Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/8601 E. 2026/3022 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/8601
- Karar No
- 2026/3022
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/50 E., 2020/385 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii, katılan ... vekili, katılanlar ..., ... ve ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına, mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii, katılan ... vekili, katılanlar ..., ... ve ... vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşma açılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin, katılan ... vekilinin, katılanlar ..., ... ve ... vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; sanığın olası kast hükümlerine göre cezalandırılması gerektiğine, hükmedilen cezanın az olduğuna ilişkindir.
Katılanlar ..., ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri; sanığın üst hadden cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; katılan sürücünün zorunlu hal olmamasına rağmen emniyet şeridinde beklediğine, sanığın olay anında alkol etkisi altında olmadığına, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, alkol raporlarının çelişkili olduğuna, alt sınırdan çok fazla uzaklaşıldığına, takdiri indirimin uygulanması gerektiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 26.02.2018 tarihinde saat 19.25 sıralarında, yerleşim yeri içinde, 3,5 metre genişliğinde, iki şeritli bölünmüş yol niteliğinde, azami hız limitinin 50 km/s olduğu, yolun asfalt ve ıslak, havanın açık, vaktin gece, aydınlatmanın mevcut, ışıklı ve sesli işaretlemenin bulunmadığı olay mahallinde; sanık ...'ın sevk ve idaresindeki 07... plakalı otomobil ile ... istikametinden ...stikametine doğru seyrederek geldiği D-400 karayolu...üst geçidini geçtiği olay yerinde aracın sağ ön kısmı ile emniyet şeridinde duraklayan katılan sürücü ... idaresindeki 07... plakalı otomobile sol arka kısmından çarpması sonucu katılan sürücü ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte yaralandığı, katılanın aracında yolcu olarak bulunan ...'ın öldüğü olayda; hükme esas alınan trafik kaza tespit tutanağı ile aynı doğrultudaki ...Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi raporu ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın aşamalardaki beyanlarında kaza yaptığını hatırlamayışı, aracı kullandığı esnasında alkol aldığını ikrar eden savunması, tanığın kaza olduktan hemen sonra olay yerine gittiğinde sanığın sarhoş vaziyette göründüğü beyanı, gerek kollukça yapılan alkol testine ilişkin tutanakta gerek olaydan sonra aynı tarihli ileri saatte alınan ... Devlet Hastanesi'ndeki alkol muayenesinde 100 promilin üstünde olduğu hususları gözetilerek sanığın kaza yaptığı esnada alkollü olduğu ve gelen ...Adli Tıp Grup Başkanlığındaki rapora göre sanığın olay günü sevk ve idare hatası gösterip şeridinden çıkarak girdiği emniyet şeridinde duraklayan katılan ...'in idaresindeki otomobilin sol arka kısmına, sağ ön kısmından çarpması şeklinde oluşan kazada dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketi sebebiyle asli kusurlu oluşu katılan ...'a hiçbir kusurun atfedilemeyişi de dikkate alınarak sanığın kaza eyleminde tek kusurlu olduğu kanaatine varılmış ve Adli Tıp Kurumu'nun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre 100 promilden fazla alkol miktarı güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilmiş, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 85/2. maddesi uyarınca taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli ve tam kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne, bir kişinin de basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında az cezaya hükmolunmasının, yine sanığın alkollü bir şekilde araç kullanarak bilinçli taksirle atılı suçu işlediği anlaşıldığından sanığa verilen cezadan 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi gereğince bilinçli taksir teşkil eden tek hareketinin bulunması nedeni ile (1/3) oranında artırım yapılması gerekirken alt sınırdan fazla uzaklaşılmak sureti ile cezadan fazla arttırım yapılmasının olaya uygun düşmediği ve hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle duruşma açılarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 85/2. maddesi uyarınca taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi'nin kararında sanık müdafii, katılan ... vekili, katılanlar ..., ..., ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2026 tarihinde karar verildi.