Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/15864 E. 2023/2336 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/15864
- Karar No
- 2023/2336
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2018 tarihli ve 2017/248 Esas, 2018/158 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası, 221 inci maddenin beşinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 09.11.2018 tarihli ve 2018/1634 Esas, 2018/2324 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollaması ile CMK'nın 303 maddesi gereğince hükmün birinci paragrafında yer alan "... 3713 sayılı TMK'nın 7/1 maddesi delaletiyle ..." kısmının hükümden çıkartılmak suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3.7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.10.2021 tarihli, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi özetle, Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine, yerel mahkemenin etkin pişmanlık indirimin yanlış uygulandığına, sanık hakkında daha lehe etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine sanık hakkında yakalama işlemi gerçekleşmemiş olup ikametine arama için gelindiğinde sanık gözaltına alındığından yakalama işleminin gerçekleşmediğine, öncelikle beratine kararın bozulmasına ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olması nedeniyle kapatılan kurumlardan olan Çağlayan Özel Eğitim ve Araçları Gıda San. ve Tic. A.Ş de 2012 yılından 2014 yılına kadar, AKFA Özel Eğitim Yayın Matbaacılık Dağıtım Bilgisayar A.Ş de 2015-2016 yılları arasında SGK kaydının bulunduğu, sanığın SGK kayıtlarının incelenmesinden örgüte ait kurumlarda hayatın olağan akışına aykırı olacak şekilde kesinti gerçekleşmeksizin sigorta girişlerinin olduğu hususları dikkate alındığında sanığın örgütsel tayin yöntemiyle örgüte ait kurumlarda görevlendirildiği, Manisa İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünün HTS inceleme ve tespit tutanağının incelenmesinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla hakkında soruşturma yürütülen S.K., M.S., H.A., A.G. ile irtibatlı olduğu anlaşılmıştır. Aysa Katılım Bankası A.Ş. De 3724538 müşteri numaralı hesabının bulunduğu sanığın bu hesabından 12.02.2014 tarihinde 88.096,00 TL bedelli katılım hesabı açtığı, 23.07.2017 tarihinde 85.322,93 TL katılım hesabı açtığı FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün en büyük finans kaynağının bankasya olduğu örgütün banka aracılığıyla hem maddi olarak güçlendiği hem de illegal işlemleri legal hale getirdiği 17/25 Aralık 2013 tarihinden sonra bankanın maddi sıkıntıya girmesi üzerine ve TMSF tarafından el konulmasını engellemek için örgüt lideri olan Fetullah Gülen'in "tüm paranızı ... Katılım Bankasına yatırın" talimatını verdiği, bu talimat doğrultusunda örgüt üyelerinin ilgili bankaya başka bankalardan kredi çekerek, mal varlıklarına nakde çevirerek elde ettikleri ya da hali hazırda ellerinde bulunan paraları yatırdıkları yapılan soruşturmalar neticesinde elde edilen delillerle tespit edildiğinden sanığın hesabında gerçekleştirilen yukarıda anlatılan hesap hareketlerinin örgüt lideri Fetullah Gülen'in talimatı neticesinde gerçekleştirdiği kanaatine varılmıştır. Sanığın adına kayıtlı 0544 (...) (..) (..) ve 0541 (...) (..) (..) numaralı GSM hatları ile ByLock kullanıldığının tespit edildiği, 0544 (...) (..) (..) numaralı GSM hattında ByLock programının ilk tespit tarihinin 15.12.2015, 0541 (...) (..) (..) numaralı GSM hattında ByLock programının ilk tespit tarihinin 26.04.2015 olduğu, 0544 (...) (..) (..) numaralı GSM hattına ilişkin ByLock yazışma içeriklerinin dosya içerisine celp olunduğu, bu yazışma içeriklerine ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağının birinci sayfasında yer alan ID bölümünde 414140, kullanıcı adı bölümünde ismail1045, şifre bölümünde gsfb10 yazılı olduğu, sanığı ekleyen diğer ByLock kullanıcılarının sanığı "Meriç İsmail, İsmail Abi, İsmail Uslu Meriç, İsmail Abi Meriç" şeklinde kaydettikleri husuları dikkate alındığında sanığın ByLock isimli gizli haberleşme programını kullandığının sabit olduğu anlaşılmıştır. Sanığın örgüte müzahir kurumlarda örgütsel tayin yöntemiyle görevlendirildiği, Bank ...'nın TMSF'ye devrinin engellenmesi için örgüt liderinin talimatları doğrultusunda hesap hareketlerinin bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgütsel gizliliği sağlamak amacıyla kullandığı ByLock isimli programı kullandığı dikkate alındığında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu ve sanığın eylemlerinin bir bütün halinde 3713 sayılı TMK'nın 7/1 inci maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nın 314/2 maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır. Sanığın örgüt içerisindeki konumu ve faaliyetleri dikkate alınarak suçun işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek takdiren ve teşdiden hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eyleminin 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi kapsamında yer alan terör suçu olması dikkate alınarak cezasında 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci bendi gereğince yarı oranında arttırım yapılmasına karar verilmiştir. Sanığın Manisa İl Emniyet Müdürlüğünce alınan 14.06.2017 tarihli ifadesinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatının 2005 yılında örgütle iltisaklı dershaneye gitmesi ile başladığını,üniversite yıllarında örgütle iltisaklı evlerde kalması ve örgüte ait kurumlarda çalışması ile devam ettiğini, Denizli İlinde kaldığı evlerde kalan şahısları, bu evlerin sorumlularını, büyük talebe mesulü ve büyük bölge talebe mesulü, eyaletçi konumunda bulunan şahısların isimlerini, örgüte eleman kazandırmak için S. ve N. isimli şahıslar tarafından Kredi Yurtlar Kurumuna ait yurda yerleştirildiğini beyan ettiği, mahkememizce 30.11.2017 tarihli celsede alınan savunmalarında hazırlık aşamasında alınan beyanlarını inkar ettiği, 19.01.2018 tarihli celsede ise hazırlık aşamasında etkin pişmanlığa yönelik verdiği ifadelerinin doğru olduğunu, cezaevinde bulunanların etkisiyle etkin pişmanlığa yönelik ifadelerini önceki celsede inkar ettiğini ancak 30.11.2017 tarihli ifadelerinin doğru olmadığını, ByLock isimli programı kullandığını beyan ederek içeriklere ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağında ekli kişileri isimlerini ve örgütsel konumlarını açıkladığı, 21.02.2018 tarihli celsede sunduğu 12 sayfalık dilekçesinde ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekli listede bulunan 123903 ID numaralı kimliği tespit edilemeyen ID'nin H.C.'e, 437962 ID numaralı kimliği tespit edilemeyen ID'nin E.Y. ya da H.I.'a, 436732 ID numaralı kimliği tespit edilemeyen ID'nin S.A.'a, 391967 ID numaralı kimliği tespit edilemeyen ID'nin M.Y.'a, 265412 ID numaralı kimliği tespit edilemeyen ID'nin R.K.'a ait olduğunu ve bu şahısların örgütsel konumlarını açıkladığı, 21.02.2018 tarihli celsede sunduğu 12 sayfalık dilekçede ByLock listesinde ekli 36 kişinin kimlikleriyle birlikte örgütsel konumlarına ilişkin beyanda bulunduğu hususları kül halinde dikkate alındığında sanığın etkin pişmanlıkta bulunduğu değerlendirilmiş, bu kapsamda sanığın etkin pişmanlıkta bulunurken zikrettiği isimlerin etkinliği, yeni bir bilgi olup olmaması, konumları ve sayı itibariyle değerlendirmesinde TCK'nın 221/4-son maddesi gereği alt sınırdan uzaklaşılarak indirim yapılması gerektiği değerlendirilmiştir. Sanığa verilecek cezanının sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak TCK'nın 62 madde uyarınca cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığa verilen cezanın miktarı ve nev'i göz önüne alınarak sanık hakkında CMK'nın 231/5, TCK'nın 50 ve 51 maddelerinin uygulanmasının yasal olarak mümkün olmadığına, sanığın hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde yazılı haklardan yoksun bırakılmasına dair hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, silahlı terör örgütüne üye olan sanığın verdiği bilgilerin örgütteki konum ve faaliyetine uygun nitelikte, faydalı olup olmadığı ilgili birimlerden araştırılarak,sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 221/4 üncü maddesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken, bu hususta araştırma yapılmadan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği görülmüş ise de, aleyhe istinaf talebinin bulunmadığından bu hususun eleştiri konusu yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Silahlı terör örgütü olduğuna karar verilen FETÖ/PDY'ye üyelik suçundan verilen kararda atıf maddesi olarak, silahlı terör örgütlerine uygulama imkanı bulunmayan 3713 sayılı Kanun'un 7/1 maddesi gösterilmiş ise de, hükmün birinci paragrafında yer alan "... 7/1 maddesi delaletiyle ..." kısmının çıkarılarak hükmün CMK'nın 303 maddesi uyarınca düzeltilmesi gerektiği değerlendirilmiş sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollaması ile CMK'nın 303 maddesi gereğince hükmün birinci paragrafında yer alan "... 3713 sayılı TMK'nun 7/1 maddesi delaletiyle ..." kısmının hükümden çıkartılmak suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE a) Sanığın çocuğunu örgütle iltisaklı okula göndermesinin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilmesi dosyadaki diğer deliller nazara alındığında sonuca etkili görülmemiştir. b) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, dosya kapsamına ve sanığın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında yaptığı savunmasına göre, örgüt mensupları tarafından örgütün iletişim aracı olarak kullanılan ByLock'u kullanan, örgüt liderinin talimatı ile Bank ... hesabında para yatırma ve hesap açma işlemleri gerçekleştiren sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna, örgütsel konum ve faaliyetlerindeki çeşitlilik sebebiyle temel cezanın tayininde teşdit uygulanmasına dair kabulde bir isabetsizlik görülmemekle yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Anayasa'nın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61/1 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3/1 inci maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, TCK'nın 61/3 üncü maddesine aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, 2- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı Kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında, silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddeleri uyarınca verilen cezalarda üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümle gereğince üst sınırdan indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde uygulama ile fazla cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 09.11.2018 tarihli ve 2018/1634 Esas, 2018/2324 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dosyanın Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi.