Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/6693 E. 2026/7775 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/6693
- Karar No
- 2026/7775
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/97 Değişik İş SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kısmen kabulü, kısmen reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanık hakkında Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2018 tarihli ve 2018/428 Esas, 2018/769 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 2.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, katılan kurum lehine 2.180,00 TL maktu vekâlet ücretine karar verildiği, katılan ... İdaresi vekili ile sanık müdafiin istinaf başvuruları üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 11.09.2019 tarihli kararı ile kesinleşmesine müteakip,
15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7242 sayılı Kanun) ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik gereğince uyarlama yargılaması ile Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2023 tarihli ve 2021/1387 Esas, 2023/1531 Karar sayılı kararı sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 1 yıl 3 ay erteli hapis ve 1.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara yönelik sanık müdafi ile katılan vekilinin itirazlarının ise Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2024 tarihli ve 2024/97 Değişik İş sayılı kararı ile katılan kurum vekili lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle itirazın kabulüne, diğer hususlar bakımından itirazın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 15.12.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/150603 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/150603 sayılı kanun yararına bozma isteminin; '' Benzer bir olayla ilgili Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 25/06/2019 tarihli ve 2019/18 32... /3352 karar sayılı ilamında yer alan, "İnfaza esas alınacak olan uyarlama kararı ile uyarlamaya konu kesinleşmiş hüküm tüm sonuçları ile ortadan kalkacağından, uyarlama sonucu verilen kararda vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de karara bağlanması gerektiğinin düşünülmemesi," şeklindeki açıklama dikkate alındığında, uyarlama kararı ile birlikte önceki hükmün geçerliliğini kaybedeceği nazara alınarak, uyarlama kararında ilk kararda hükmedilen miktarı geçmemek ve tahsilde tekerrür olmamak üzere yeniden vekâlet ücretine hükmedilmesinin gerekmesi karşısında mercii kararının bu yönden isabetli olduğu gözetilerek yapılan incelemede, İtiraz merciince vekâlet ücreti yönünden yapılan itirazın vekâlet ücreti yönünden kabulüyle anılan kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2. maddesinde yer alan, "İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir." şeklindeki hükmü karşısında, mercii Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabulüne karar verildikten sonra esas yönden isabetli görülen Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2023 tarihli kararı kaldırılmadan yalnızca itiraz konusu hakkında bir karar verilmek suretiyle vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.'' şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE "Kanun Yararına Bozma" olağanüstü kanun yollarındandır. Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur. Kanun yararına bozma yasa yolu; istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi sebebiyle dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Bu olağanüstü kanun yolunun amacı, ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi açısından kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olup, ikinci bir temyiz yolu değildir. 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında da belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hakim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararların kanun yararına bozma konusu olamayacağı; bu itibarla şahsi hak niteliğindeki vekâlet ücretine ilişkin kanun yararına bozma isteminin yerinde olmadığı belirlenmiştir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2026 tarihinde karar verildi.