Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16170 E. 2023/2304 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16170
Karar No
2023/2304
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiş, Sanık müdafisinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren REDDİNE karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ...Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2018 tarihli ve 2017/104 Esas, 2018/114 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesini birinci ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, sanığın 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2018/2345 Esas, 2019/104 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması görüşünü içeren 16.10.2021 tarihli Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Eksik soruşturma ve kovuşturma ile hüküm kurulduğuna, Alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm tesisinin hukuka aykırı olduğuna, Veri inceleme raporundaki bilgilerin hükme esas alınamayacağına, Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın veri inceleme raporunda tüm listede -A4-(bağlılığı üst seviyedeolan) olarak kodlandığı, etkin pişmanlık kapsamında beyanlarına başvurulan tanığın sanıkla birlikte örgütün operasyonel eylemlerinin bilinmesinden önceki dönemde düzenlenen sohbetlere birlikte gittiklerine dair anlatımları birarada değerlendirildiğinde, sanığın kodlanması ve sohbetlere katılması nedeniyle örgüt hiyerarşisine dahil olduğu kanaatine varılmış, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün organik ve hiyerarşik yapısı içerisindeki bir üyesi olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle sanığın silahlı terör örgütü üye olma suçundan suçun işleniş biçimi ve kamu görevi yapması dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmış, Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesi gereği cezası yarı oranında artırılmış, geleceği üzerindeki olası etkileri lehine değerlendirilerek TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca cezasında indirim yapılmış, örgüt mensubu olduğu anlaşılmakla TCK'nun 58/9 maddesi uyarıca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Dosya kapsamına göre, 2013 yılı öncesi veri inceleme raporunda A4 kodu ile kodlanan ancak 2015 Mart ayında güncellenen listede "kayıt bulunmadı" şeklinde hakkında kayıt bulunan, örgütün operasyonel eylemlerinin bilinmesinden önceki dönemde 2013 yılı Aralık ayına kadar mahiyeti belli olmayan sohbetlere katıldığı yönünde tanık beyanı bulunan sanığın, bu eylem ve faaliyetlerinin örgüte sempati düzeyini aşıp örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterecek derecede çeşitlilik devamlılık ve yoğunluk göstermemesi karşısında, silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği sabit olmayan sanığın CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiin temyiz talebi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2018/2345 Esas, 2019/104 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca .... Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/16170, K. 2023/2304, T. 24.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-16170-e-2023-2304-k-feb46ae119d3