Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/543 E. 2026/5788 K. – Resmi Belgenin
Konu: Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/543
- Karar No
- 2026/5788
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/228 E., 2025/480 K. SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 24.12.2025 tarihli ve 2025/36269 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155708 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155708 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan sanık ...'nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Erdek Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2017 tarihli ve 2016/118 esas, 2017/87 sayılı kararının 04.04.2017 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 30.01.2022 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun'un 206/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Erdek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2025 tarihli ve 2025/228 esas, 2025/480 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 5271 sayılı Kanun'un 250/1. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır: a) Türk Ceza Kanununda yer alan; 1. Hakkı olmayan yere tecavüz (madde 154, ikinci ve üçüncü fıkra), 2. Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (madde 170), 3. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma (madde 179, ikinci ve üçüncü fıkra), 4. Gürültüye neden olma (madde 183), 5. Parada sahtecilik (madde 197, ikinci ve üçüncü fıkra), 6. Mühür bozma (madde 203), 7. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (madde 206), 8. Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama (madde 228, birinci fıkra), 9. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması (madde 268), suçları. b) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 15 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçlar. c) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 93 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen suç. d) 13/12/1968 tarihli ve 1072 sayılı ......., ........... ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen suç. e) 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde belirtilen suç." şeklindeki, Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 2 51... nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile; 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanığın mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunu'nun 250. maddesi gereğince serî muhakeme usulüne tabi olduğu, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, incelemeye konu geri bırakılan hükmün açıklanmasına dair kararın ise 10.07.2025 tarihinde anılan iptal kararının yürürlüğe girmesinden sonra verildiğinin anlaşılması karşısında, Mahkemesince sanığın incelemeye konu suç yönünden açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden bahisle durma kararı vererek gereğinin ifası için dosyanın serî muhakeme usulü uygulanmak üzere Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesi yerine, yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, Kabule göre de, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 13/02/2018 tarihli ve 2015/95 esas, 2018/883 sayılı "muayene için gelen kişilerin ibraz ettiği belgedeki kişi olup olmadığını denetleme görevi bulunan hastane görevlilerinin muayene edilen hastanın kimlik sahibi olup olmadığını basit bir inceleme sonunda anlayabilecek durumda oldukları, sanıkların bu durumu denetlenmesi imkanını ortadan kaldırıcı bir davranışlarının bulunmadığı,... gerekçesi ile beraat hükmü verilmesi yerine... bozmayı gerektirmiş..." şeklindeki ilamı nazara alındığında; olay günü katılanın kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle ...... Devlet Hastanesi'ne giriş yapıp tedavi olan sanığın bu eyleminde kendisine ait olmayan kimlik bilgilerini ibraz etmesi üzerine, ilgili görevlinin anılan kimlik bilgilerinin sanığa ait olup olmadığını basit bir inceleme sonunda anlayabilecek durumda olduğu ve dolayısıyla atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. İncelenen dosya içeriğine göre; sanık hakkında denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle hüküm açıklanarak mahkumiyet kararı verilmiş ise de; hükmün açıklanmasına esas teşkil eden Erdek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2024 tarihli ve 2024/76 Esas, 2024/182 Karar sayılı ilamının UYAP üzerinden yapılan incelemesinde, Mahkemece; "...25/12/2025 tarihli ve 33118 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7571 Sayılı Kanun’un 16. maddesi ile 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’un 75 inci maddesinde yapılan düzenleme ile TCK 125/3-a maddesi hariç olmak üzere hakaret suçunun ön ödeme kapsamına alınması karşısında; ...dosyanın yeni esasa kaydı yapılıp ele alınarak hükümlü bakımından esasa konu hakaret suçunun ön ödeme kapsamına alınmış olması, ön ödemeye ilişkin kuralın açıkça sanık lehine ve maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması, Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin 7. maddesi, Anayasanın 38. maddesi, TCK'nın 7. maddesi ve CMK'nın 75/6 maddesi gereğince hükümlüye usulüne uygun ön ödeme önerisinde bulunulması için gerekli işlemlerin yapılarak ön ödeme ihtaratının tebliğ edilmesine..." şeklinde ek karar verildiği anlaşılmakla; ek kararda belirtildiği üzere, dosyanın yeni esasa kaydının yapılıp yapılmadığının, sanığa önödeme teklifinde bulunulup bulunulmadığının, sanık hakkında verilen düşme kararı olup olmadığının tespiti bakımından yapılan tüm işlemlerin, kesinleşen kararların ve bu işlemlere ilişkin tüm dosya asıllarının gönderilmesi için dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 01.06.2026 tarihinde karar verildi.