Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/29937 E. 2026/6223 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/29937
- Karar No
- 2026/6223
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/989 E., 2023/2532 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I. Sanık ... hakkında mala zarar verme, sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Sanık ... hakkında mala zarar verme, sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan mahkûmiyetlerine dair İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 07.07.2023 tarihli ve 2023/989 Esas, 2023/2532 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri ve sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafileri ile sanık ...'ın temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin; sanığın olay günü kendinde olmadığına, bir zarar varsa şayet gidereceğine, orantısız cezaya hükmolunduğuna, bakması gereken bir ailesinin bulunduğuna, adli sicil kaydının bulunmadığına, adil bir karar verilmesi gerektiğine, sanığın suçu işlediğine dair somut bir delil bulunmadığına, soyut beyanlara ve varsayıma dayalı olarak karar verildiğine, bilirkişi raporunun sanığın lehine olduğuna ve diğer sanıkla aralarında husumet bulunduğuna, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; sanığın samimi beyanlarla yaşanan olayı anlatmasına rağmen hakkında orantısız bir cezaya hükmolunduğuna ve tüm lehe olan indirim maddelerinin sanık hakkında hükmolunması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1. Sanık ... Kayaşin ile ilgili olarak; Hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, 2. Sanık ... ile ilgili olarak; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık ...'in adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesince verilmiş 16.10.2020 karar tarihli ve 2019/379 Esas, 2020/1087 Karar sayılı ilâmı uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi uyarınca verilmiş olduğu, bahse konu kararın 07.07.2025 tarihli ek karar ile infazın durdurulmasına ve dosyanın 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna başvurulması açısından İzmir CBS'ye gönderilmesine karar verilmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınamayacağı, ancak adlî sicil kaydında yer alan Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2020 tarihli ve 2020/173 Esas, 2020/262 Karar sayılı, 14.07.2020 tarihinde kesinleşen Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan verilen 10 ay hapis cezasını içeren mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık ... hakkındaki hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine “ Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2020 tarihli ve 2020/173 Esas, 2020/262 sayılı ilâmına konu Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan verilen 10 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/6. maddesi gereğince sanığa hükmolunan cezanın 1. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine" ibaresi eklenmek suretiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.