Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/6 E. 2026/3748 K. – Mühür Bozma
Konu: Mühür Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/6
- Karar No
- 2026/3748
- Karar Tarihi
- Konu
- Mühür Bozma
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/5016 Değişik iş SUÇ : Mühür bozma KARAR : Kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 23.03.2022 tarihli ve 2022/2747 Soruşturma, 2022/77 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Kilis 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 08.10.2024 tarihli ve 2024/5016 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 08.10.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 09.12.2025 tarihli ve 2025/17626 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2025 tarihli ve KYB-2025/147710 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2025 tarihli ve KYB-2025/147710 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, ... İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından şüphelinin mühür fekki yaptığının tespit edildiği, yapılan soruşturma sonunda Kilis Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, anılan karara karşı ... vekili tarafından yapılan itiraz üzerine Kilis 1. Sulh Ceza Hakimliğince anılan kararda taraf olarak gösterilmediğinden bahisle ... vekilinin itirazının usulden reddine karar verilmiş ise de; mühür bozma suçunun Kamu Güvenine karşı suçlardan olduğu, somut olayda ... Başkanlığının mührünün bozulduğu, suçtan zarar gören olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına itiraz hakkının bulunduğu gözetilmeden, itiraz hakkında esastan bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, “Kamu davasını açmada takdir yetkisi” başlıklı 171 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları; “(2) (Değişik:17/10/2019-7188/19 md.) Uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, Cumhuriyet savcısı, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı, yeterli şüphenin varlığına rağmen, kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine karar verebilir. Suçtan zarar gören veya şüpheli, bu karara 173 üncü madde hükümlerine göre itiraz edebilir. (3) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilebilmesi için; a) Şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası ile mahkûm olmamış bulunması, b) Yapılan soruşturmanın, kamu davası açılmasının ertelenmesi halinde şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanaatini vermesi, c)Kamu davası açılmasının ertelenmesinin, şüpheli ve toplum açısından kamu davası açılmasından daha yararlı olması, d) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı ve Cumhuriyet savcısı tarafından tespit edilen zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. ...“ Hükmü yer almaktadır. 3. 5237 sayılı Kanun'un mühür bozma başlıklı 203 üncü maddesinin birinci fıkrasının; "Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 4. Suçtan zarar gören kavramının yasada tanımının yapılmadığı, bununla birlikte; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 15.07.2008 tarihli ve 2008/9-95 Esas, 2008/195 Karar sayılı ilamında, cezalandırılması istenilen fiille haklı bir çıkarı zedelenen kişiye suçtan zarar görme niteliğinin tanınmak durumunda olduğu belirtilmiştir. 5. Bu kapsamda inceleme konusu dosya değerlendirildiğinde; şikayetçi ... Başkanlığınca ruhsata aykırı inşaata ilişkin yapı tatil zaptı düzenlenerek mühürlenmesine rağmen, şüpheli tarafından mührün bozulduğu iddiasına yönelik başlatılan soruşturma neticesinde, şüpheli hakkında Kilis Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve şikayetçi ... vekilinin öğrenme üzerine sunduğu itiraz dilekçesine istinaden Sulh Ceza Hakimliğince yapılan değerlendirmede de, "...... Başkanlığının kararda yer almaması nedeniyle itiraz etme hakkı bulunmadığından, yapılan itirazın usulden reddine..." karar verildiği anlaşılmış ise de; şikayetçi kurumun suçtan zarar gören sıfatının kabulü ile dosyanın esası hakkında bir karar verilmesi yerine, hatalı gerekçe ile yazılı şekilde red kararı verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Kilis 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 08.10.2024 tarihli ve 2024/5016 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2026 tarihinde karar verildi.