Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/9284 E. 2023/1145 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9284
Karar No
2023/1145
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/186 E., 2018/304 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2018 tarihli ve 2017/692 Esas, 2018/206 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, denetimli serbestlik uygulanmasına, mahsuba ve hükmen tutuklunun halinin devamına karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 12.12.2018 tarihli ve 2018/186 Esas, 2018/304 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrasının uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, denetimli serbestlik uygulanmasına, mahsuba ve hükümle birlikte tahliyesine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.06.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; etkin pişmanlık kapsamında ifade veren kişilerin tanık konumunda olmadığı gibi dosya kapsamında dinlenen tanık beyanının çelişkili olduğuna, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Üsteğmen olarak görev yapan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu iddiasına ilişkin yapılan yargılamasında; hazırlık aşamasında müdafii eşliğinde alınan ikrarlı ifadesine göre lise yıllarında örgütle tanışarak abi isimli kişilerin evlerine gittiği, burada Ali abi isimli şahısla tanıştığı, şahsın örgüt liderinin kitaplarını okuduğu ve kod adı kullandığı, üniversite döneminde de örgütün takip ve yönlendirmesi ile örgüte müzahir evlerde kaldığı, Mesut isimli şahsın yönlendirmesi ve kendisine sınav sorularını gösterilerek ezberletilmesi ile askeri öğrenci sınavlarına girdiği, sınavı kazanarak göreve başlamasından sonra da örgütle irtibatını koparmadığı, maaşının yüzde on kadarını himmet olarak örgüte verdiği, T. D. ve E. F.'nin hazırlık beyanlarının da sanığın anlatımını doğruladığı kabul edilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği ve 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanmadığı anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Suçun sübutunun yeniden yargılamayı gerektirmesi kanaati ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca duruşmalı yapılan yargılamada; T. D. mahkeme huzurunda dinlenildikten sonra sanığın İlk Derece Mahkemesince kabul edilen eylemlerine yer verilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temel cezanın alt sınırdan tayin edilerek 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında takdir indirim uygulandığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. 2. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre; lise yıllarında tanışmış olduğu örgüt ile irtibatını üniversite döneminde de devam ettiren, örgütün yönlendirmesi ile askeri öğrenci sınavlarına hazırlanan, kendisine önceden sınav sorularının cevapları ezberlettirilen, sınavı kazandıktan sonra da mahrem imamlar ile sohbet adı altındaki toplantılarını sürdüren, örgütün irtibatlandırdığı diğer asker şahıslarla aynı evde kalan sanığın, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 12.12.2018 tarihli ve 2018/186 Esas, 2018/304 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Amasya Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/9284, K. 2023/1145, T. 09.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-9284-e-2023-1145-k-e2e2e7a42fa8