Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/9877 E. 2026/6781 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/9877
Karar No
2026/6781
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TARİHLERİ : 1. 26.05.2015 2. 24.01.2017 SAYILARI : 1. 2015/362 E., 2015/172 K. 2. 2016/207 E., 2017/54 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 1. 13.08.2014 2. 18.03.2015 İNCELEME KONUSU KARARLAR : 1. Mahkûmiyet 2. Düşme KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 26.05.2015 tarihli kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin 09.06.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 24.01.2017 tarihli kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 01.02.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 25.11.2025 tarihli ve 2024/18808 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.12.2025 tarihli ve -KYB - 2025/139523 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/139523 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2015 tarihli ve 2015/362 esas, 2015/172 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda sanık hakkında Siverek Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09/01/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın sanığa tebliğ edildiğine dair dosya içerisinde ve Uyap sistemi üzerinde bir kaydın mevcut olmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı bulunmadığından kamu davasının durmasına karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2017 tarihli ve 2016/207 esas, 2017/54 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2017 tarihli kararı ile "... sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı mahkememize açılan başka dava olduğu (2015/3 62... /172 Karar) ve sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen denetimli serbestlik tedbiri infazı sırasında işlediği anlaşılmakla ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle ..." şeklinde gerekçe ile kamu davasının düşmesine karar verilmiş ise de, Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/362 esas sayılı dosyasına konu Siverek Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının yukarıda açıklandığı üzere usulüne uygun olarak kesinleşmediği, diğer yandan Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/207 esas sayılı dosyasına konu Siverek Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27.06.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararın da kanun yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtildiği,

Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararı bulunduğundan söz edilemeyeceği nazara alındığında,

İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın, itiraz kanun yoluna başvuru süresi yönünden şüphelinin yanıltıldığı, açıklanan nedenlerle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE A. Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/362 Esas ve 2015/172 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 13.08.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Siverek Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2015 tarihli ve 2014/4280 Soruşturma, 2015/1 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun usulüne uygun şekilde gösterildiği, ancak kararın şüpheliye tebliğ edildiğine dair dosya arasında bir bilgi ve belgenin bulunmadığı,

2. Şüphelinin yeniden 2015/1006 sayılı soruşturma konusu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Siverek Cumhuriyet Başsavcılığının 17.04.2015 tarihli ve 2014/4280 Soruşturma, 2015/539 Esas, 2015/453 sayılı iddianamesi ile Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

3. Yapılan yargılama sonucunda, Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 26.05.2015 tarihli ve 2015/362 Esas, 2015/172 Karar sayılı kararı ile, suç tarihi itibarıyla temel hapis cezasının 2 yıldan başlaması gerektiği de gözetilmeksizin sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/207 Esas ve 2017/54 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:

1. Şüpheli hakkında, 18.03.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Siverek Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2015 tarihli ve 2015/1006 Soruşturma, 2015/46 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin usulsüz şekilde "7 gün" olarak gösterildiği, kararın şüpheliye 02.07.2015 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, 2. Şüphelinin 26.08.2015 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının belirlenmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Siverek Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2016 tarihli ve 2015/1006 Soruşturma, 2016/694 Esas, 2016/510 sayılı iddianamesi ile Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.01.2017 tarihli ve 2016/207 Esas, 2017/54 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 2015/362 Esas ve 2015/172 Karar sayılı davanın bulunduğu, sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlediği, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalktığı gerekçesiyle CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre;

1.Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2015 tarihli ve 2015/362 Esas, 2015/172 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden ve kesinleşmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla ihlal kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği, somut olayda sanık hakkında Siverek Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın sanığa tebliğ edildiğine dair dosya içerisinde ve UYAP sistemi üzerinde bir bilgi ve belgenin olmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği anlaşıldığından, Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup Kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştir.

2. Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2017 tarihli ve 2016/207 Esas, 2017/54 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2017 tarihli kararı ile "... sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı mahkememize açılan başka dava olduğu (2015/3 62... /172 Karar) ve sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen denetimli serbestlik tedbiri infazı sırasında işlediği anlaşılmakla ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle ..." şeklindeki gerekçe ile kamu davasının düşmesine karar verilmiş ise de, Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/362 esas sayılı dosyasına konu Siverek Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının yukarıda açıklandığı üzere usulüne uygun olarak kesinleşmediği, diğer yandan Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/207 Esas sayılı dosyasına konu Siverek Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27.06.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararın da kanun yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtildiği,

Esasen, 2016/207 Esas sayılı davaya konu 18.03.2015 tarihli eylemin, 09.01.2015 tarihli eylemin ihlali olarak kabul edilip 2015/362 Esas sayılı dava açıldığı halde, 18.03.2015 tarihli aynı eylemin aynı zamanda ayrı bir soruşturma konusu da yapılarak bu eylem nedeniyle 27.06.2015 tarihinde yeni bir kamu davası açılmasının ertelenmesi kararı verilmesinin usulsüz olduğu, bu nedenle Mahkemesince, 18.03.2015 tarihli suçun önceki 09.01.2015 tarihli erteleme kararının ihlali olacağı, ancak 09.01.2015 tarihli erteleme kararının şüpheliye tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği, bu nedenle 18.03.2015 tarihli eylemin erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenen suç haline geleceği, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi yapılacağı gözetilerek, Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2015 tarihli ve 2015/362 Esas, 2015/172 Karar sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için ihbarda bulunulması, kararın kanun yararına bozulması sağlandıktan sonra her iki davanın birleştirilerek sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, "kamu davasının düşmesine" karar verilmesi Kanun’a aykırı fakat sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2015 tarihli ve 2015/362 Esas, 2015/172 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, C. Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2017 tarihli ve 2016/207 Esas, 2017/54 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-c maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/9877, K. 2026/6781, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2025-9877-e-2026-6781-k-01eeac4e2700