Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/1692 E. 2026/6765 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1692
- Karar No
- 2026/6765
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/316 E.,2021/706 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 06.05.2019, 01.07.2019, 18.12.2019, 03.01.2020, 12.03.2020, 16.04.2020, 08.02.2021, 03.03.2021 İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile ve TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası cezalandırılmasına karar verildiği, hükümlerin, istinaf edilmeksizin 05.11.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 10.03.2025 tarihli ve 2025/2696 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.03.2025 tarihli ve KYB - 2025/33363 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.03.2025 tarihli ve KYB - 2025/33363 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, 1-Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 29/04/2021 tarihli ve 2019/7784 esas, 2021/5441 karar sayılı ilâmında da değinildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde de sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresinin de gösterilmesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılması gerektiği, böyle bir bildirimin olmadığı durumda sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiği, somut olayda, sanık hakkında Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca 05/08/2019 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 08/06/2020 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, söz konusu kararda itiraz süresinin 15 gün olduğuna dair bir bilginin yer almadığı, sanığa itiraz süresinin bildirilmediği, sanık hakkında denetime başlanmasının ise sonucu değiştirmeyeceği, dolayısıyla şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmeyeceği cihetle, mahkemesince kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Kabule göre de,
Sanığın 01/04/2019 tarihli eylemi nedeniyle Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca 05/08/2019 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildikten sonra sanığın birleşen Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/06/2021 tarihli ve 2021/432 esas sayılı dosyasındaki 07/12/2020 tarihli eyleminin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli, diğer Isparta 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/10/2021 tarihli ve 2021/551 esas sayılı dosyasındaki 08/02/2021 tarihli ve 03/03/2021 tarihli eylemlerinin her iki suçun da 05/04/2021 tarihli iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında söz konusu iki eylem nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabulü doğru ise de; sanığın tüm eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 43/1. maddelerinin uygulanması yerine, anılan Kanun'un 191/1 (2 kez) ve 43/1 maddelerinin uygulanmasına karar verilmek suretiyle sanığa fazla ceza verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 06.05.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 05.08.2019 tarihli ve 2019/11191 Soruşturma, 2019/172 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun ve itiraz merciinin gösterildiği, ancak itiraz süresinin gösterilmediği, kararın şüpheliye 08.06.2020 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Şüpheli hakkında, 01.07.2019, 18.12.2019, 03.01.2020, 12.03.20 20... .04.2020 tarihli aynı nev'i suçlardan yürütülen soruşturma dosyalarının da 2019/11191 Soruşturma ile birleştirilmesinden sonra, 03.03.2021 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullanması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 05.04.2021 tarihli ve 2019/11191 Soruşturma, 2021/1386 Esas, 2021/1031 sayılı iddianamesi ile Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, davanın 2021/316 esasa kaydedildiği,
C. Yine şüpheli hakkında, 07.12.2020 tarihli aynı nev'i suçtan Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2021 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının ve 08.02.2021 tarihli aynı nev'i suçtan Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2021 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/316 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği, D. Yapılan yargılama sonucunda, Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 28.10.2021 tarihli ve 2021/316 Esas, 2021/706 Karar sayılı kararı ile, sanığın ilk eylemi nedeniyle TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 08.02.20 21... .03.2021 tarihli eylemleri nedeniyle TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükümlerin istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; 1. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191.maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye ve varsa müdafiine tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05.08.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar, şüphelinin soruşturma aşamasında müdafii ile temsil edildiği gözetilmeksizin, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun "Vekile ve kanuni mümessile tebligat" başlıklı 11. maddesindeki "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır." şeklindeki emredici düzenlemeye aykırı olarak sanık müdafiine tebliğ edilmediği gibi, kararda, karara karşı itiraz kanun yolunun ve itiraz mercii gösterilmiş ise de, itiraz süresinin gösterilmediği, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171., 172. ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi"
kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yoluna başvuru süresinin gösterilmediği, şüpheliye anılan karara karşı usûlüne uygun yasa yolu bildirimi yapılmadığı, bu nedenle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu durumda Müdürlükçe yapılan işlemler hukuki sonuç doğurmayacağından yükümlülük ihlalinden sözedilemeyeceği, dolayısıyla TCK'nın 191/4. maddesinde belirtilen dava açılması koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından;
Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde sanığa ve müdafiine tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi,
Kanun’a aykırı ise de; Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında 16.11.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca 24.09.2024 tarihli ve 2024/14766 Soruşturma, 2024/495 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve incelemeye konu suç tarihinden sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, derdest dava bulunması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, sanığın eylemlerinin tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı verilmesi, 2. Kabule göre de, Sanığın 06.05.2019 tarihli eylemi nedeniyle Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca 05.08.2019 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildikten sonra sanığın birleşen Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/432 Esas sayılı dosyasındaki 07.12.2020 tarihli eyleminin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli olduğu, diğer Isparta 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/551 Esas sayılı dosyasındaki 08.02.2021 tarihli ve 03.03.2021 tarihli eylemlerinin her iki suçun da 05.04.2021 tarihli iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında söz konusu iki eylem nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabulü doğru ise de; sanığın tüm eylemleri nedeniyle TCK'nın 191/1 ve 43/1. maddelerinin uygulanması yerine, anılan Kanun'un 191/1 (2 kez) ve 43/1 maddelerinin uygulanmasına karar verilmek suretiyle sanığa fazla ceza verilmesi,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.10.2021 tarihli ve 2021/316 Esas, 2021/706 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.