Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/2830 E. 2026/6774 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2830
Karar No
2026/6774
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/139 E., 2022/783 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 26.01.2018 - 23.11.2021 İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 12.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 02.11.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 07.04.2025 tarihli ve 2023/14364 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve KYB - 2025/47771 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve KYB - 2025/47771 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, kayden 07/03/1998 doğum tarihli olan sanığın, inceleme dışı 20/09/2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan dolayı ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/12/2015 tarihli ve 2015/21006 soruşturma, 2015/462 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, sanığın denetim yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle denetimli serbestlik dosyasının kapatılmasını müteakip, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 04/04/2016 tarihli ve 2015/21006 soruşturma, 2016/2395 esas, 2016/169 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, ... Çocuk Mahkemesinin 14/04/2016 tarihli ve 2016/206 esas, 2016/248 sayılı kararı ile mahkûmiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 22/04/2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 26/01/2018 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, ... Çocuk Mahkemesinin 07/12/2022 tarihli ve 2022/476 esas, 2022/459 sayılı kararı ile ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/12/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararında, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle usulüne uygun bir kanun yolu bildirimi de yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kendisine usulüne uygun bir kanun yolu bildirimi yapılmayan suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün kaldırılarak kamu davasının durmasına hükmedildiği, söz konusu kararın 20/01/2023 tarihinde kesinleştiği, Somut olayda, sanığın daha sonra 26/01/2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı ... Cumhuriyet Başsavcılığının 16/02/2018 tarihli ve 2018/3019 soruşturma, 2018/72 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmiş olup, söz konusu kararın

21/02/2018 tarihinde sanığa usulüne uygun tebliğ edildiği, sanığın denetim süresi içerisinde 24/07/20 21... /11/2021 tarihlerinde uyuşturucu madde kullandığı gerekçesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda ... 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/10/2022 tarihli ve 2022/139 esas, 2022/783 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine hükmedildiği anlaşılmış olup, Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önceki tüm uyuşturucu madde kullanma ya da bu maksatla bulundurma eylemlerinin suçun temadi etme özelliği karşısında tek suç; bu aşamadan sonra ilk kullanma/bulundurma eyleminin ihlâl, iddianame düzenleninceye kadar gerçekleşen kullanma/bulundurma şeklindeki birden fazla eylemin ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği nazara alındığında, Sanığın gerçekleştirmiş olduğu 20/09/20 15... /01/2018 tarihlerinde işlediği eylemlerine ilişkin ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekirken 20/09/2015 tarihinde 15-18 yaş grubunda olan sanığın, 20/09/2015 tarihli eyleminin 26/01/2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında gösterilmeksizin sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'nun 31/3. maddesi uygulanmaksızın mahkûmiyet hükmü verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. ... 12.Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/139 Esas ve 2022/783 Karar sayılı Dosyasının incelenmesinde:

1. Şüpheli hakkında, 26.01.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2018 tarihli ve 2018/3019 Soruşturma, 2018/72 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3.maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun usulüne uygun şekilde gösterildiği, kararın şüpheliye 21.02.2018 tarihinde tebliğ edilerek 09.03.2018 tarihinde ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, tedbirin infazının 07.02.2020 tarihinde tamamlandığı,

2. Şüphelinin 24.07.20 21... .11.2021 tarihlerinde yeniden uyuşturucu madde kullanması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2022 tarihli ve 2018/3019 Soruşturma, 2022/3535 Esas, 2022/2752 sayılı iddianamesi ile ... 12. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

3. Yapılan yargılama sonucunda, ... 12. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25.10.2022 tarihli ve 2022/139 Esas, 2022/783 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. ... Çocuk Mahkemesinin 2022/476 Esas ve 2022/459 Karar sayılı Dosyasının İncelenmesinde:

1. Yaşı küçük şüpheli hakkında, 20.09.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2015 tarihli ve 2015/21006 Soruşturma, 2015/462 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3.maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği,

2. Şüphelinin iki kez yapılan tebligata rağmen Müdürlüğe başvurmaması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2016 tarihli ve 2015/21006 Soruşturma, 2016/2395 Esas, 2016/169 Karar sayılı iddianamesi ile ... Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı,

3. Yapılan yargılama sonucunda, ... Çocuk Mahkemesinin 14.04.2016 tarihli ve 2016/206 Esas, 2016/248 Karar sayılı karar ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 22.04.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

4. Sanığın denetim süresi içerisinde 26.01.2018 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan ... 12. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma incelemesine konu 25.10.2022 tarihli kararı ile mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; ... Çocuk Mahkemesinin 07.12.2022 tarihli ve 2022/476 Esas, 2022/459 Karar sayılı kararı ile, erteleme kararında itiraz süresinin "7 gün" olarak gösterilmesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının 20.01.2023 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre; 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde değişiklik yapılmış ve madde yeniden düzenlenmiştir.

5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre; 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı CMK'nın 171. maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüpheli/sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usulüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği itibariyle de usul ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesi zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz sayılacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı, 5271 sayılı CMK'nın 173.maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki haline göre 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu, 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre ise "iki hafta" içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da kararda bulunması gerektiği ve bu yasal ihtarı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheli sanık tarafından öğrenilmiş olsa dahi kesinleşmemiş sayılacağı, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, bu kapsamda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usule uygun yapılması gerektiği, diğer bir anlatımla, usule uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediğinden erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir.

5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin beşinci fıkrası kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.

Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da; 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinde belirtilen "kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi" şartının gerçekleşmesinden yani dava açma şartının gerçekleşmesinden sonra işlenen 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin dördüncü fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde belirtilen aynı nitelikteki eylemin de artık 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiğidir.

İddianame düzenlendikten sonra işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Uygulamada sıklıkla karşılaşılması nedeniyle, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise, Dairemizce bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.

Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda;

Esasen, sanık hakkında, daha önce ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 17.12.2015 tarihli ve 2015/21006 Soruşturma, 2015/462 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ihlal nedeniyle 04.04.2016 tarihli iddianame ile ... Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, ... Çocuk Mahkemesinin 14.04.2016 tarihli ve 2016/206 Esas, 2016/248 Karar sayılı kararı ile, sanığın cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın 22.04.2016 tarihinde kesinleştiği gözetilerek, sanık hakkında 26.01.2018 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması yerine sanık hakkında yeniden 16.02.2018 tarihli erteleme kararı verilmiştir. Cumhuriyet savcılığınca, ilk erteleme kararında itiraz süresinin "7 gün" olarak gösterilmesi nedeniyle usulsüz olduğu kabul edilerek ikinci erteleme kararı verildiği düşünülebilir ise de, bu durumda Kanun'a aykırı olan ... Çocuk Mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı olağanüstü kanun yoluna gidilerek bu kararın bozulması sağlandıktan sonra, 20.09.20 15... .01.2018 tarihli eylemler nedeniyle ortak bir erteleme kararı verilmesi gerekirdi.

... 12. Asliye Ceza Mahkemesince, 16.02.2018 tarihli erteleme kararının ihlali nedeniyle açılan kamu davasında, sanığın mahkûmiyetine karar verilerek, adli sicil kaydında görülen açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması yönünde ... Çocuk Mahkemesine ihbarda bulunulması üzerine, ... Çocuk Mahkemesinin 07.12.2022 tarihli kararı ile, erteleme kararında itiraz süresinin "7 gün" olarak gösterilmesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle "kamu davasının durmasına" karar verilmiştir. Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada; Durma kararının yargılamayı sonlandıran nihai bir karar olmadığı, birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise, Dairemizce bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda 16.02.2018 tarihli erteleme kararının esas alınarak sanığın, henüz 18 yaşından küçük olduğu dönemde 20.09.2015 tarihinde işlediği eylemin erteleme kararından önce işlenmiş hale geleceği, erteleme kararının kesinleşmesi tarihine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği anlaşıldığından;

Mahkemesince, durma kararı verilen ... Çocuk Mahkemesinin 2022/476 Esas, 2022/459 Karar sayılı dosyasının ele alınarak ... 12. Asliye Ceza Mahkemesindeki dava ile birleştirilmesi yönünde işlem yapılarak, her iki davanın birleştirilmesinden sonra, ... 12. Asliye Ceza Mahkemesince, (dava zamanaşımı süresi de gözetilmek suretiyle) sanığın tüm eylemlerinin yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda birlikte değerlendirilmek suretiyle, dava konusu eylemlerin, tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç olup olmadığının tartışılarak değerlendirilmesi ve sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ... 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli ve 2022/139 Esas, 2022/783 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/2830, K. 2026/6774, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2025-2830-e-2026-6774-k-3b8bbc16a758