Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/1546 E. 2024/7771 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1546
Karar No
2024/7771
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/358 E., 2021/1078 K. KATILMA TALEBİNDE BULUNAN : Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden - 10.07.2020 Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden - 5271 sayılı Kanunun 232 nci maddesinin 2 nci fıkrasının (c) bendi gereğince verilen kararın niteliği dikkate alınarak yazılmamıştır. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, Katılma talebinde bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2019/358 Esas, 2021/1078 sayılı Kararının sanık müdafii ve Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 1. Sanığa atılı silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarının niteliği itibariyle bu suçlardan doğrudan doğruya zarar görmeyen katılma talebinde bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünün davaya katılma ve dolayısıyla hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü vekilinin temyiz talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan hükmolunan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı; cezanın tür ve süresine göre 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükmolunan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2018 tarihli ve 2018/167 Esas, 2018/1650 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2019/358 Esas, 2021/1078 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine kararı verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.01.2022 tarihli ve temyiz isteminin ise esastan reddi ile hükümlerin onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özet olarak; 1. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 2. Sanığın özel sektörde başarılı olması nedeniyle 2004 yılından 2010 yılına kadar KPSS’ye girmediğine, 3. Sanığın 2010 yılında tekrarlanan KPSS Eğitim Bilimleri Sınavına gözlerinde konjoktivit olması sebebiyle katılamadığına ve buna dair raporun dosyaya sunulduğuna, ÖSYM’ye sunduğu mazeretin de reddedildiğine, sanığın da Eğitim Bilimleri sonucuyla değil Genel Kültür- Genel Yetenek sonucu ile memuriyete atandığına, 4. Sanığın 2011-2012 yıllarında girdiği Eğitim Bilimleri Sınavının sonuçlarının 2010 yılında iptal edilen Eğitim Bilimleri Sınavına yakın sonuç içerdiğine, 5. Sanığın aynı dosyanın şüphelileriyle olan baz birlikteliğinin yahut HTS irtibatlarının suç delili olarak değerlendirilemeyeceğine, söz konusu baz bilgisinin sanığın ikametine de yakın olduğuna, 6. Sanığın çalıştığı Kurumun maaşını Bank Asyaya yatırması nedeniyle ilgili bankada hesap açtığına, memuriyetten sonra da söz konusu bankayı kullanmaya devam ettiğine, diğer katılım bankaları ile de çalıştığına, talimatla hareket etmediğine, 7. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine 8. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından, hükümden sonra dosyaya UYAP sistemi üzerinden -Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunun 08.10.2021 tarihli yazısının ekinde- dosyaya gelen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara konu evraklarda sanığın 16001 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının kullanıcısı olduğunun değerlendirildiğinin bildirilmesi karşısında, söz konusu tespit ve değerlendirme tutanağının celp edilmesi, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağındaki ID numarasında ekli ve bağlı kişi listesinde bulunan şahısların gerçek kimlikleri tespit edilip, söz konusu şahıslara yönelik silahlı terör örgütüne üye olma suçundan herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığının belirlenmesi, var ise tüm bu şahısların aşama ifadelerinin getirtilmesi, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, elde edilecek tüm delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ... müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, var ise beyanda bulunan şahısların mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, 2. Kabule ve uygulamaya göre de, Sanık hakkında belirlenen temel ceza suçun niteliği gereği artırılırken, artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası yerine "3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi" olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Katılma Talebinde Bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünün Tüm Suçlar Yönünden Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Ön inceleme bölümünün (1) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle katılma talebinde bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafinin Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçu Yönünden Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Ön inceleme bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Sanık Müdafinin Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2019/358 Esas, 2021/1078 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/1546, K. 2024/7771, T. 10.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-1546-e-2024-7771-k-716540a0bad6