Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/9065 E. 2026/1825 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9065
Karar No
2026/1825
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi: Alacaklı tarafından işçi ile işveren ilişkisinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla 29.03.2021 tarihinde başlatılan ilamlı icra takibinde, şikayetçi borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; konkordato davasında, hakkında mühlet kararı verildiğini, işçi alacağının imtiyazlı alacaklardan olmadığını mühlet kararı doğrultusunda takibin durması gerektiğini ileri sürerek takibin durdurulması, hacizlerin kaldırılması talebinin reddine ilişkin icra müdürlüğünün 29.01.2024 tarihli kararının ve dosyada bulunan hacizlerin, araçlar üzerine konulan yakalama şerhlerinin kaldırılmasını talep ettiği, Mahkemece, takip dayanağı alacağın istisna alacaklardan olmadığı, konkardatonun bağlayıcı hale geldiği gerekçesi ile davanın kabulü ile icra müdürlüğü kararının iptaline, hacizlerin ve yakalama şerhinin kaldırılmasına karar verilmiş, alacaklının istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun, borçlu hakkında 15.08.2020 tarihinden geçerli olmak üzere 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği, davacı borçlu hakkında verilen bir yıllık kesin mühlet kararının sonuçları bakımından İİK'nın 294, 295, 2 96... .maddelerinin geçerli olmasına karar verildiği, takip dayanağı ilamının tedbir süresi içinde verilmiş olduğu, takibe konu alacağın İİK'nın 206/1. maddesi kapsamında kaldığı gerekçesi ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına şikayetin reddine karar verildiği görüşmüştür. Kararın şikayetçi tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin (devir sebebiyle Ticaret Mahkemesi sıfatı ile bakılarak esas değişikliği sonrası yeni esas) 2022/171 Esas sırasına kayden davalı/borçlu hakkındaki konkordato davasında 23/12/2019 tarihinden itibaren üç aylık geçici mühlet kararı verildiği, 23.03.2020 tarihinden itibaren geçici mühlet süresinin iki ay daha uzatıldığı, Covid-19 salgını nedeniyle sürelerin durması üzerine uzatılmış geçici mühlet süresinin 15.08.2020 tarihinde kadar devamına karar verildiği, ilk geçici mühlet ara kararında 3 no.lu ara kararının "a" bendinde '' davacılar aleyhine 6183 sayılı Kanun'a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere (İİK'nın 206.maddesinin 1.sırasında yazılı alacaklara ilişkin takipler hariç olmak üzere) hiçbir takip yapılmamasına ve yapılmış olan takiplerin durmasına, alacaklılarının mühlet içerisinde davacıların hak ediş ve istihkakları üzerinden mahsup haklarını kullanmasının tedbiren önlenmesine, e bendi ile -İİK'nın 206. maddesinde yer alan alacaklılar yönünden takip yapılmakla birlikte muhafaza tedbirleri alınmasının ve rehinli malın satışının tedbiren önlenmesine, karar verildiği'', borçlu hakkında sonrasında 14.08.2020 tarihli duruşma ile 15.08.2020 tarihinden geçerli olmak üzere 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği, davacı borçlu hakkında verilen bir yıllık kesin mühlet kararının sonuçları bakımından İİK'nın 294, 295, 2 96... .maddelerinin geçerli olmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 17.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4949 sayılı Yasa ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 289. maddesinde "Mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez...206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir." düzenlemesi yer almaktadır. 206. maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir, 206. maddenin birinci sırasında yer alan alacaklar ise işçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde gerçekleşmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflas nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatı alacaklarıdır. İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve mühletten önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları İİK'nın 206. maddenin birinci sırasındaki alacaklardandır. Somut olayda, şikayetçi hakkında Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin (devir sebebiyle Ticaret Mahkemesi sıfatı ile bakılarak esas değişikliği sonrası yeni esas) 2022/171 esas sırasına kayden davalı/borçlu hakkındaki konkordato davasında 23.12.2019 tarihinden itibaren üç aylık geçici mühlet kararı verildiği,sonrasında geçici mühlet sürelerin uzatıldığı 15.08.2020 tarihinden geçerli olmak üzere 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği, takibin ise 29.03.2021 tarihinde başladığı, takibe dayanak ilamın işçi işveren ilişkisinden kaynaklı kıdem tazminatı,ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, ücret alacaklarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Takibe dayanak ilama konu hafta tatili ve fazla mesai alacakları, hizmet akdinin devamı süresince çalışılan ayı takip eden ay başı itibari ile; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti iş akdinin sona erdiği tarih itibariyle muaccel hale gelir. Alacaklının hizmet akdi 19.10.2015 tarihinde sona ermiş olup takibe konu işçilik alacaklarının da en geç bu tarihte muaccel olduğu tabiidir. Takibe dayanak işçi alacaklarının muaccel hale geldiği tarih itibari ile 23.12.2019 tarihli mühlet kararından bir yıldan çok önce doğdukları sabit olup İİK’nın 206. maddesinin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklardan olmadıklarından, konkordato kesin mühlet süresi kapsamında olan takibin iptaline karar verilebilir ise de taleple bağlılık ilkesi gereği takibe ilişkin durma kararı verilmesi gerektiğinden şikayete konu icra müdürlüğü kararının iptali gerekir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince , istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:

Borçlunun temyiz isteminin kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 25.09.2025 tarih ve 2024/1572 Esas-2025/2455 Karar sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

Üye ...'ın Karşı Oy Yazısı; İcra ve İflas dairesi, İcra ve İflas Kanununu birinci derecede uygulamakla görevlidir. Bu görevleri yaparken kanunu yanlış uygular, kanunun kendisine tanıdığı takdir yetkisini hadiseye uygun olarak kullanmaz, bir hakkı yerine getirmez veya bir hakkın yerine getirilmesini sebepsiz sürüncemede bırakırsa usul ve yasaya aykırı hareket etmiş olur. İcra ve iflas dairesinin bu gibi usulsüz işlemlerine karşı, bundan zarar gören ilgililer icra mahkemesinde şikayet yoluna başvurabilir. Şikayet; icra ve iflas dairelerinin icra ve iflas hukukuna aykırı olan işlemlerinin iptali veya düzeltilmesini sağlamak için kabul edilmiş kendine özgü bir kanun yoludur(Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı). İİK’nın 16. maddesinde “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Kural; şikayete konu işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi günlük süreye tabi olmasıdır. Bu kuralın (süreye tâbi şikayetin) iki önemli istisnası vardır: 1-İİK'nın 16/2. maddesi gereğince “Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman (süresiz) şikayet olunabilir.” Bu hükmün amacı ilgilileri icra memurunun bir hakkı yerine getirmekten kaçınmasına karşı korumaktır. 2-Kamu düzenine aykırı olan işlemlere karşı da süresiz şikayet yoluna başvurulabilir. Anılan ilke doktrinde bu şekilde benimsenmiş ve Yargıtay uygulamalarında da kabul edilmiştir. Uyuşmazlık, işçilik alacağına dayalı ilamlı takipte, takip borçlusunun 09.01.20 24... .01.2024 tarihli müdürlük işlemlerinin şikayeti niteliğindedir. Davacı ilam borçlusu tarafından takibe konu alacağın İİK'nın 206. maddesi kapsamındaki istisnalardan bulunmadığı, borçlu hakkında konkordatonun tasdikine karar verildiği iddiasıyla borçlu şirket aleyhine uygulanan hacizlerin kaldırılması talebinin reddine dair müdürlük işlemlerinin iptali talebi ile icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına ve alacağın proje kapsamında kaldığının tespitine dair karar verildiği, takip alacaklısı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; "...İİK'nun 294.maddesinin 1. ve 2. fıkrasında "Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapı-lamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez." düzenlemesine yer verilmiştir. İİK'nun "Adi ve Rehinli Alacakların Sırası" başlıklı 206.maddesinde 1.sırada işçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacaklı ile iflas nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi nedeniyle hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatlarının imtiyazlı alacak olarak kabul olunduğu düzenlenmiştir. Diğer bir deyişle; 206. maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir. Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün 2023/24473 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı/ alacaklı tarafından, davacı/ borçlu aleyhine İstanbul Anadolu 11. İş Mahkemesinin 19/01/20 21... / 664 esas ve 2021 / 10 karar sayılı işçilik alacaklarına dayalı ilam ile işçi alacaklarının tahsili amacıyla 29/03/2021 tarihinde ilamlı icra takibi başlatıldığı, icra emrinin borçlu vekiline 04/04/2021 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir. İİK'nun 206. maddesi (A) bendi gereğince, işçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflas nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları, birinci sıradaki alacaklar içinde yer almaktadır. Bu maddede yazılı bulunan "iflasın açılmasından önceki bir yıl" ifadesiyle belirlenen sürenin; iflasın ertelenmesi halinde "erteleme kararının verildiği tarihten önceki bir yıl" olarak, iflas erteleme davası devam ederken verilen tedbirde ise tedbir karar tarihinden önceki bir yıl olarak anlaşılması gerekmektedir. Bu düzenlemeler işçiyi koruma amaçlı olup, iflasın açılmasından önceki bir yıllık süre alt sınır olarak öngörülmüştür. Buna göre iflasın ertelenmesinden en fazla bir yıl öncesine ilişkin ve erteleme süresinde ... işçi alacakları bu madde kapsamında kabul edilmelidir. İstanbul Anadolu 11. İş Mahkemesinin 2016 / 664 esas ve 2021 / 10 karar sayılı ilamın karar tarihi19/01/2021 tarihidir. Karar tarihinden geriye doğru bir yıl içinde Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin (devir sebebiyle Ticaret Mahkemesi sıfatı ile bakılarak esas değişikliği sonrası yeni esas) 2022/171 esas sırasına kayden davalı/ borçlu hakkındaki konkordato davasında 23/12/2019 tarihinden itibaren üç aylık geçici mühlet kararı verildiği, 23/03/2020 tarihinden itibaren geçici mühlet süresinin iki ay daha uzatıldığı, covid-19 salgını nedeniyle sürelerin durması üzerine uzatılmış geçici mühlet süresinin 15/08/2020 tarihinde kadar devamına karar verildiği, ilk geçici mühlet ara kararında 3 no.lu ara kararının "a" bendinde '' davacılar aleyhine 6183 sayılı Kanun'a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere (İİK'nun 206.maddesinin 1.sırasında yazılı alacaklara ilişkin takipler hariç olmak üzere) hiçbir takip yapılmamasına ve yapılmış olan takiplerin durmasına, alacaklılarının mühlet içerisinde davacıların hak ediş ve istihkakları üzerinden mahsup haklarını kullanmasının tedbiren önlenmesine, e bendi ile -İİK.'nun 206.maddesinde yer alan alacaklılar yönünden takip yapılmakla birlikte muhafaza tedbirleri alınmasının ve rehinli malın satışının tedbiren önlenmesine, karar verildiği'', borçlu hakkında sonrasında 14/08/2020 tarihli duruşma ile 15/08/2020 tarihinden geçerli olmak üzere 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği, davacı borçlu hakkında verilen bir yıllık kesin mühlet kararının sonuçları bakımından İİK'nun 294, 295, 2 96... .maddelerinin geçerli olmasına karar verildiği, bu suretle İstanbul Anadolu 11. İş Mahkemesinin 2016 / 664 esas ve 2021 / 10 karar sayılı 19/01/2021 karar sayılı ilamının tedbir süresi içinde verilmiş olduğu, eş söyleyişle takibe konu alacağın İİK'nun 206/1 maddesi kapsamında kaldığı, yukarıda izah edilen geçici mühlet ve tedbirlere ilişkin ara karara göre alacaklının takip başlatabileceği, ancak muhafaza ve satış işlemleri yapamayacağı, borçlunun mallarına haciz konmasına engelleyen bir tedbir kararının bulunmadığı anlaşılmakla bu yönüyle müdürlük kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, ilk derece mahkemesince davacı borçlunun şikayetinin reddine dair karar verilmesi gerekmekte iken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsiz olmakla davalının istinafı yerindedir..." şeklinde karar verildiği, bu kararın da borçlu tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, takibe konu işçi alacağının tahakkuk tarihi 19.01.2021 (dayanak ilamın karar tarihi) olup, borçlu hakkındaki konkordato davasında verilen 15.08.2020 tarihinden geçerli olmak üzere 1 yıllık kesin mühlet kararının hukuki sonuçları dikkate alındığında; kesin mühlet süresi içerisinde dayanak işçi alacığının tahakkuk ettiği kanaatine varıldığından, takip dayanağı alacak İİK'nın 206. maddesinin birinci sırasındaki alacaklardan olup, kesin mühlet kararının istisnası kapsamında kaldığından, alacaklının İİK'nın 294 ve devamı maddeleri uyarınca takip yapma ve takibe devam etme olanağı mevcuttur(Zira Dairemizin 15.10.2020 tarih, 2020/775 E.-2020/8718 K. sayılı emsal içtihadı da benzer niteliktedir.). Belirtilen tüm bu nedenlerle; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiğinden, aksi yöndeki Dairemizin sayın çoğunluğunun bozma kararına iştirak edemiyorum.24.03.2026

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/9065, K. 2026/1825, T. 19.01.2021, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2025-9065-e-2026-1825-k-c65956e405e6