Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/1292 E. 2026/6760 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1292
Karar No
2026/6760
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi 2. Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesi 2. 13.02.2023 SAYISI : 1. 2023/529 E., 2023/890 K. 2. 2022/1168 E., 2023/299 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 1. 06.12.2014 2. 04.12.2014 İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 14.12.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 07.06.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 27.01.2025 tarihli ve 2024/13771 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/17879 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/17879 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "A. Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2023 tarihli ve 2023/529 esas, 2023/890 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; 1. Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ilâmında "...somut olayda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edildiği, ancak erteleme kararında ve tebliğ evrakında erteleme kararına itiraz hakkı bulunduğunun gösterilmediği,... kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına şüphelinin itiraz hakkının bulunduğu, bu nedenle erteleme kararında itiraz mercii ve süresiyle birlikte itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği, somut olayda ise kararda itiraz hakkı belirtilmediği gibi ne soruşturma ve denetimli serbestlik sürecinde ne de kovuşturma sırasında hiçbir aşamada itiraz hakkı bildirilmeden yargılamanın sonuçlandırıldığı anlaşılmış olup,... Bu durumda usulüne uygun bir tedavi ve denetimli serbestlik infaz süreci de bulunmadığından, TCK’nın 191. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kamu davası açılma koşulunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir..." şeklinde belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı şüphelinin itiraz hakkının bulunduğu, bu nedenle erteleme kararında itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, itiraz hakkı tanınmadan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı,

Somut olayda, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararda 15 günlük itiraz süresinin gösterilmediği gibi denetimli serbestlik sürecinde ya da kovuşturma sırasında hiçbir aşamada sanığa bu hakkının bildirilmediği, kararın itiraz yolu kapalı olarak verildiği cihetle, şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği gözetilmeden, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi sebebiyle durma kararı verilmesi yerine yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesinde,

2. 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesinde yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda sanık hakkında inceleme dışı 04.12.2014 tarihli eylemi yönünden kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan daha önce Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca 26.12.2014 tarihli ve 2014/43600 soruşturma, 2014/526 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın incelemeye konu dosyadaki 06.12.2014 tarihli eyleminin ise bahse konu kamu davasının açılmasının ertelenmesi karar tarihinden önce olduğu ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinden önceki eylemlerin tek suç kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği ve ayrıca bir suç oluşturmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde,

B. Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2023 tarihli ve 2022/1168 esas, 2023/299 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

Somut olayda, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26/12/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararda 15 günlük itiraz süresinin gösterilmediği gibi denetimli serbestlik sürecinde ya da kovuşturma sırasında hiçbir aşamada sanığa bu hakkının bildirilmediği, kararın itiraz yolu kapalı olarak verildiği cihetle, şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği gözetilmeden, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi sebebiyle durma kararı verilmesi yerine yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesinde, İsabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE A. Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/529 Esas ve 2023/890 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 06.12.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2015 tarihli ve 2015/573 Soruşturma, 2015/195 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına, itiraz yolu kapalı olmak üzere karar verildiği, kararın şüpheliye 03.03.2015 tarihinde tebliğ edilerek tedbirin infazı için İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranamamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06.2015 tarihli ve 2015/573 Soruşturma, 2015/6791 Esas, 2015/6215 sayılı iddianamesi ile Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

3. Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.01.2016 tarihli ve 2015/465 Esas, 2016/5 Karar sayılı kararı ile, ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının 04.02.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

4. Durma kararından sonra; 27.03.2018 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2019 tarihli iddianamesi ile doğrudan açılan kamu davasında, Gaziosmanpaşa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2019 tarihli ve 2019/770 Esas, 2019/1084 Karar sayılı kararı ile kamu davasının düşmesine karar verilerek ihbarda bulunulması üzerine dosya ele alınarak Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2020 tarihli ve 2020/426 Esas, 2020/452 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 25.12.2020 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 5. Sanığın denetim süresi içerisinde 24.11.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.11.2023 tarihli ve 2023/529 Esas, 2023/890 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

B. Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/1168 Esas ve 2023/299 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 04.12.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 26.12.2014 tarihli ve 2014/43600 Soruşturma, 2014/526 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına, itiraz yolu kapalı olmak üzere karar verildiği, kararın şüpheliye 23.01.2015 tarihinde tebliğ edilerek tedbirin infazı için İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

2. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranamamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2015 tarihli ve 2014/43600 Soruşturma, 2015/6820 esas, 2015/6236 sayılı iddianamesi ile Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

3. Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2015/382 Esas, 2015/1806 Karar sayılı kararı ile, ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının 15.12.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 4. Durma kararından sonra; 08.10.2016 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2016 tarihli iddianamesi ile doğrudan açılan kamu davasında, İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2017 tarihli ve 2016/533 Esas, 2017/199 Karar sayılı kararı ile kamu davasının düşmesine karar verilerek ihbarda bulunulması üzerine dosya ele alınarak Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2017 tarihli ve 2017/437 Esas, 2017/604 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 26.01.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

5. Sanığın denetim süresi içerisinde 06.10.2020 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.02.2023 tarihli ve 2022/1168 Esas, 2023/299 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

C. Dosyalar kapsamına göre;

1. Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2023 tarihli ve 2022/1168 Esas, 2023/299 Karar sayılı kararı yönünden:

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.12.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın itiraz yolu kapalı olmak üzere verildiği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla, Müdürlükçe yapılan işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı ve ihlâl kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından;

Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi Kanun’a aykırıdır.

2. Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2023 tarihli ve 2023/529 Esas, 2023/890 Karar sayılı kararı yönünden;

5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usûlüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Yine Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." hükmü kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta ve ancak bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği ve iddianame düzenlenmeden aynı nev'i suçtan işlenen eylemlerin ise

5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Somut olayda sanık hakkında 04.12.2014 tarihli eylemi yönünden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan daha önce Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca 26.12.2014 tarihli ve 2014/43600 Soruşturma, 2014/526 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın incelemeye konu dosyadaki 06.12.2014 tarihli eyleminin ise bahse konu kamu davasının açılmasının ertelenmesi karar tarihinden önce olduğu ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önceki eylemlerin tek suç kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği ve ayrıca bir suç oluşturmadığı, ancak cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi yapılabileceği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırıdır.

3. Sonuç olarak;

Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesince, davanın Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin davası ile birleştirilmesine karar verilerek Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesince, (dava zamanaşımı süreleri de gözetilmek suretiyle) kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, ayrı ayrı mahkûmiyet kararları verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2023 tarihli ve 2023/529 Esas, 2023/890 Karar sayılı kararı ile Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2023 tarihli ve 2022/1168 Esas, 2023/299 Karar sayılı kararı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/1292, K. 2026/6760, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2025-1292-e-2026-6760-k-6245e3206c72