Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/20514 E. 2024/11797 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgüte Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20514
- Karar No
- 2024/11797
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgüte Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1485 E. 2019/636 K. SUÇ : Silahlı terör örgüte üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafında verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20/05/2019 tarih ve 2019/124 Esas, 2019/238 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve yedinci fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 05/07/2019 tarih 2019/1485 Esas, 2019/636 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.11.2021 tarihli ve bozma dair görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemi özetle; 1- Verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, 2-Suçun maddi manevi unsurlarının oluşmadığına, 3-Sanık hakkında takipsizlik kararı verildiğine ancak yeni bir delil olmamasına rağmen Sulh Cezadan izin alınmadan soruşturma başlatıldığına, 4-Tanığın hazır bulunduğu duruşmada dinlenilip müvekkilin ona soru sorma hakkı verilmesi gerekirken , talimatla beyanı alındığına, 5-Anayasa'ya, AİHS, Yargıtay içtihatlarına, meri kanuna açıkça aykırı olduğuna, 6-Eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, 7-Beraatine karar verilmesi gerektiğine, 8- Soruşturmanın 4483 sayılı kanuna göre yapılması gerekirken ağır cezayı gerektiren suçüstü hâlinin uygulanması usul ve kanuna aykırı olduğuna, 9- Hakkındaki tutuklama ve tutukluluğun devamı kararları CMK'ya aykırı olarak verildiğine, 10-Delillerin kanuna aykırı olduğuna, 11-Silahların eşitliği ilkesine aykırı davranıldığına, 12-İstinaf kararlarının birbiri ile çeliştiğine, 13-Delillerin güvenilir olmadığına, birbirleri ile çeliştiğine, 14-Kararın gerekçesiz olduğuna, 15-Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-5271 sayılı TCK’nın 172/2 nci maddesinde yer alan “kovuşturmaya yer olmadığına" dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta Sulh Ceza Hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, UYAP kayıtları tetkikinde sanık hakkında aynı suçtan Hatay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 2016/15510 Soruşturma nolu dosyada kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğinin anlaşılması karşısında ilgili dosyanın getirtilerek, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın usulüne uygun şekilde kaldırılmasına karar verilip verilmediği ve kesinleşip kesinleşmediği, eğer var ise; yeni delil kabul edilerek kaldırılan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılma kararı kesinleşmiş ise, kararın dosya arasına alınarak, bu sonuca göre yargılama yapılıp yapılmayacağı değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği, ancak kullanım olmaksızın ByLock yüklenmesinin atılı suçun sübutu için yeterli olmayacağı gözetilmekle; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun vasfı açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, öncelikle ilgili birimlerden mümkün olması halinde ayrıntılı olarak ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmesi ile tespit değerlendirme tutanağının tespiti halinde ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 3-Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimatla dinlenen tanık M. K'in doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden 5271 sayılı Kanun'un 181/1, 210, 50/1-(c) maddelerine muhalefet edilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 05.07.2019 tarih 2019/1485 Esas, 2019/636 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adan Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2024 tarihinde karar verildi.