Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/1704 E. 2026/6769 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1704
Karar No
2026/6769
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/926 E., 2022/437 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 06.07.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 10.03.2025 tarihli ve 2024/15517 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.03.2025 tarihli ve KYB - 2025/34747 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.03.2025 tarihli ve KYB - 2025/34747 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16/06/2021 tarihli ve 2020/18965 esas, 2021/7640 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21/06/2021 tarihli ve 2020/21397 esas, 2021/7865 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği nazara alıdığında; Somut olayda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01/08/2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik kararının tebliği için, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi gereğince şüphelinin beyan ettiği ve bilinen son adresi olan ".... ... ... Cad. ... Otel ..../...." adresine çıkartılan tebligatın bilâ tebliğ iade dönmesi üzerine, bu defa ".... Mah. ... Sok. No:8, İç Kapı:12 ..../..." adresine mernis şerhi ile çıkarılan tebligatın 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş sayılarak anılan kararın kesinleştirildiği anlaşılmış ise de; Uyap kayıtlarından yapılan tetkikte şüphelinin tebliğ tarihi itibariyle mernis adresinin "... Mah. ... Sok. No:8, İç Kapı:12 .../..." adresi olmadığından yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu,

Diğer yandan, ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkartılan 19/11/20 28... /01/2019 tarihli çağrı yazılarının şüphelinin beyan ettiği ve bilinen son adresi olan "..................................... Otel .../..." adresine tebliğ edilerek iade dönmesi üzerine, bu defa söz konusu çağrı yazılarının aynı adrese 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesi gereğince tebliğ edildiği anlaşılmış ise de, 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesinde yer alan, "Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. (Değişik fıkra: 11/01/2011-6099 S.K./9.mad.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. (Değişik fıkra: 19/03/2003 - 4829 S.K./11. md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır..." şeklindeki hükümler dikkate alındığında, dosya kapsamında sanığın bilinen son adresine daha önce usulüne uygun olarak yapılmış herhangi bir tebligat bulunmadığı ve bu durumda çağrı yazılarına dair tebliğlerin de usulsüz olduğu,

Kamu davasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği, bu nedenle infazına da başlanamayacağı, denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların da hukukî sonuç doğurmayacağı, bu durumda ise denetim süresinin başladığının da kabul edilemeyeceği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 24.01.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ... Cumhuriyet Başsavcılığının 01.08.2018 tarihli ve 2018/7678 Soruşturma, 2018/2327 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun’un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüphelinin bilinen adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligatın bilatebliğ iade edilmesi üzerine MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 09.10.2018 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilerek 05.11.2018 tarihinde tedbirin infazı için ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yapılan tebligatlara rağmen Müdürlüğe başvurmaması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2019 tarihli ve 2018/7678 Soruşturma, 2019/10494 Esas, 2019/8264 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

C. Yapılan yargılama sonucunda, ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2019 tarihli ve 2019/313 Esas, 2019/1301 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK'nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 29.01.2020 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

D. Sanığın denetim süresi içerisinde 18.07.2020 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 31.05.2022 tarihli ve 2021/926 Esas, 2022/437 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01.08.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik kararının tebliği için, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi gereğince şüphelinin beyan ettiği ve bilinen son adresi olan "......... Cad. .......Otel .../..." adresine çıkartılan tebligatın bilâ tebliğ iade dönmesi üzerine, bu defa "... Mah. ... Sok. No:8, İç Kapı:12 .../..." adresine MERNİS şerhi ile çıkarılan tebligatın 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş sayılarak karar kesinleştirilmiş ise de; UYAP kayıtlarından şüphelinin tebliğ tarihi itibariyle MERNİS adresinin "... Mah. ... Sok. No:8, İç Kapı:12 .../..." adresi olmadığı anlaşıldığından yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu, Diğer yandan, ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkartılan 19.11.20 18... .01.2019 tarihli çağrı ve uyarı yazılarının şüphelinin beyan ettiği ve bilinen son adresi olan "....... Cad. ....... Otel .../..." adresine tebliğ edilerek iade dönmesi üzerine, bu defa söz konusu çağrı yazıları aynı adrese 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesi gereğince tebliğ edilmiş ise de, 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesinde yer alan, "Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. (Değişik fıkra: 11/01/2011-6099 S.K./9.mad.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. (Değişik fıkra: 19/03/2003 - 4829 S.K./11. md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır..." şeklindeki hükümler dikkate alındığında, dosya kapsamında sanığın bilinen son adresine daha önce usulüne uygun olarak yapılmış herhangi bir tebligat bulunmadığı ve bu durumda Müdürlükçe yapılan tebligatların da usulsüz olduğu,

Kamu davasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği, bu nedenle infazına da başlanamayacağı, denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların da hukukî sonuç doğurmayacağı, dolayısıyla TCK'nın 191/4.maddesinde belirtilen dava açılması koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından;

Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli ve 2021/926 Esas, 2022/437 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/1704, K. 2026/6769, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2025-1704-e-2026-6769-k-5d07f17464b9