Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/16120 E. 2026/9369 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/16120
- Karar No
- 2026/9369
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/195 E., 2024/845 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine EK KARAR : Temyiz isteminin reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Reddin onanması, ret, bozma
I- Sanık hakkında şikâyetçi ...'a yönelik mala zarar verme suçundan kurulan istinaf başvurusunun esastan reddi hükmüne yönelik yapılan incelemede 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanık hakkında şikâyetçi ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan istinaf başvurusunun esastan reddi hükmüne yönelik temyiz isteminin reddine dair olan ve şikayetçiler ... ve ...'a yönelik mala zarar verme suçundan kurulan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi hükümlerine yönelik temyiz isteminin reddine dair ek karara ilişkin yapılan incelemede Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile aynı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş ise …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya İlk Derece Mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm uyarınca; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 16.05.2024 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, III- Sanık hakkında şikâyetçiler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi hükümlerine dair yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın cezalandırılabilmesi için şüpheden uzak, kesin delil bulunmadığına, sanığın savunma hakkında usuli hatalar yapılarak anılan hakkın ihlal edildiğine, beraate karar verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanığın, şikâyetçi ...'ın kilitli haldeki aracının camını kırarak aracın içerisinden o sırada araçta bulunmayan şikayetçiler ..., ... ..., ... ve ...e ait suça konu eşyalar ile paraları çalmasının akabinde şikâyetçi ...'nın kilitli vaziyetteki aracının camını kırarak bu aracın içerisinden, o sırada araçta olmayan şikâyetçiler ... ..., ... ve ...a ait olan eşyalar ile paraları çalması şeklindeki eylemlerinde, sanığın her bir araca yönelik kapı ve camları kilitli hâlde, içerisinde kimse bulunmadığı sırada, anılan araçların içerisinden hırsızlık eylemlerinde, birden fazla şahsa ait çeşitli eşyalar ile paraları çalması sebebiyle, suça konu eşyalar ile paraların farklı kişilere ait olduğunu bilme imkanı bulunmadığı, bu nedenle, her araca yönelik eylemin zincirleme suç hükümleri uygulanmaksızın, ayrı ayrı suçlar oluşturacağı, ancak TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı göz önünde bulundurularak, temel cezanın asgari hadden uzaklaşılarak tayin edilebileceği gözetilmeden, araçlardan çalınan eşyaların, sonuç olarak birden fazla kişiye ait olması sebebiyle, TCK'nın 43 maddesi kapsamında değerlendirilerek eza tayini 2- Kurulan hükümlerde İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2008 tarihli 2006/4 76... /166 Karar sayılı 05.06.2012 tarihinde kesinleşen 10 ay hapis cezasına dair ilamı tekerrüre esas alınmış ise de; daha ağır cezayı içeren Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2008 tarihli, 2004/7 06... /143 Karar sayılı 28.02.2012 tarihinde kesinleşen 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesi uyarınca hükmedilen 2 yıl hapis cezasına ilişkin ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde CMK'nın 307/5. maddesinin gözetilmesine, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca gereği için dosyanın Malatya 8. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.