Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/9545 E. 2026/5834 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/9545
Karar No
2026/5834
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/226 E., 2018/448 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Samsun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 23.10.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 31.10.2025 tarihli ve 2025/6398 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.11.2025 tarihli ve KYB - 2025/126703 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.11.2025 tarihli ve KYB - 2025/126703 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre; 21.11.2014 tarihli kolluk tutanağı uyarınca, sanığın uyuşturucu madde kullandığının ihbar edilmesi üzerine, kolluk merkezine davet edildiği, üzerinde herhangi bir suç unsuruna rastlanmayan sanığın, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında idrar testi yapılması amacıyla Cumhuriyet Savcısının talimatıyla .. .. Devlet Hastanesi'ne sevk edildiği, anılan Hastane tarafından hazırlanan 21.11.2014 tarihli rapor uyarınca sanığın idrarında uyuşturucu etken maddelerinin bulunduğunun tespit edildiği, Mahkemesince de söz konusu rapor dayanak gösterilerek sanığın uyuşturucu madde kullandığından bahisle mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 75. maddesinde yer alan, "Bir suça ilişkin delil elde etmek için şüpheli veya sanık üzerinde iç beden muayenesi yapılabilmesine ya da vücuttan kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilmesine; Cumhuriyet savcısı veya mağdurun istemiyle ya da re'sen hâkim veya mahkeme, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilebilir. Cumhuriyet savcısının kararı, yirmidört saat içinde hâkim veya mahkemenin onayına sunulur. Hâkim veya mahkeme, yirmidört saat içinde kararını verir. Onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır ve elde edilen deliller kullanılamaz." şeklindeki ve aynı Kanun'un 217/2. maddesinde yer alan, "Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Cumhuriyet Savcısı tarafından delil elde etmek amacıyla gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında sanığın idrar örneğinin alınmasına yönelik verilen kararın Sulh Ceza Hakimliğinin onayına hiç sunulmadığı anlaşılmakla, hukuka uygun elde edilmeyen bu delilin sanığın mahkumiyetine esas alınamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 24.11.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 28.11.2014 tarihli ve 2014/26997 Soruşturma, 2014/425 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme kararında itiraz kanun yolunun gösterildiği, kararın 18.12.2014 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği, tedbirin infazı için kararın tebliği ve kesinleşmesi beklenmeksizin 03.12.2014 tarihinde Samsun Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2015 tarihli ve 2014/26997 Soruşturma, 2015/9501 Esas, 2015/8020 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

C. Yapılan yargılama sonucunda, Samsun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2016 tarihli ve 2015/522 Esas, 2016/173 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 27.04.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

D. Sanığın denetim süresi içerisinde 02.07.2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Samsun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20.09.2018 tarihli ve 2018/226 Esas, 2018/448 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

E. Dosya kapsamına göre;

17.11.2014 tarihinde yapılan ihbar üzerine hakkında soruşturma başlatılan sanığın 24.11.2014 tarihinde karakola başvurduğu, Cumhuriyet savcısının talimatı ile 24.11.2014 tarihinde alınan idrar örneğinde ... (esrar) maddesinin pozitif tespit edildiği olayda, Mahkemesince söz konusu rapor dayanak gösterilerek sanığın uyuşturucu madde kullandığı gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiş ise de,

5271 sayılı CMK'nın 75. maddesinde yer alan '' (1) Bir suça ilişkin delil elde etmek için şüpheli veya sanık üzerinde iç beden muayenesi yapılabilmesine ya da vücuttan kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilmesine; Cumhuriyet savcısı veya mağdurun istemiyle ya da re'sen hâkim veya mahkeme, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilebilir. Cumhuriyet savcısının kararı, yirmidört saat içinde hâkim veya mahkemenin onayına sunulur. Hâkim veya mahkeme, yirmidört saat içinde kararını verir. Onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır ve elde edilen deliller kullanılamaz.'' şeklindeki ve aynı Kanun'un 217/2. maddesinde yer alan, "Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, Cumhuriyet savcısı tarafından delil elde etmek amacıyla gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında sanığın idrar örneğinin alınmasına yönelik verilen kararın Sulh Ceza Hakimliğinin onayına hiç sunulmadığı anlaşılmakla, hukuka uygun elde edilmeyen bu delilin sanığın mahkûmiyetine esas alınamayacağı; sanıktan biyolojik örnek alınmasına dair kararın CMK'nın 75. maddesi kapsamında görevli ve yetkili hakimlik tarafından verilmiş onama kararının bulunmadığı ve bu konuda karar alınmadığı, Hakim veya Mahkemece onaylanmayan ya da Hakim ya da Mahkeme tarafından verilmiş herhangi bir karar olmadan sanıktan biyolojik örnek alma işlemi neticesinde elde edilen delillerin kullanılamayacağı, bu itibarla hukuka aykırı olarak elde edilen biyolojik örneklerinde uyuşturucu madde tespit edilmesi dışında; üzerinde herhangi bir uyuşturucu veya uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın, suçu işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak, somut, kesin, inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine karar verildiği, bu hususun mahkemenin takdiri ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmesi durumunu aşan mutlak hukuka aykırılık niteliğinde olduğu anlaşıldığından, mahkûmiyet kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

F. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi;

"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. Samsun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2018 tarihli ve 2018/226 Esas, 2018/448 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;

Hüküm fıkrasının; "sanığın üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2. fıkrasının (e) bendi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle BERAATİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/9545, K. 2026/5834, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2025-9545-e-2026-5834-k-59241be51409