Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/29130 E. 2026/11746 K. – Kamu Kurum Ve
Konu: Kamu Kurum Ve Kuruluşlarındaki Eşya Hakkında Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/29130
- Karar No
- 2026/11746
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamu Kurum Ve Kuruluşlarındaki Eşya Hakkında Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/839 E., 2023/2483 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlık HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, suçun unsurlarının oluşmadığına, TCK'nın 145. maddesinin değerlendirilmediğine, sanığın suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin delillerle ile ispat edilmeden sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın aleyhine beyanların esas alınıp lehe beyanların dikkate alınmamasının hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğuna, sanığın suçu işlediğine yönelik her türlü şüpheden uzak somut ve inandırıcı delil bulunmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise, suçun unsurlarının oluşmadığına, diğer sanıkların sanığın üzerine baskı kurarak ve korkutarak sanığı suça dahil ettiklerine, sanığın eyleminin TCK'nın 39. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, sanığın kendi payına düşün zararın karşılamak istemesine karşın diğer sanıkların zararı karşılamaları nedeniyle zararı karşılayamaması nedeniyle sanık hakkında TCK'nın 168. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıkların Meram ilçesi ... Mahallesi, ... ... mevkisinin iki farklı noktasındaki aynı hat üzerinden telefon kablolarını aynı zaman ve mekan birliği içinde keserek çaldıklarının anlaşılması karşısında, eylemin bir bütün hâlinde tek suç oluşturacağı gözetilmeden, zincirleme suç oluşturduğu kabul edilerek temel cezada 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini, 2- Hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/5. maddesinin, 5237 sayılı Kanun’un 143. maddesinden önce uygulanması gerektiği gözetilmeyerek aynı Kanun'un 61. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Konya 15. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.