Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/9862 E. 2026/6780 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/9862
- Karar No
- 2026/6780
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1632 E., 2023/401 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 12.12.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 19.11.2025 tarihli ve 2025/14914 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/143479 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/143479 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararı bulunduğundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararda, karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde gösterilmeyerek sanığın yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 29.03.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2015 tarihli ve 2015/11553 Soruşturma, 2015/722 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, 26.02.2016 tarihinde aynı nevi'iden suçu yeniden işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 29.08.2016 tarihli ve 2015/11553 Soruşturma, 2016/6473 Esas, 2016/4651 sayılı iddianamesi ile Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.01.2017 tarihli ve 2016/965 Esas, 2017/31 Karar sayılı kararı ile, kamu davasının düşmesine, erteleme kararının aynen infazına karar verildiği, düşme kararının 03.02.20217 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği, B. Düşme kararından sonra, 29.03.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan mükerrer soruşturma sonunda, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 30.06.2017 tarihli ve 2017/13585 Soruşturma, 2017/604 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca ilk erteleme kararından kalan süre kadar kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca ilk erteleme kararından kalan süre kadar denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın şüpheliye tebliğine dair dosya arasında bir bilgi ve belge bulunmadığı, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, C. Şüphelinin, 23.02.2021 tarihinde aynı nev'iden suçu yeniden işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2021 tarihli ve 2017/13585 Soruşturma, 2021/12527 Esas, 2021/8837 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, D. Yapılan yargılama sonucunda, Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25.10.2023 tarihli ve 2021/1632 Esas, 2023/401 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre; Sanık hakkında Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın ihlali üzerine 29.08.2016 tarihli iddianame ile erteleme kararının kaldırılarak kamu davasının açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.01.2017 tarihli ve 2016/965 Esas, 2017/31 Karar sayılı kararı ile, 26.02.2016 tarihli eylemin sabit olmaması nedeniyle esasen "durma" kararı verilmesi gerekirken "kamu davasının düşmesine" ve erteleme kararının aynen infazına karar verildiği, düşme kararının 03.02.20217 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği, düşme kararı hatalı olsa da, yargılamaya son veren nihai bir karar olduğu ve düşme kararı ile sonuçlanan yargılamaya konu 29.03.2015 tarihli eylemin artık yeni bir soruşturma ve kovuşturmaya konu edilemeyeceği dikkate alındığında, 29.03.2015 tarihli eylem nedeniyle mükerrer soruşturma yapılarak dava açıldığı gözetilerek, Mahkemesince, 29.03.2015 tarihli eylem nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesinde yer alan "aynı fiil nedeniyle, aynı sanık hakkında önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir." düzenlemesi uyarınca, mükerrer yargılama yasağı nedeniyle "davanın reddine" ve "23.02.2021 tarihli eylem nedeniyle erteleme kararı verilmek üzere Cumhuriyet savcılığına bildirimde bulunulmasına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı ise de; Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada,
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında bir başka kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca 10.04.2025 tarihli ve 2025/17129 Soruşturma, 2025/409 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği anlaşılmakla,
Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, derdest dava bulunması halinde birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte ve dava zamanaşımı süreleri de gözetilmek suretiyle, sanığın 23.02.2021 tarihli ve sonraki eylemlerinin tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2023 tarihli ve 2021/1632 Esas, 2023/401 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.