Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/1684 E. 2026/6764 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1684
- Karar No
- 2026/6764
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/158 E., 2023/655 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 12.12.2022, 02.04.2023 İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Aksaray 3.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62.maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 05.09.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 06.03.2025 tarihli ve 2024/1760 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.03.2025 tarihli ve KYB - 2025/33343 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,17.03.2025 tarihli ve KYB - 2025/33343 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09/12/2019 tarihli ve 2019/2360 esas, 2019/7718 karar sayılı ve aynı Dairenin 24/02/2020 tarihli ve 2020/250 esas, 2020/1242 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik şüphelinin 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkının bulunduğu ve erteleme kararında itiraz hakkı ile itiraz süresi ve merciinin gösterilmesi gerektiği, itiraz hakkı bulunduğu hususunu içerir bahse konu karar kendisine hiç tebliğ edilmeyen yahut usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının da bir önem arz etmediği, Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 30/1. maddesinde yer alan, “Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, tebliğ memurunun muhatabın adreste bulunmama sebebini tahkik edip tevsike yönelik olarak yaptığı tahkikatın sonucunu tebliğ evrakına yazarak ilgilisine imzalatması gerektiği, muhatabın tebliğ adresinde ikamet etmekle birlikte, kısa ya da uzun süreli ve geçici olarak adreste bulunmadığının, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin beyan ve bunun tevsik edilmesi halinde ancak müteakip işlemlere geçilebileceği, Somut olayda, sanık hakkında 12/12/20 22... /03/2023 tarihli eylemleri nedeniyle Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30/12/2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin
kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince 09/01/2023 tarihinde mahalle muhtarına tebliğ edilerek kesinleştirildiği dosyadaki tebligat mazbatasından anlaşılmış ise de, muhatabın adreste geçici olarak bulunmama sebebinin tahkik edilip, tevsikine yönelik herhangi bir araştırma sonucuna ilişkin şerhin tebligat mazbatasında bulunmadığı cihetle, yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu ve anılan kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında, mahkemesince durma kararı verilerek, geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 12.12.2022 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 30.12.2022 tarihli ve 2022/20784 Soruşturma, 2022/834 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3.maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, kararın 09.01.2023 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1.maddesine göre tebliğ edilerek tedbirin infazı için 28.02.2023 tarihinde Aksaray Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin 14.03.2023 tarihinde aynı nev'iden suçu yeniden işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2023 tarihli ve 2022/20784 Soruşturma, 2023/1734 Esas, 2023/1415 Karar sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, davanın 2023/158 Esasa kaydedildiği, C. Yine şüphelinin 02.04.2023 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 14.04.2023 tarihli ve 2023/6093 Soruşturma, 2023/1944 Esas, 2023/1587 Karar sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının Aksaray 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/158 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği,
D. Yapılan yargılama sonucunda, Aksaray 3.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.07.2023 tarihli ve 2023/158 Esas, 2023/655 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.
E. Dosya kapsamına göre;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1.maddesine göre yapılacak tebligatın geçerlilik koşullarının Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesinde gösterildiği, anılan maddeye göre "Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması" gerektiği, dolayısıyla, tebliğ yapılacak kişinin adreste bulunmaması hâlinde, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebeplerini komşu, yönetici, kapıcı vb. kişilere sorarak araştırması, tespitlerini onların beyanlarını ve imzalarını alarak tebliğ mazbatasına şerh etmesi ya da imzadan imtina etmeleri hâlinde bu durumu tebliğ mazbatasına şerh etmesi gerektiği dikkate alındığında, Somut olayda, sanık hakkında Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30.12.2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince 09.01.2023 tarihinde mahalle muhtarına tebliğ edilerek kesinleştirildiği dosyadaki tebligat mazbatasından anlaşılmış ise de, muhatabın adreste geçici olarak bulunmama sebebinin tahkik edilip, tevsikine yönelik herhangi bir araştırma sonucuna ilişkin şerhin tebligat mazbatasında bulunmadığı anlaşıldığından, yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu ve anılan kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında, tedbirin infazına başlanamayacağı gibi 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle ihlal kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği, dolayısıyla 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinde belirtilen dava açılması koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından;
Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271
sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2023 tarihli ve 2023/158 Esas, 2023/655 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.