Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/4419 E. 2026/4591 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4419
- Karar No
- 2026/4591
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/768 Değişik iş SUÇ : Sahte belge düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : İddianamenin iadesine kararına karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 23.07.2024 tarihli ve 2024/143715 Soruşturma, 2024/52525 Esas sayılı iddianamesinin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.07.2024 tarihli ve 2024/1070 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2024 tarihli ve 2024/768 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 11.09.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 94660652-105-34-31217-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/10967 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/10967 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23/07/2024 tarihli ve 2024/143715 soruşturma, 2024/52525 esas, 2024/40486 sayılı iddianamenin iadesine dair İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/07/2024 tarihli ve 2024/1070 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/09/2024 tarihli ve 2024/768 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/07/2024 tarihli kararı ile, şüphelinin soruşturma aşamasında alınan beyanında, ismini ... olarak bildiği "..." lakaplı kişinin kendisinden vekalet aldığını, iddianameye konu şirketin faaliyetlerinde yer almadığını belirtmesine rağmen soruşturma aşamasında bu husus araştırılmaksızın doğrudan iddianame tanzimi yoluna gidildiği, öncelikle şüphelinin imza yazı örnekleri ile şirketin kuruluş evraklarında ve iddianameye konu faturalarda yer alan imza ve yazı örneklerinin grafoloji alanında uzman bilirkişi marifetiyle incelenerek, söz konusu imza ve yazıların şüphelinin eli ürünü olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği, ayrıca şüphelinin iddianameye konu şirketin işleyişine fiili olarak katılıp katılmadığının tespiti amacıyla şirketin fatura düzenlediği firma yetkilileri ile şüphelinin ve şüphelinin ifadesinde bahsettiği "..." isimli kişinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilerek tanık olarak dinlenerek şüpheliyi tanıyıp tanımadıklarının ve ticari ilişkide kiminle muhatap olduklarının araştırılması, söz konusu eksiklikler giderildikten sonra şüpheli hakkında hukuki durumun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nın 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde,
Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere;
Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, sahte belge kullanmak ve defter ve belgeleri ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında Hazine ve Maliye Bakanlığı İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 14/03/2024 tarihli vergi suçu ve vergi tekniği raporlarının, 09/05/2024 tarihli mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu gibi, iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir.
3. İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.07.2024 tarihli ve 2024/1070 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile kanun yararına bozma isteminde belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 5271 sayılı Kanun'un 170. maddesi gereğince iddianamenin iadesine karar verilmiştir.
4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 14.03.2024 tarihli ve 2024-(2014-1-381)/23 sayılı vergi suçu raporu ile eki olan vergi tekniği raporlarında, Tuzla Vergi Dairesi Müdürlüğünün 4...3 vergi kimlik numaralı mükellefi ... Kimya Plastik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şüphelinin, 2023 takvim yılında sahte fatura düzenleme ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarını işlediği belirtilerek, alınan komisyon mütalaası sonrası suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüpheli hakkında atılı suçlardan iddianame tanzim olunmuş ise de; şüphelinin 04.06.2024 tarihinde Cumhuriyet savcılığında alınan ifadesinde, ... lakaplı ... isimli kişinin para karşılığında kendisine şirket kurdurduğunu ve ona vekalet verdiğini, sonrasında bu şahsı bir daha görmediğini, sonra da cezaevine girdiğini savunması, UYAP üzerinden yapılan incelemede, şüphelinin 17.05.2022-31.07.2023 tarihleri arasında başka suçlardan ... Kurumunda hükümlü olarak bulunduğunun anlaşılması ve vergi suçu raporu ile vergi tekniği raporunda Katma Değer Vergisi beyannamelerinin 2023 yılının ocak, şubat ve mart aylarında verildiğinin, defter, kayıt ve belgeleri isteme yazısının da 22.07.2023 tarihinde kapıya yapıştırılarak tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında; iddianamenin iadesi nedeni olarak belirtilen eksiklikler giderildikten sonra hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin karar vermek gerekmiştir.
II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.05.2026 tarihinde karar verildi.