Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/6130 E. 2026/10718 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/6130
Karar No
2026/10718
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/637 E., 2019/24 K. SUÇLAR : Konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.04.2026 tarihli ve KYB-2026/39524 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 1- Sanığın yüzüne karşı verilen Ankara 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli ve 2016/184 esas, 2016/239 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, sanık tarafından 11.04.2016 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği, temyize tâbi olan nitelikli hırsızlık suçu yönünden dosyanın 23.05.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği ancak konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçları yönünden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının itiraz merciince herhangi bir inceleme yapılmaksızın 06.05.2016 tarihi itibariyle kesinleştirildiği, Ankara 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli kararına yönelik sanık tarafından süresinde temyiz talebinde bulunulduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda ya da merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından, sanık tarafından verilen 11.04.2016 tarihli temyiz dilekçesinin nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçları yönünden itiraz dilekçesi olarak kabulü ile merciince itirazla ilgili bir karar verilerek dosyanın kesinleştirilmesi gerektiği gözetilmeden, merciince itiraz incelemesi yapılmadan şeklen kesinleştirilen söz konusu kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, bu nedenle sanığın denetim süresi içinde suç işlediğinin kabul edilemeyeceği ve hükmün açıklanması koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesinde, 2-Kabule göre de, A- Sanık hakkında verilen 26.03.2019 tarihli mahkûmiyet kararında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1 ve 230/1-c maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açık olarak belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında geri bırakılan hükmün neden açıklandığına ilişkin gerekçe ile yetinilip mala zarar verme ve nitelikli olarak konut dokunulmazlığının ihlali eylemlerinin ne şekilde gerçekleştiğine dair gerekçe belirtilmeden hüküm kurulmasında,

B- Ankara 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli ve 2016/184 esas, 2016/239 sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine gece vakti hırsızlık suçu yönünden yapılan inceleme neticesinde, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 24.11.2021 tarihli ve 2021/2794 esas, 2021/18125 karar sayılı ilamı ile "28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanunun 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması..." şeklindeki gerekçe ile bozma kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, nitelikli hırsızlık suçu ile birlikte işlenen konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarının da savunmanın bölünmezliği ilkesi gereğince bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği cihetle, zorunlu müdafii görevlendirilmeden yargılamaya devam olunarak, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE Ankara 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli kararı ile sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara karşı, sanık ... tarafından yapılan itirazın mahallinde, incelemeye konu karar tarihinden önce değerlendirilmediği ve merciince itiraz incelemesi yapılmadan şeklen kesinleştirmelerin yapıldığı belirlenmekle; buna göre sanık hakkında verilen 05.04.2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, incelemeye konu karar tarihinden evvel usûlünce kesinleşmediği ve böylece denetim süresinin başlamadığı gözetilmeksizin, denetim süresi içerisinde sanığın kasıtlı suç işlediğinden bahisle açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklandığı, bu doğrultuda verilen Ankara 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2019 tarihli hükümlerin açıklanmasına ilişkin kararının da hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu anlaşıldığından, anılan 26.03.2019 tarihli kararın kanun yararına bozmaya konu yapılamayacak olması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/6130, K. 2026/10718, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-6130-e-2026-10718-k-f3d5d693be55