Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6766 E. 2026/3847 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6766
- Karar No
- 2026/3847
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1474 E., 2021/3256 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 264.600,00 TL maddi ve 3.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 40.980,94 TL maddi tazminatın ve 60.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, koşulları oluşmayan maddi tazminat talebinin reddine hükmedilerek davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınce davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün manevi tazminat bakımından bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen manevi tazminatın az olduğuna ve davacının zararını karşılamadığına, maddi tazminatın kabulüne ve davacıya ihraç tarihi ile tahliye tarihi arasındaki dönem için tazminat ödenmesi gerektiğine, bilirkişi raporunun hatalı olduğuna ve hükme esas alınmaması gerektiğine, davacının yapmış olduğu masrafların, ailesinin ziyaret için yapmış olduğu masrafların ve vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında verilmesine, talep doğrultusunda karar verilmesine ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, davanın reddine, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna, davalı lehine de vekalet ücretine hükmedilmesine, hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/34 Esas - 2018/64 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 12.01.2017- 26.12.2017 tarihleri arasında 348 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiği, beraat hükmünün 06.04.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında, dava tarihinin ''08.08.2018'' olarak gösterilmemesi mahallinde düzeltilmesi gereken yazım eksikliği olarak kabul edilmiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekili ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Her ne kadar davacının gözaltında ve tutuklu kaldığından bahisle, davacı hakkında manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiş ise de dosya kapsamında yapılan incelemede tutukluluğun infaz gördüğüne dair bir bilgi veya belgeye rastlanılmadığı, bu itibarla tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi sonrası bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye sonucu itibariyla uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde karar verildi