Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/4410 E. 2026/4327 K.

Konu: Sahte Belge Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4410
Karar No
2026/4327
Karar Tarihi
Konu
Sahte Belge Kullanma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/475 Değişik iş SUÇ : Sahte belge kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 26.02.2024 tarihli ve 2023/165008 Soruşturma, 2024/16583 Esas sayılı iddianamesinin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2024 tarihli ve 2024/146 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2024 tarihli ve 2024/475 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 29.03.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve ...-105-34-18312-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11132 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11132 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26/02/2024 tarihli ve 2023/165008 soruşturma, 2024/16583 esas, 2024/12748 sayılı iddianamenin iadesine dair İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/03/2024 tarihli ve 2024/146 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/03/2024 tarihli ve 2024/475 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Adı geçen şüpheli hakkında tanzim edilen iddianemenin, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/03/2024 tarihli kararında yer alan "...Şüphelinin iddianameye konu şirketle ilgili ifadesinin alınmadığı, başka bir şirketle ilgili beyanlarının alındığı, hal böyle iken etkin pişmanlık hükümlerinin doğru tebliğ edilmediği gibi şüphelinin savunma hakkının kısıtlandığı, salt vergi tekniği raporuna dayanılarak iddianamenin düzenlendiği, suçun sübutuna etki edecek bir çok delil toplanmadan.,." şeklinde gerekçe ile iadesine karar verildiği anlaşılmış ise de;

Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde,

Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere;

Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında ... Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 01/03/2023 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporunun, 13/03/2023 tarihli vergi inceleme tutanağı ile mütalaa formunun bulunduğu, olaya ilişkin yeterli anlatımın yapıldığı, eksik olduğu düşünülen hususların yargılamanın her aşamasında mahkemesince giderilebileceği, iade kararında sayılan gerekçelerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde düzenlenen iddianamenin iadesi nedenleri arasında bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir.

2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir.

3. İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2024 tarihli ve 2024/146 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile kanun yararına bozma isteminde belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 5271 sayılı Kanun'un 170. maddesi gereğince iddianamenin iadesine karar verilmiştir.

4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 01.03.2023 tarihli ve 2023-(2014-1-1298)/33 sayılı vergi suçu raporu ve ekindeki vergi inceleme raporlarında; ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 4...0 vergi kimlik numaralı mükellefi ...Sanayi ve ... Limited şirketi yetkilisi olan şüpheli ...'nün 20 21... takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçunu işlediği belirtilerek, alınan komisyon mütalaası sonrası suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüpheli hakkında atılı suçlardan iddianame tanzim olunmuş ise de; şüphelinin 08.08.2023 tarihinde ... alınan ifadesinde;... ... isimli şirketin sahibi olduğunu, sahte belge düzenlemediğini beyan etmesi ve 2023 yılı Temmuz ayında ... Vergi Dairesine müracaat ederek mevcut vergi borçlarını taksitlendirdiğini savunması, ancak şüphelinin ifadesinde bahsettiği şirket ile vergi suçu raporu ve ekleri ile inceleme yapılan mükellefiyetin farklı olduğunun anlaşılması, şüpheliye dava konusu mükellefiyetle ilgili olarak "7394 sayılı Kanun uyarınca etkin pişmanlıktan faydalanarak ödeme yapması durumunda, yargılama neticesinde verilecek cezanın yarı oranında indirileceği" husususun ihtar olunup olunmadığının anlaşılamaması karşısında; şüpheliye dava konusu mükellefiyetle ilgili olarak ihtaratın doğru bir şekilde yapılması ve söz konusu eksikliğin giderilmesinin gerekmesi nedeniyle kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, gereği için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/4410, K. 2026/4327, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-4410-e-2026-4327-k-72e8f0aaf312