Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/377 E. 2026/4537 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/377
- Karar No
- 2026/4537
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/1278 Değişik iş SUÇ : Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2023 tarihli ve 2023/79233 Soruşturma, 2023/39457 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Bakırköy 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 22.03.2024 tarihli ve 2024/1278 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 22.03.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 25.12.2025 tarihli ve 2025/28013 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155737 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155737 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin, müşteki ile şüpheli arasında taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşme uyarınca müştekinin şüpheliye ödeme yaptığı, ancak şüphelinin sözleşmede üstlendiği taşınmazı müştekiye teslim etmeyerek müvekkilini dolandırdığı iddialarını içeren dilekçe ile şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, taraflar arasındaki ilişkinin çözümünün hukuk mahkemelerinin görevine giren hukuki bir ihtilaftan ibaret olduğu ve ortada kovuşturulması gereken dolandırıcılık ya da başka bir suçun bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Somut olayda, şüphelinin yetkilisi olduğu ... Emlak İnşaat Tekstil Gıda Otomotiv Turizm Dış Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi tarafından ... Noterliğinin 22.09.2022 tarihli ve ... yevmiye sayılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine konu İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, .... Caddesinde kain 2/3 pafta,2039 ada ve 15 parsel sayılı taşınmaz üzerinde B2 blok... katta bulunan 39 numaralı bağımsız bölümün müştekiye satılacağının vaat edilmesine rağmen, söz konusu taşınmazın müştekiye teslim edilmediği, satış bedelinin tamamının şüpheliye ödendiği; ancak taşınmazın teslim edilmediği gibi şüpheliye de ulaşılamadığının iddia edildiği olayda, soruşturmanın seyri açısından şikâyet dilekçesinde adı geçen şirketin yetkilisi olduğu belirtilen ...'ın ifadesinin alınması, ... Emlak İnşaat Tekstil Gıda Otomotiv Turizm Dış Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin yetkilisinin araştırılması, şüpheliler haklarında benzer soruşturma veya kovuşturma dosyalarının araştırılarak incelenmek üzere celp edilmesini takiben toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ile ... Emlak İnşaat Tekstil Gıda Otomotiv Turizm Dış Ticaret Ltd. Şti. yetkilisi olarak hareket eden şüpheli arasında, İstanbul İli ... İlçesi ... Mahallesi 20 39... parselde bulunan B2 blok 39 numaralı taşınmazın satışı için 22.09.2022 tarihinde noterde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğinin, taşınmaz bedeli olan 30.000,00 USD'nin şüpheliye ödendiğinin, buna karşın belirtilen süre içinde devrin gerçekleşmediği gibi paranın da iade edilmediğinin, ayrıca şirkete dair herhangi bir taşınmaz kaydına da rastlanmadığının, böylece şüphelinin hileli hareketlerle haksız menfaat temin ettiğinin iddia olunması karşısında; şüphelinin ifadesine başvurulması, ticaret sicil kayıtlarının celbi ile şirket yetkilileri ve ortaklarının kimler olduğunun belirlenmesi, ilgili noter ve tapu kayıtlarının getirtilmesi, şüphelinin belirtilen daireyi satış yetkisinin bulunup bulunmadığının araştırılması, ödemenin nasıl ve ne şekilde gerçekleştiğinin ortaya konulması, şüpheli hakkındaki benzer soruşturma ya da kovuşturma dosyalarının getirtilerek incelenmesi, bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "...müştekinin şikayetine konu anlaşmazlığın, sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan ve hukuk mahkemeleri nezdinde çözülmesi gereken hukuki ihtilaf niteliğinde bir anlaşmazlık olduğu, hukuki ihtilaf arz eden uyuşmazlığın çözüm yerinin hukuk mahkemeleri olduğu, Cumhuriyet Başsavcılığımızın görev ve yetkisinin bulunmadığı, dolayısıyla soruşturulması gereken herhangi bir suç ve suç unsurunun mevcut olmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bakırköy 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 22.03.2024 tarihli ve 2024/1278 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2026 tarihinde karar verildi.