Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/6316 E. 2026/2848 K. – Tehdit
Konu: Tehdit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6316
- Karar No
- 2026/2848
- Karar Tarihi
- Konu
- Tehdit
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/275 E., 2024/523 K. SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya safahatı incelendiğinde, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237sayılı Kanun) 106/1-1, 43/2 maddesi uyarınca kamu davası açıldığı, bu dava hakkında ilk derece mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verildiği, bu kararın katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 11.11.2020 tarihli ve 2017/18222 Esas, 2020/16080 Karar sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verildiği ve bu suretle kesinleştiği, sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden ise aynı ilâmla açılmış dava bulunmadığından bahisle bozma kararı verildiği; Bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada hatalı şekilde tehdit suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, itiraz üzerine kararın itiraz merciince kaldırıldığı, akabinde ilk derece mahkemesince "Mahkememizin 2014/1 esas 2014/365 karar sayılı ilamı ile sanığın beraatine karar verildiği, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2017/182 22... /16080 karar sayılı ilamı ile beraat kararının onandığı, verilen ilamın kesinleştiği, kesinleşen ilama rağmen yargılamaya devam olunduğu, sanığa atfedilen suçlamaların aynı eyleme ilişkin olduğu, aynı eylemlerle ilgili olarak kesinleşmesine rağmen iki farklı dosya ikame edildiği" gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar sanık hakkındaki dava tehdit suçu yönünden ele alınarak red kararı verilmiş ise de; bozma kararının Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2017/18222 Esas, 2020/16080 Karar sayılı ilâmının sanık hakkında kurulan kasten yaralama suçuna ilişkin olduğu, tehdit suçundan kurulan hükmün kesinleştiği, işbu yargılamanın kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik olduğu ve bozma ilamı doğrultusunda bu suçtan açılmış bir dava bulunmadığından "karar verilmesine yer olmadığı" kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde tehdit suçundan "davanın reddi" kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenle Ortaköy (Aksaray) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.