Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/1258 E. 2023/1961 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1258
- Karar No
- 2023/1961
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/626 Esas 2022/778 Karar SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle; Suça konu eylemin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-b-d, 143/1 maddeleri kapsamında kalması nedeniyle zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki düşmeye ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/164 iddianame numaralı 18.01.2010 tarihli iddianamesi ile sanığın hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d, 151/1, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Kartal 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2010 tarihli ve 2010/56 Esas, 2010/1046 Karar sayılı kararıyla, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e., 62 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve aynı Kanun'un 151/1, 62 maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak her iki hüküm yönünden de 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. 3. Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği ihbarı üzerine hükümler açıklanarak İstanbul Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2015 tarihli ve 2015/227 Esas, 2015/333 Karar sayılı kararıyla hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e, 62, 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve aynı Kanun'un 151/1, 62, 53/1. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve her iki hüküm yönünden hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. 4. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 17.02.2020 tarihli ve 2019/12435 Esas, 2020/2136 Karar sayılı kararıyla özetle " eylemin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-b-d maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, 142/1-e maddesinden hüküm kurulduğu; suçun gece vakti işlenmesi nedeniyle aynı Kanun'un 143/1 maddesinden artırım yapılması gerektiğinin gözetilmediği; hırsızlık suçundan temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi sonucu eksik ceza tayin edildiği; mala zarar verme suçunun yasal unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeksizin atılı suçtan beraati yerine sanığın cezalandırılmasına karar verildiği; gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği zaman diliminin yazılmaması" gerekçeleriyle hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda İstanbul Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2020 tarihli ve 2020/223 Esas, 2020/499 Karar sayılı kararıyla sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-b-d, 143/1, 62, 53/1 maddelerinden 3 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına hükmedilmiş; ancak 5271 sayılı Kanun'un 307. maddesi uyarınca "kazanılmış hakkı gözetilerek sonuçta sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş", mala zarar verme suçundan ise 5271 sayılı Kanun'un 223/2-b maddesi gereği beraatine hükmedilmiş, bu beraat kararı temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. 6. Hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 28.04.2022 tarihli ve 2022/158 Esas, 2022/8668 Karar sayılı kararıyla özetle "temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşma gerekçesinde kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılması; sanık hakkında verilen ilk ceza miktarının kazanılmış hak teşkil etmesi nedeniyle, 1412 sayılı Kanunu'nun 326/son maddesi yerine, 5271 sayılı Kanun'un 307/4 maddesinin hükme esas alınması" gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 7. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda İstanbul Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2022 tarihli ve 2022/626 Esas, 2022/778 Karar sayılı kararıyla sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e, 62, 53/1 maddelerinden 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verildiği anlaşılmıştır. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteminin; "aleyhine hiçbir delil bulunmadan mahkûmiyetine karar verildiği, atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu tespit edilmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Şikâyetçinin kapıları ve camları kapalı halde cadde üzerine bıraktığı aracını sanığın kapısını zorlayarak açıp çalıştırarak götürdüğü, kollukça yapılan araştırmalar sonucu aracın terk edilmiş halde bulunduğu ve şikâyetçiye iade edildiği, aracın içerisinde ele geçen sigara izmaritindeki DNA'dan sanığa ulaşıldığı, sanığın ve şikâyetçinin beyanları ve tüm dosya kapsamından eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. A. Sanığın, şikâyetçinin belinde bulunan anahtarı alıp hemen akabinde suça konu aracı bu anahtarla çalıştırıp çalması şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-b ve 142/2-d maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturmasına rağmen aynı Kanun'un 142/1-e maddesi uyarınca cezalandırılması sonucu eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. B. 5237 sayılı Kanun'un "Adalet ve Kanun Önünde Eşitlik İlkesi" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki hüküm ile işlenen fiil ile hükmolunan ceza ve güvenlik tedbirleri arasında "orantı" bulunması gerektiği vurgulanmıştır. Bu açıklamalar doğrultusunda, somut olayda şikayetçinin aracının, hırsızlık suçunun birden fazla nitelikli halini oluşturacak şekilde çalındığının anlaşılması karşısında, hırsızlık suçuna ilişkin çalınan aracın değeri, suçun işleniş şekli, sanığın kastının yoğunluğu gibi teşdit gerekçeleri bulunduğu halde 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesine aykırı olarak temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi sonucu sanık hakkında eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. C. UYAP'ta yer alan bilgilere göre ... İli ... İlçesi'nde suçun işlendiği 01.09.2007 günü yaz saati uygulaması da gözetildiğinde güneşin saat 06.26'da doğup, 19.40'ta battığı, gece vaktinin 20.40'ta başladığı ve tüm dosya kapsamından suçun saat 22.00 sıralarında işlendiği anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 143/1 maddesinden uygulama yapılmamak suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe başlığı altında (A), (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2022 tarihli ve 2022/626 Esas, 2022/778 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.