Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/10520 E. 2026/5837 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/10520
Karar No
2026/5837
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/634 E.,2016/60 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin 08.03.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 15.12.2025 tarihli ve 2025/586 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/151167 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/151167 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 75. maddesinde yer alan '' (1) Bir suça ilişkin delil elde etmek için şüpheli veya sanık üzerinde iç beden muayenesi yapılabilmesine ya da vücuttan kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilmesine; Cumhuriyet savcısı veya mağdurun istemiyle ya da re'sen hâkim veya mahkeme, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilebilir. Cumhuriyet savcısının kararı, yirmidört saat içinde hâkim veya mahkemenin onayına sunulur. Hâkim veya mahkeme, yirmidört saat içinde kararını verir. Onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır ve elde edilen deliller kullanılamaz.'' şeklindeki düzenleme gözetildiğinde, Sanığın kendi rızası ile idrar örneğinin alındığı ve 5271 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca Cumhuriyet Savcısı veya yetkili Hakimlik kararının söz konusu olmaması nedeniyle sanıktan alınan idrar örneğinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 75. maddesinde yer alan düzenlemeye aykırı şekilde elde edildiği, dolayısıyla da .. Devlet Hastanesince düzenlenen laboratuvar tetkik sonuç raporunun hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş delil niteliğinde olduğu, sanığın suçu inkar etmesi ve başka soruşturma dosyasında ifadeleri alınan .. .. ve ..'un beyanı dışında sanığın suçu işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak, somut, kesin, inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden, sanığın yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde, 2- Kabule göre de; A- Şüpheli hakkında verilen Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın şüpheliye 21.04.2015 tarihinde tebliğ edildiği ancak 15 günlük itiraz süresi beklenmeden 10.04.2015 tarihinde dosyanın infaz için denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderildiği anlaşılmakla usulüne uygun bir yasa yoluna başvuru imkanı tanınmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi sebebiyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,

B- Adli sicil kaydı bulunmayan ve ileride yeniden suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat edilerek cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilen sanık hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmamasında, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 25.03.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının 09.04.2015 tarihli ve 2015/2728 Soruşturma, 2015/78 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme kararında itiraz kanun yolunun gösterildiği, kararın 21.04.2015 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği, tedbirin infazı için kararın 10.04.2015 tarihinde .. Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak .. Cumhuriyet Başsavcılığının 03.12.2015 tarihli ve 2015/2728 Soruşturma, 2015/3428 Esas, 2015/3075 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 18.02.2016 tarihli ve 2015/634 Esas, 2016/60 Karar sayılı kararı ile sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre; 1. 5271 sayılı CMK'nın 75. maddesinde yer alan '' (1) Bir suça ilişkin delil elde etmek için şüpheli veya sanık üzerinde iç beden muayenesi yapılabilmesine ya da vücuttan kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilmesine; Cumhuriyet savcısı veya mağdurun istemiyle ya da re'sen hâkim veya mahkeme, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilebilir. Cumhuriyet savcısının kararı, yirmidört saat içinde hâkim veya mahkemenin onayına sunulur. Hâkim veya mahkeme, yirmidört saat içinde kararını verir. Onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır ve elde edilen deliller kullanılamaz.'' şeklindeki düzenleme gözetildiğinde, 11.03.20 15... .03.2015 tarihlerinde beyanlarına başvurulan .. .. ve ..'ın sanık aleyhine verdikleri beyanlarına istinaden, yürütülen soruşturma sırasında sanığın 25.03.2015 tarihinde kendiliğinden kolluk güçlerine başvurarak uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığının tespiti amacı ile rızası ile idrar tahlili yaptırmak istemesi üzerine Cumhuriyet savcısının 25.03.2015 tarihli kararı ile aynı tarihte idrar örneğinin aldırıldığı, idrar örneği üzerinde .. .. Hastanesi tarafından yapılan tahlilde ... pozitif çıktığından bahisle atılı suçu işlediği kabul edilerek; sanık hakkında kamu davasının ertelenmesi kararı ve yapılan yargılama sonucunda da mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; sanıktan biyolojik örnek alınmasına dair kararın CMK'nın 75. maddesi kapsamında görevli ve yetkili hakimlik tarafından verilmiş onama kararının bulunmadığı ve bu konuda karar alınmadığı, Hakim veya Mahkemece onaylanmayan ya da Hakim ya da Mahkeme tarafından verilmiş herhangi bir karar olmadan sanıktan biyolojik örnek alma işlemi neticesinde elde edilen delillerin kullanılamayacağı, bu itibarla hukuka aykırı olarak elde edilen biyolojik örneklerinde uyuşturucu madde tespit edilmesi dışında; üzerinde herhangi bir uyuşturucu veya uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın, .. ve ..'ın soyut beyanları dışında, sanığın suçu işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak, somut, kesin, inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine karar verildiği, bu hususun mahkemenin takdiri ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmesi durumunu aşan mutlak hukuka aykırılık niteliğinde olduğu, 2. Kabule göre de; Şüpheli hakkında Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın şüpheliye 21.04.2015 tarihinde tebliğ edildiği ancak kararın tebliği ve 15 günlük itiraz süresi beklenmeden 10.04.2015 tarihinde kararın infazı için denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderildiği anlaşıldığından, Müdürlükçe yapılan işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı, dolayısıyla yükümlülük ihlalinden sözedilemeyeceği, bu durumda TCK'nın 191/4. maddesinde belirtilen dava açma koşullarının oluşmadığı gözetilmeden karar verilmesi,

Adli sicil kaydı bulunmayan ve ileride yeniden suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat edilerek cezasının 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilen sanık hakkında, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. E. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/634 Esas, 2016/60 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanığın üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2. fıkrasının (e) bendi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle BERAATİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/10520, K. 2026/5837, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2025-10520-e-2026-5837-k-7c49061728f7