yine aynı şekilde örgüt içerisinde mahrem imam olan Antalya ilinde örgüt mensubu emniyet mensuplarına imamlık yaptığı tespit edilen M. A., bir diğer mahrem imam olan Isparta ilinde örgüt mensubu polis memurlarına imamlık yapan A. K., bir diğer mahrem imam A. Ş., başka bir mahrem imam A. M., başka bir mahrem imam F. A., bir diğer mahrem imam İ. Ö., bir diğer mahrem imam S. T. ile görüştüğünün belirlendiği, sanık savunmasında yıllardan beri okullarda müdürlük yaptığını, sosyal bir insan olduğunu, kardeşinin belediye başkanlığından dolayı ve siyasi çalışmalardan dolayı bir çok insanla görüştüğünü beyan etmişse de sanığın yaptığı meslek ile ilgisi olmayan bu kadar örgüt şüphelisi ve mahrem imam seviyesinde üst düzey ile görüşmesi veya iltisaklı kurumlarda çalışanlarla ve başka bir ilde yaşayanlarla görüşmesi hayatın olağan akışına aykırı görülerek örgüt içerisinde bir faal olduğu kanaatine ulaşıldığı, Kitap kod adlı gizli tanık 10.03.2017 tarihinde örgüt hakkında çok detaylı bilgi verdiği ifadesinde fotoğraf teşhis tutanağının 22 nci sayfasında sanığı fotoğrafından tanımış sanık hakkında 'Isparta merkezde Halıkent bir okulun müdürü idi ancak görevini tam olarak bilmiyorum' şeklinde beyanının olduğu ve sanığı fotoğrafından teşhis ettiği, Dazkırı Cumhuriyet Savcılığınca yürütülmekte olan 2016/652 nolu soruşturmada 06.12.2016 tarihinde ifade veren R. Ç. teşhis tutanağının ilk sayfasında ikinci karede yer alan sanığın fotoğrafını teşhis ederek ifadesinde 'Ben cemaat tarafından Aksu ilçesinde görevlendirildiğim zaman bu şahıs cemaate ait Çakın pansiyonunun yapımında başından sonuna kadar yardım etmiş. Kendisi Aksuludur, cemaatin Isparta merkezinde toplanan mütevelli grubunda yer aldığını duymuştum. Çakın pansiyonunun ihtiyaçları için Isparta merkezde bulunan memur olduğunu tahmin ettiğim birinden benim yanımda para istemişti. Bu şahısta istediği parayı da verdi. Bu şahıs parayı verirken 'bu parayı ... grubun parasından veriyorum, parayı yerine koymamız lazım demişti' dediği, Sanık savunmasında iki tanığı da tanımadığını kendisi hakkında söyledikleri şeylerin doğru olmadığını ve bir pansiyon yapmaya ekonomik olarak muktedir olmadığını memur olduğunu kardeşinin borçlarından dolayı piyasaya borçlu olduğunu bu yüzden 2 nci tanığın söylediği pansiyon işinde olamayacağını beyan ederek reddetmiştir. Her iki tanığın sanıkla kişisel nizalı olamayacakları ve birbiriyle örtüşen ifadeleri de nazara alındığında sanığın örgüt içerisinde davranışlarının çeşitli ve sürekli olduğu ve bu yüzden sanığın faal olduğu kanaati ve tespitine ulaşılmıştır. Yukarıda ayrıntılarıyla izah edilen gerekçe ve tartışılan delillere göre; sanığın amacını benimsediği örgüt ile organik bağ kurarak süreklilik gösteren faaliyetlerde bulunduğu, sübut bulan çeşitlilik ve süreklilik gösteren yukarıda ayrıntılarıyla izah edilip tartışılan eylem ve faaliyetlerinin sanığın atılı olan silahlı örgüt üyeliği suçunu oluşturacağı kanaatine varılmıştır. 2- Etkin pişmanlık yönünden; sanığın eyleminin yakalanmakla son bulduğu, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında alınan beyan ve yaptırılan teşhis işleminde 11 kişi hakkında beyanda bulunarak teşhis yaptığı, savcılık ve sorgu aşamasında verdiği ifadelerde terör örgütü ile bağını kabul etmemiş ise de sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması gerektiği kanaatiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca takdiren 1/2 oranında indirim uygulandığı anlaşılmış, netice ceza olarak sanığın 3 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesinin kararında, örgütle iltisaklı okula çocuğunu göndermenin, örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği ve istinaf aşamasında dosyaya gelen tanık S. K.'nın beyanının CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunup savunmalarının tespiti gerekmesine rağmen dosyadaki delillerin suçun sübutu için yeterli olması nedeniyle sonuca etkili görülmediği belirlenerek, usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Oluş, iddia, sanığın savunmaları, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olan Isparta Eğitim Gönüllüleri Derneğinde yönetim kurulu yedek üyesi ve 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan örgütle iltisaklı Aktif Eğitim Sendikasında ise üye olduğu tespit edilen sanık ...'in Aktif Eğitim Sendikası tarafından organize edilen 16.12.2014 ve 03.02.2015 tarihli protesto gösterilerine katıldığı, protestolara ilişkin düzenlenen 31.10.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre 03.02.2015 tarihli protesto sırasında 'Bank ... ...' yazılı döviz taşıdığı, yine örgütle iltisaklı Bank Asyada örgüt liderinin talimatından sonra katılım hesapları açarak, para yatırdığı ve tanık beyanına göre örgüt içerisinde "mütevelli heyet üyesi" olarak faaliyet yürüttüğünün anlaşılması karşısında mahkemenin sanığın örgüt üyesi olduğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, ancak; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "sanığın, hakkında soruşturma başlatılıp yakalandıktan sonra etkin pişmanlık beyanlarını sunduğu göz önüne alınarak, etkin pişmanlık hükümleri gereği ceza indirilirken uygulama maddesinin TCK'nın 221/4-2 nci cümle maddesi yerine TCK'nın 221/4 üncü maddesi olarak gösterilmesi," dışında sanık hakkında kurulan hükümde bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.05.2019 tarihli ve 2018/1947 Esas, 2019/789 sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hükmün üçüncü fıkrasındaki "TCK'nun 221/4 maddesi" ibaresinin çıkartılarak yerine "TCK'nın 221/4- 2 nci cümlesi" ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2023 tarihinde karar verildi.