Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/10497 E. 2026/5836 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/10497
Karar No
2026/5836
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/50 E., 2011/27 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Kamu davasının düşmesi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul Anadolu 53. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen karar sayılı, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşmesine" ilişkin kararın, istinaf edilmeksizin 04.06.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.12.2025 tarihli ve 2025/8524 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/150615 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/150615 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 1-Sanık hakkında verilen 09.05.2024 tarihli düşme kararından önce, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde değişiklik yapıldığı cihetle sanığın hukukî durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, 2- 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi uyarınca hapis cezasıyla birlikte aynı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen sanık hakkında aynı Kanun'un 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet Savcılığınca sadece yerine getirme fişi düzenlenmesi gerektiği, somut olayda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca da 08.04.2013 tarihinde yerine getirme fişi düzenlendiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE A. Sanık hakkında, 19.09.2009 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda Ümraniye Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2010 tarihli ve 2009/32073 Soruşturma, 2010/37 Esas, 2010/17 sayılı iddianamesi ile Ümraniye 2. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Yapılan yargılama sonucunda, Ümraniye 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 01.03.2011 tarihli ve 2010/84 Esas, 2011/199 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 08.04.2011 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği,

C. Sanık hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının tamamlandığının bildirilmesi üzerine, İstanbul Anadolu 53.Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2015 tarihli ve 2010/50 Esas, 2011/27 Karar sayılı ek kararı ile, adli para cezasının infaz edilmiş sayılmasına karar verildiği, D. Sanığın adli sicil kaydının silinmesini talep etmesi üzerine, İstanbul Anadolu 53. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 09.05.2024 tarihli ve 2010/50 Esas, 2011/27 Karar sayılı ek kararı ile; tedavi ve denetimli serbestliğe uyduğu gerekçesiyle "davanın düşmesine" karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; 1. Sanık hakkında verilen 09.05.2024 tarihli düşme kararından önce, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde değişiklik yapıldığından, sanığın hukukî durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, 2. 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi uyarınca adli para cezasıyla birlikte aynı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen sanık hakkında aynı Kanun'un 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet Savcılığınca sadece yerine getirme fişi düzenlenmesi gerektiği, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca da 08.04.2013 tarihinde yerine getirme fişi düzenlendiği gözetilmeden, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul Anadolu 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2024 tarihli ve 2010/50 Esas, 2011/27 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi .

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/10497, K. 2026/5836, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2025-10497-e-2026-5836-k-f338fe5b16fb