Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4464 E. 2026/9368 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4464
- Karar No
- 2026/9368
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1680 E. 2023/4943 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama, bozma
Sanık ... müdafinin sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmü temyiz ettiği, sanık ... ile müdafinin ise her üç suçtan kurulan hükümleri temyiz ettikleri, dolayısıyla temyiz incelemesinin kapsamının bahsi geçen suçlara ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede, sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafinin temyiz isteminin reddedilmesi gerektiğine yönelik tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
I- Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere dair sanık ile müdafinin temyiz istemlerinin incelenmesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ile müdafinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere dair sanıklar müdafileri ile sanık ...'ün temyiz istemlerinin incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... ile müdafinin temyiz istemlerinin, sanığın cezalandırılabilmesi için şüpheden uzak, inandırıcı, kesin, somut delil bulunmadığına, yardım eden sıfatı ile kamu davası açıldığı hâlde iştirak hükümlerinin uygulandığına, beraate karar verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafinin temyiz isteminin ise suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, beraate karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Cumhuriyet savcısının 27.02.2023 tarihli duruşmadaki "yapılan yargılama sonucu toplanan delillere göre sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde müştekinin yetkilisi olduğu kurumda gece vakti sayılan bir zaman diliminde iş yerine ait asma kilidi kırmak suretiyle girdikleri ve 15.000,00 TL değerinde malzeme çaldıkları sabit olmakla sanıkların TCK 151/1, 142/2-h, 143, 116/4, 119/1-c, 53, 58. maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesi kamu adına talep olunur" şeklindeki mütalaa içeriğine yönelik olarak, taraflardan mütalaya karşı diyeceklerinin sorulduğunun anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki "sanık ...'a TCK'nın 39/2-c maddesinin uygulanmama ihtimaline ilişkin ek savunma hakkı verilmesi gerektiğine" yönelik bozma istemine dair görüşe, Anayasanın 141. maddesi de dikkate alınarak iştirak edilmemiştir. 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık ... hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve koşullu salıverilme hükümlerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, hüküm hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafileri ile sanık ...'un yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan karara yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye kısmen uygun olarak ONANMASINA, dava dosyanın aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.