Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/1615 E. 2024/8972 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1615
- Karar No
- 2024/8972
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/333 E., 2021/319 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2019 tarihli ve 2019/64 Esas, 2019/242 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkraları ve 63 ncü maddesi uyarınca 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.07.2020 tarihli ve 2019/1995 Esas, 2020/635 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Sakarya Bölge Adliyesi Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 25.06.2021 tarihli ve 2020/7138 Esas, 2021/4322 sayılı Kararı ile özetle; ''Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanıkların kasta dayalı kusurlarının ağırlığı, güttüğü amaç ve saik, sanıkların örgüt içindeki konumu, kaldığı süre, faaliyetlerinin nitelik, süreklilik ve çeşitliliği gözetilerek işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,'' gerekçesiyle bozulması yönünde karar verilmiştir. 4. Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 09.11.2021 tarihli ve 2021/333 Esas, 2021/319 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 ncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafii temyiz dilekçesinde özetle; -Alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirecek durum olmadığına, -Sanık hakkında ceza tayininin usulsüz olduğuna, -Tekrar alt sınırdan uzaklaşılarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, -Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın münhasıran örgüt mensubu kişilerce kullanılan Bylock isimli kriptolu haberleşme programını kullanması, örgüte ait Kocaali Eğitim Gönüllüleri Derneği'nde üye olduğu, KHK ile kapatılan Aktif Sen üyeliği bulunduğu, sanığın Bank Asya isimli bankada hesabının olduğu anlaşılmış, örgütün sözde liderinin bu çağrısı üzerine özellikle Aralık ayı sonu ile 2014 yılı Ocak ayı ve sonrasında örgüt mensuplarınca, örgüt talimatı doğrultusunda bu bankaya para yatırılmış, dosyada mevcut hesap hareketleri ve bilirkişi raporuna göre sanığın talimat ile bankaya para yatırdığı, sanığın ByLock programını kullandığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde; sanığın bu şekilde Yargıtay 16. Ceza Dairesinin de kararlarında istikrar kazandığı şekilde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk teşkil eder vaziyette organik bir bağ kurmak suretiyle FETÖ/PDY "Silahlı terör örgütü üyeliği” suçunu işlediği anlaşılmış, sanığın ByLock kullanıcısı olduğu, talimatla Bank Asyaya sözde örgüt liderinin talimatı üzerine 25.02.2014 tarihinde katılım hesabı açma adı altında hesabına 10.998,00 TL para yatırdığı, yine 14.09.2014 tarihinde 10.000,00 TL yatırarak iki talimat döneminde de para yatırma eylemi gerçekleştiği, sanığın bu şekilde yoğun eylem içine girdiği böylece sanığın eylem ve suç işleme kastının yoğunluğu dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak sanıkla bozmadan önce aynı dosyadan yargılanan ve delil durumu aynı olan Muhsin Topçi hakkında mahkememizce neticeten verilen 7 yıl 6 ay hapis cezası onandığı dikkate alındığında sanığın cezasının teşdiden 6 yıl hapis cezası ile başlanarak neticeten sanığın 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiştir. IV. GEREKÇE Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2021/333 Esas, 2021/319 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.06.2024 tarihinde karar verildi.