Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/19862 E. 2026/5624 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/19862
Karar No
2026/5624
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/751 E., 2018/614 K. SUÇ : 5941 sayılı Kanun'a muhalefet

İstanbul 10. İcra Ceza Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli ve 2016/751 E., 2018/614 K. sayılı kararıyla, sanığın, 5941 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, neticeten 98.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verilmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/108384 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/108384 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre, sanığın 10/12/2016 keşide tarihli ve 98.500,00 Türk lirası bedelli çeki karşılıksız olarak keşide ettiğinden bahisle müsnet suçtan mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, 5941 sayılı Kanun'un 5/1. Maddesinde yer alan "(Değişik: 15/7/2016-6728/63 md.) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, (…) az olamaz." şeklindeki düzenlemeye göre sonuç adli para cezasının çek bedelinin karşılıksız kalan kısmından az olmaması gerektiği,

Dosya kapsamına göre, dava konusu çek bedelinin 98.500,00 Türk lirası olduğu, bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu tutarın 1.290,00 Türk lirası olduğu, bu suretle karşılıksız kalan çek bedelinin 97.210,00 Türk lirası olduğu, Mahkemesince sanık hakkında atılı suçtan 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi uyarınca belirlenen 1500 gün adli para cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü takdiren 20,00 Türk lirasından 30.000,00 Türk lirası adli para cezasına çevrilmesini müteakip, sanığa verilecek cezanın karşılıksız kalan çek bedelinden az olamayacağından, bankanın ödemekle yüklümü olduğu suç tarihi itibari ile 1.290,00 Türk lirası düşülerek 97.210,00 Türk Lirası adlî para cezasına hükmedilmesi gerekirken, fazla ceza tayini ile 98.500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE Sanığa yüklenen suçun düzenlendiği 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesindeki düzenleme "Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur..." şeklinde olup, suçun maddi unsurunun çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet vermek olarak belirlendiği, karşılıksızdır işleminin ise aynı Kanun'un 3/4. maddesinde "Hamilin talepte bulunması hâlinde, karşılıksızdır işlemi; çekin arka yüzüne tahsil için bankaya ibraz edildiği tarih, hesap durumu, bankanın yükümlülüğü çerçevesinde ödediği miktar ve ibraz eden gerçek kişinin adı ve soyadı yazılmak, bu kişinin tüzel kişi adına bedeli tahsil etmesi hâlinde bu husus belirtilmek ve bu kişi ile birlikte banka yetkilisi tarafından imzalanmak suretiyle yapılır. Banka tarafından ödenen miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan tutar açıkça belirtilir. Hamilin imzalamaktan kaçınması hâlinde, karşılıksızdır işlemi yapılmaz." şeklinde maddi ve şekli unsurları ile tanımlandığı, bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için ibraz tarihinde çekin karşılığının bankada bulundurulmaması yeterli olmayıp, usulüne uygun şekilde karşılıksızdır işleminin de yapılması gerektiği, dairemizin istikrarlı uygulamasının da bu doğrultuda olduğu, dosyanın tetkikinde, çekin süresinde ibrazında, banka tarafından çekin arkasına "...çek üzerindeki keşideci imzası ile sistemdeki imzalar uyuşmadığından herhangi bir işlem yapılmamıştır." şeklinde şerh düşüldüğünün görüldüğü, 5941 sayılı Kanun'un 3/4. maddesindeki şartları taşımayan bu şerhin karşılıksızdır işlemi olarak kabulü mümkün olmadığından, sanığın üzerine atılı suçun maddi unsurunun da oluşmayacağı anlaşılmış, bu husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/19862, K. 2026/5624, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-19862-e-2026-5624-k-121b4fc3e7f7